“Kerbela acısı kıyamete kadar dinmeyecek bir acıdır”

“Kerbela acısı kıyamete kadar dinmeyecek bir acıdır”
Merkez Ehlibeyt Işıklı Cami Alimi Seyyid Ahmet Erdem, Aşure Günü nedeniyle Garnizon Şehitliği önünde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Kerbela acısı kıyamete kadar dinmeyecek bir acıdır. Bu acıyla ilgili söylenebilecek en net ifade şudur; Kerbela ola

 

BEN KERBELA’YIM
Erdem daha sonra şunları söyledi:
Ben Kerbela’yım, Zamana bir ad koymak istiyorsan, acının ve ihanetin karşısında onurlu bir direnişin, ilahi gerçeklerin, dünyalara sığmayan mazlumların, derinlerden gelen sesiyim… Sabrın ve inancın sadakatine inanan Kerbelayım….  Zalimliği ve kalleşliği yurt edinen yüreksizlerin, çölün sıcak kumlarına gömüldüğü toprağım…. Korkuya ve karanlığa korku salmanın şiarlaştığı Kerbelayım ….Evet. ben Kerbela’yım. Susuzluktan çatlayan, dudaklarım… şehitlerin kanıyla sulanan çölüm. Kerbu Belayım... Hüzünlerin ve acıların ortağıyım. Göklerin kara giyindiğinin, yerlerin sarsıldığının tanığıyım. Zalimlerin en zalimini, yezidlerin en yezidini, oklanan bebeleri, ağlayan gözleri, esir edilen canlari gördüm...Ben Kerbelayım….
 
BUGÜN CENAB-I ALLAH’IN GÜNLERİNDEN BİRİDİR
Tarih “Aşura” hakkında çok sözler yazmıştır. Hiç şüphesiz bugün Cenab-ı Allah’ın günlerinden biridir. Bu gün çok önemli olaylar vuku bulmuştur. Peygamber efendimiz (sav)’in peygamberliğe seçilmesinden sonra, tarihin en önemli hadiselerinden biri, onun değerli torununun, İslam dinine inandıklarını iddia edenler tarafından, şahadete erdirilmesi hadisesidir. O, Hak yolu ve Peygamber efendimiz (sav)in ümmetini doğru yola sevk etmekten başka bir amaç taşımıyordu. Hakkı savunuyor. Zulme direniyor ve dinden sapanlara karşı onurlu bir duruş sergiliyordu. Hz. Hüseyin (as) dini saptıranları kabul edemeyeceğini açıkladı. O ve yarenleri, Resul Ekrem (sav)’in dinini savunmayı kendilerine görev saymaktaydılar. O, yüce Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)’in sünnetinin ıslahı için kıyam etti. Böylece tarih sayfalarında Hakkı isteyen ve zulüm’e karşı çıkanlar için bir sembol haline geldi.
 
İBRET DERSİ ALINMALI
Bugün, tarihimizin en acı, en utanç verici faciasının yüzyıllardır yüreğimizdeki ıstırabını paylaşmak için, o faciayı kendi içimizde yaşamak için, Kerbela şehitlerini ve onların nezdine tüm şehitlerimizi anmak için, bir daha böyle faciaların yaşanmaması için, gereken ibret dersini herkesin alması temennisiyle buradayız. Birlik ve beraberliğimizi göstermek için, aynı hisleri paylaşmak için, buradayız.
 
KERBELA OLAYI MÜSLÜMANLAR ARASINA SOKULAN FİTNENİN DOĞURDUĞU BİR TRAJEDİDİR
Kerbela acısı kıyamete kadar dinmeyecek bir acıdır. Bu acıyla ilgili söylenebilecek en net ifade şudur; Kerbela olayı Müslümanlar arasına sokulan fitnenin doğurduğu bir trajedidir. Caferisiyle, Sünnisiyle, Arabıyla, Acemiyle, Türküyle, Kürdüyle Kısacası Tüm Beşeriyet, içimizdeki Yezid’i ve yezidi düşünceyi yoketmedikçe Hazreti Hüseyinin misyonu tamamlanmayacaktır. Bugün İslam aleminin dört bir köşesinde bilinçli Müslümanlar bu acıyı yüreklerinin derinliklerinde hissetmelerine rağmen Ne yazık ki, günümüzde halen Muaviye ve Yezit uzantıları bitmemiştir. Muaviye ve Yezit zihniyeti devam ettikçe, acılar, zulümler ve tefrikalarda devam edecektir. Aynı zamanda zülme karşı direnişler ve şehadetler de devam edecektir tabiki. Kerbela sevginin, Şanlı Direnişin ve kudretin gücünü kanıtlamıştır. Kerbelada peygamber ahlakı, vefa ve Resulullahın sünneti Kılıca zorbalığa ve haksızlığa galip gelmiştir.
 
BU BULUŞMA, TÜM DÜNYAYA İBRET DERSİ VEMİŞTİR
Sizler, bu acıyı tekrar hatırlatan bu buluşmanızla, tüm Dünyaya ibret dersi veriyorsunuz.  Sizler, bu acıdan Dostluk, kardeşlik, birlik ve beraberlik çıkarmayı başarmış olan insanlarsınız. Kerbela’ların bir daha yaşanmaması için herkese birlik beraberlik ve kardeşlik dersi veriyorsunuz. Ehlibeyt, tüm islam aleminin, hatta tüm beşeriyetin ortak paydasıdır. Bunca acı yaşamış insanların, bugün, herkesi Ehl-i Beyt sevgisiyle kucaklaması tahdire şayan ve asil bir davranıştır. Dün Yezid Hz. Hüseyin’i şehit etmişti, günümüz Yezitleri ise maalesef bugün islam beldelerinde kan akıtmaya devam ediyorlar. İşin acı tarafı; Hz. Hüseyin’i şehit eden Yezid’e, nasıl ki bir kısım Müslümanlar yardım etmişti, günümüzün Yezitlerine de yine gafil Müslümanlar yardım etmektedir. Bu gelişmeleri acıyla, ıstırapla ve gözyaşıyla takip ediyoruz. Temennimiz odurki; müslüanlar biran önce gaflet uykusundan uyansın ve ehlibeyt meşalesi altında birleşsin. Zira, Resulu Ekrem Bizlere, Hz. Hüseyini hidayet meşalesi ve kurtuluş gemisi olarak göstermiştir.
 
BUGÜNÜN KAHRAMANI İMAM HÜSEYİN KİMDİR?
Bugünün kahramanı İmam Hüseyin Kimdir? Onun kim olduğunu gelin islam peygamberinin ağzından dinleyelim. Hz. Peygamber buyuruyor ki; “Kim Hasan ile Hüseyin’i severse beni sevmiş olur. Kim de onlara buğz ederse bana buğz etmiş olur.” Yine Resulü Ekrem buyuruyor ki; “Benim ehlibeytim Nuh’un gemisi gibidir. Ehl-i Beyt’ime muhabbetle bu gemiye binenler kurtulur, binmeyenler ise helak olur.” Ehl-i Beyt’ten en çok kimi seversiniz diye ona sorulduğunda, hiç düşünmeden, İmam Hasan ve İmam Hüseyin demiştir. Yine İmam Hasan ve Hüseyin’e bakarak; “ Allah’ım, ben onları seviyorum, sen de onları sev” diye yakarmış, “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin denim. Eti etimden kanı kanımdandır. Hüseyin’i seven Allah’ı sevmiş olur” buyurmuşlardır.
 
YEZİT… KURANLA ALAY EDEN, SARHOŞKEN NAMAZ KILDIRAN BİRİDİR
Peygamber Efendimiz, torunları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i, Cennet Gençlerinin efendileri ve “arşın iki yanına asılmış küpeler” olarak tarif etmişlerdir. Peki... ehlibeyte ve islam ümmetine zulmeden, kuranın hükümlerini ve Resulu Ekremin sünnetini ayaklar altına alan, islam alemine nifak sokan Yezit Kimdir? Yezit… Kuranla alay eden, sarhoşken namaz kıldıran biridir. Kürsülerde maymun oynatan ve maymuna cübbe giydirerek Müslümanlara namaz kıldırma cüretini gösterecek kadar küstahlaşan bir canidir. Yezidi bir hiristiyan eğitimiştir. Tarihin tanıklık ettiği bir ifadesinde “Müslümanların cennetindense hiristiyanların şarabını tercih ederim” demiştir. Yezid’in yaptığı zulüm sadece kerbela’yla sınırlı değildir. Yezit iktidarda kaldığı süre içerisinde Mekke’yi taşa tutturmuş, Kâbe’yi yıktırmış, Medineyi işgal etmiş Peygamberin sahabelerinin namuslarına tecavüz ettirmiş ve Medine’de babası belli olmayan bir nesil meydana getirtmiştir. Böyle bir canidir Yezid…
 
O, ŞAHADETİ GÖZE ALDI
Bu çirkin vasıflara haiz olan Yezid, kendisine biat edilsin diye Hz. Hüseyin’e mektup yazdı. Fakat Hz. Hüseyin bu teklifi asla kabul etmedi. Biat etmediği takdirde şehit edileceğini biliyordu. O, şahadeti göze aldı. Biat etmiş olması, adaletin zulme, hakkın batıla, güzelliğin çirkine teslim edilmesi demekti. Peygamber (aas)’in torunu asla ve asla bunu yapmazdı, yapmadı da zaten. “Heyhat… heyhat… zillet bizden uzak ol” diyerek. İzetli ölümü zilletle yaşamaya tercih etti.
 
HER YER KERBELA…. VE HER GÜN HER AN AŞURA
Haktan gelip hakka giden bir iz, bir aydınlıktır Hüseyin. Allah hepimizi onun ve ceddinin şefaatine nail eylesin inşallah. Bu matem hepimizin matemidir. Evet, o yüzden söz doğrudur; her yer Kerbela…. ve her gün her an Aşura….Ve biz aldığımız her nefeste Kerbela’yı yaşayacağız. Yüreklerimizin derinliklerinde de Hüseyin ve Ehlibeyt sevgisini hissedeceğiz. Gerçek Müslüman olmanın yoluda budur zaten. Allah bizi gönderdiği son Nebi’nin yolundan ve O’nun gönderdiklerini en doğru şekilde bize anlatan, O’nun Ehlibeyti’nin yolundan ve Hüseyin sevgisinden ayırmasın. Muharrem’in âhı ne Türkçedir, ne Kürtçe... Gözdeki yaşlar ise ne Caferi’dir ne de Sünni...Vicdanın dilinde beliren her ses, Hüseyni ve Zeynebîdir. Ve Gönüle düşen her nida mazlumca...
 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir