Kars'ta Camiler ve Din Görevliler Haftası

Kars'ta Camiler ve Din Görevliler Haftası
Camiler ve Din Görevliler Haftası nedeniyle Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Salonu'nda düzenlenen etkinlikte camiler ve din görevlilerinin öneli ve kadınların da Cuma ve bayram namazlarına gelmeleri konusunda bilgilendirilmeleri gerektiği üzerinde duruldu.

Kars'ta Camiler ve Din Görevliler Haftası

Camiler ve Din Görevliler Haftası nedeniyle Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen etkinlikte camiler ve din görevlilerinin öneli ve kadınların da Cuma ve bayram namazlarına gelmeleri konusunda bilgilendirilmeleri gerektiği üzerinde duruldu.

Kars İl Müftüsü Mehmet Genç, “Arkadaşlar biz hepimiz bir aileyiz. Bu aile içinde çatırdamaya başlarsa hizmette çatırdar, yürümez. Geçenlerde bir üniversiteli kardeşimizi trafik kazsında kaybettik. Allah kendisine rahmet eylesin. Ama ne var? Eğer biz birlik olursak, din görevlileri olarak, hocalar olarak bu din görevini, hizmetini yürütürken vefat eden kardeşimize hep birlikte sahip çıkmamız, onun geride bıraktığı yavrularına, çoluğuna, çocuğuna da yardımcı olmamız gerektiğini de burada vurgulamak isterim. Yani hem genişlikte, hem darlıkta, hem iyi günde, hem kötü günde birliğimizi, dirliğimizi her zaman sergilememiz gerektiğini de vurgulamak isterim. Bu vesile ile bizim bu camiler haftamızın daha güzel hizmetlere vesile olması dileği ile yüce rabbimizden din hizmetlerinden Cenab-ı Hak hepimizi muvaffakiyet ve ihsan eylesin. Daha güzel kutlamaların, daha yoğun, daha ilgisi çok olan, daha güzelliklerle dolu olan günleri de cenabı hak hepimize nasip eylesin. Hepinize saygılarımı hürmetlerimi sunuyorum. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.” dedi.

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hikmet Koçyiğit de konuyla ilgili bir sunum yaptı. Koçyiğit, “Cami aynı zamanda cenabı hakkın bir ismidir. Müfessirlere göre bir sıfattır. Nitekim cenabı hak şöyle diyor. Ey rabbimiz şüphesiz ki sen insanların toplayıcısın. Kuşkusu olmayan bir günde şüphesiz ki Allah muradine caymaz. Arapçada Camii kelimesi cem kökünden türemiştir. Cem, bir araya getiren, toplayan demektir. Başka bir kitapta sadece Cuma namazı kılınan yerlere camii demiştir.  Bir rivayetinde Hz. Peygamberin (SAV) cami değil de el mescidü camii şeklinde bir ifade kullandığından bahsetmektedir. El mescidü camii cemaati toplayan mescit anlamına gelmektedir. Fakat tarihi bilgilerden anlaşıldığına göre hicri 5. asırda yani miladi 9. asır başlarında 900’lü yıllarda bu tabir yani el mescidü camii ifadesi el mescit ifadesi atılarak camii şeklinde kullanılmaya başlanıştır.” dedi.

Koçyiğit ayrıca, “Tabi camii kelimesi daha önce Cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için bulunan yerlere isim olarak verilmiş. Cuma namazı kılınmayan, yerlere sadece mescit denmiştir. Buna rağmen başlangıçtan itibaren mescit nebi, mescidi aksa bütün bunlar hep mescit tabiri kullanmıştır. Yine büyük mezhep imamlarını ders verdikleri yerlere de mescit olarak anıla gelmiştir. Osmanlılar dönemine baktığımızda ise Osmanlı padişahlarının genellikle yaptıkları camiiler selâtin camiler ismi verilmiştir. Padişahların dışında vezirlerin ya da önde gelen devlet adamlarının yaptığı camiler ise sadece cami olarak nitelendirilmiş. Daha küçükleri de yine mescit olarak isim verilmeye devam edilmiştir. Kuran-ı Kerim’de sadece mescit değil mihrap kelimesinin de mabet anlamını taşıdığını görmekteyiz. Mihrap kelimesi bir tanesi çoğul olmak üzere Kuranda 5 kere zikir edilmektedir. Mesela bu gün bütün camilerimizde mihrabın üst tarafında bir ayeti kerimenin yazılımını görürsünüz. Orada Ali İmran suresinin 37. ayeti, Hz. Zekeriya Hz. Meryem’in yanına her seferinde girer. Çünkü Hz. Meryem Hz. Zekeriya’nın baldızının kızıdır rivayete göre. Ve onun halini hatırını sormak için mihraba yani mabede her girdiğinde şöyle bir ayeti kerime geçer. Her ne zaman Meryem’in yanına girecek girdiğinde Zekeriya şeklinde bir ifade geçer. Ve orada mihrap Muhammet anlamında kullanılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir