KAÜ'de Bir İlk...
-ULUSLARARASI MÜZİK SEMPOZYUMU KONUSUNDA SON YILLARIN EN KAPSAMLI SEMPOZYUMU OLDU
-KARS’A GELEN KONUSUNUN UZMANI BİLİM ADAMLARI KAÜ DEVLET KONSERVATUARI’NA ÖVGÜLER YAĞDIRDI
-KAÜ DEVLET KONSERVATUARI ULUSLARARASI MÜZİK SEMPOZYUMU
-DOĞU DÜNYASINDA GELENEKSEL TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜ
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Devlet Konservatuarı tarafından ilk kez düzenlenen “Doğu Dünyasında Geleneksel Türk Müzik Kültürü” konulu Uluslararası Sempozyuma çok sayıda alanında uzman katıldı.
Prof. Dr. Necdet Leloğlu Konferans Salonundaki sempozyuma KAÜ Rektörü Sami Özcan, KAÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Mahmut Karapehlivan, değişik üniversitelerden konunun uzmanları ve yurt dışından da katılımlar oldu.
Ardından Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Rafig İmran, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Dr. Mehmet Kalpaklı birer konuşma yaptılar. Prof. Dr. Rafig İmrani’nin sempozyumun açılış bildirgesini okumasından sonra “Antik Dönemde Türk Müzik Dizileri ve Doğu Kültürüne Etkisi” hakkında bilgi vermesinde sonra s sempozyuma geçildi.
Oturum Başkanlığını Prof. Dr. Ertuğrul Bayraktarkatal’ın yaptığı sempozyumun ilk bölümünde Fatih Üniversitesinden Prof. Dr. Ruhi Ayangil “Türk Makam Müziğinde Bestekârlık Mesleği ve Uşşak Âyin - Mi’râciyye Çerçevesinde Nâyî Osman Dede’de Makam Anlayışı” hakkında katılımcılarla bilgilerini paylaştı. Ayangil, sunumunda zaman zaman kendi sesiyle de makamlardan örnekler vererek salına ayrı bir renk ve ahenk kattı.
Macaristan Franz Liszt Academy of Music’ten Janos Sipos ise, “Comparative analysis on the folk music of some Turkic people” konusunu işledi. Macar Sipos da çok eski yıllarda Türkiye’de Macarlar tarafından yapılan müzik araştırmalarından görsel sunum yaptı ve yer yer de notaları mırıldanarak katılımcılara nostalji bir yolculuk yaptırdı
Dokuz Eylül Üniversitesinden Prof. Dr. Ayhan Erol’un “Alevi Müzik Uyanışında Çoklu Otantisite Anlayışları”, Başkent Üniversitesinden Öğr. Gör. Okan Murat Öztürk’ün de “Türkiye’ de Makam Kavramının Mod veya Tonalite Olarak Anlaşılmasının Doğurduğu Sorunlar: Tarihsel Bir Yaklaşım” konularını işlemelerinden sonra Cumhuriyet Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Hilmi Bulut’un “Âşık Murat Çobanoğlu Türkülerinin Çok Boyutlu İçerik Çözümlemesi” konusunu anlatmasıyla 1. oturum tamamlandı.
Oturumun ardından KAÜ Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan’a konservatuara destek ve katkılarından dolayı teşekkür plaketi verildi, konservatuarın kurucuları da unutulmayarak onlara da plaketleri takdim edildi.
Kars Aşıklar Otağı Başkanı Aşık Günay Yıldız da, konuklara Merhum Murat Çobanoğlu ve geçmiş zamanlardaki makaklardan örnekler sundu. Yıldız ayrıca, üniversiteden Karslı aşıkların dillerinden topluma yansıyan hikayelerinin de kitaplaştırılması talebinde bulundu.
Sempozyum oturumlarına bugün de devam ediliyor.
Konservatuar Müdürü Mahmut Karapehlivan, “Bölgemizde ilk defa uluslararası anlamda müzik sempozyumu yapılıyor. Tabi ki bu bölge müziğe oldukça yatkın bir bölge ve aşıklık geleneğinin son derece yoğun yaşandığı bir bölge. Dolayısıyla dünyanın değişik yerlerinden; gerek Orta Asya olsun gerekse Avrupa’dan olsun müzikoloji anlamında bilim adamlarımız konferansımıza katıldılar.” dedi.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Rafig İmrani de, “Eski Türk müzik tarihi hakikaten de dünyanı kültürünün başlangıcında duran bir sanat örneğidir. Maalesef bu zamana kadar bu konuda çok bilgiler verilmemiştir. İlk defa olarak Türk müziği dizilerinin antik döneme dayandığı, Sümerler döneminde onların hakkında olan bilgileri biz ilk defa bu konferansta sunacağız.” diye konuştu.
Macaristan’dan gelen Macar Bilimler Akademisi Müzik Enstitüsü Bilgini Macar sanat Akademisi Üyesi, Ferenc Liszt Müzik Akademisi Profesörü Janos Sipos ise, “Kars’a geldiğim için çok memnunum. Kars’a ilk gelişim ama Türkiye’ye ilk gelişim değil. Ankara Üniversitesi’nde 20 yıl önce 6 yıl çalıştım. Biliyorum siz Macarları Türk olarak kabul ediyorsunuz. Aslında bu bir gerçek. Türkiye’ye geldiğimizde de hem Türkçe hem Macarca konuştuk, sonra da siz Türk biz Macar olduk, homojenleştik ve bir millet olduk. Ben Etno Müzik grubunun e Macar-Türk halklarının arasındaki müzikleri araştırıyorum. Bizim bir bestecimiz 1936 yılında Adana tarafında bir derleme yaptı. O derlemeyi ben devam ettirdim ve şu anda da devam ettiriyorum. Ve Anadolu’da halk müziği ve Macarlar arasında çok güçlü bir bağlantı olduğunu keşfettik. Şimdi de Kars’tayız, ne olur bakalım. Burada da küçük bir araştırma yapmayı planlıyorum.” ifadelerini kullandı.
Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Bayraktarkatal, “Türk dünyasında bana göre büyük bir ayrıcılık ve karmaşıklık var. Birliktelik ve iletişim noksanlığı çok yüksek. Belki bunlar bu tür toplantılarla ortadan kaldırılabilir. Bu toplantının amacı da bu. Her yıla veya iki yılda bire dönüştürülebilirse bizler birbirimizi izleyerek daha iyi ilişkiler kurup daha iyi ortak ürünler çıkarabiliriz diye düşünüyorum.” dedi.
Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Kurucu Müdürü Gülçin Yahya Kaçar da, “Hem Kars için hem de ülkemiz adına çok önemli bir kültür sanat sempozyumu. Ülkemizde bu tür sempozyumlar gerçekten az yapılıyor. Yıllar önce Kültür Bakanlığının yapmış olduğu 1988 yılında bir müzik kongresi vardı o kongreden sonra diyebilirim ki içerik anlamında bu kadar nitelikli ve kaliteli, çok değerli bilim adamlarının toplandığı bir sempozyum oluyor.” diye konuştu.
Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi ve Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kalpaklı ise, “Doğu’nun en önemli kültür merkezi olan Anadolu ve Anadolu’nun bir metafor olarak kültürlerin, dinlerin diyalogu açısından kullanılması konusuna değindim. Anadolu aslında pek çok kültürün, pek çok medeniyetin ya doğduğu yer ya geçiş yeridir. Biliyorsunuz 12 bin yıllık bir kültürel tarihe uzanıyor. Bu 12 bin yıllık kültürel tarihte Anadolu’nun pek çok medeniyetlere ev sahipliği yaptığı veya onun güzergahında olduğu, özelikle İpek Yolu sebebiyle bilinmekte. Biz Anadolu’yu günümüzdeki çatışmaların, yani dünyadaki pek çok çatışmaların çözümü olarak kullanabiliriz. Çünkü Anadolu’da pek çok din, pek çok kültür, pek çok dil birlikte yaşamış. Biz, bu birlikte yaşama kültürüne sahip topraklardayız. Bu anlamda Anadolu’yu böyle bir uzlaşmanın merkezi olarak görmek ve dünya barışının tekrar bu toraklardan doğmasını, çıkmasını sağlamak belki de mümkün olabilir.” şeklinde konuştu.
PROF. DR. MEHMET KALPAKLI KİMDİR?
Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü'ndeki öğretim üyeliğinin yanı sıra Tarih Bölüm başkanlığını sürdüren Dr. Mehmet Kalpaklı, 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden lisans derecesini aldı. 1986 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü'nde Divan şairlerinden Fevrî hakkındaki tez çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı. 1992 yılında da İstanbul Üniversitesi Eski Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı'nda başladığı ve Washington Üniversitesi Yakındoğu Dillleri ve Medeniyeti Bölümü'nde sürdürdüğü tezini tamamlayarak doktora derecesini aldı.
Bugüne kadar İngilizce ve Türkçe olarak, çoğunlukla Divan şiiri hakkında pek çok makale, ansiklopedi maddesi kaleme alan, bildiri ve konferans veren Dr. Kalpaklı'nın en önemli yayınları arasında Walter G. Andrews ve Najaat Black ile birlikte hazırladıkları Ottoman Lyric Poetry: An Anthology (1997) başlıklı çalışma sayılabilir. Bunun yanı sıra edisyonunu yaptığı çeşitli kitaplar vardır. Bunlar arasında Osmanlı Divan Şiiri Üzerine Metinler (1999) ile Halide Edip Adıvar'ın bütün yapıtlarının (açıklamalı-notlu-karşılaştırmalı metinler) yayımı yer almaktadır. İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce olarak yaptığı çeviriler yanında Osmanlı Divan Şiiri Üzerine Metinler adlı kitap ile Kitaplık dergisinde yayımlanan Osmanlıcadan çevriyazı ve sadeleştirme çalışmaları bulunan Dr. Mehmet Kalpaklı'nın Divan şiirinde bilgisayar kullanımına ilişkin çalışmaları da vardır. Hâlen, bu konuda Bilkent ve Washington üniversitelerinin ortak projesinde görev yapmaktadır. kha