İstanbul'un Maltepe ilçesinde alkollü şekilde kullandığı araç ile çarşı ve mahalle bekçisi Mustafa Karamehmetoğlu'nun ölümüne sebep olan Cihan Bulut hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyada "olası kast" değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirterek "görevsizlik kararı" verdi ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Kaza, 31 Ocak günü saat 04.50 sıralarında Cevizli D-100 kara yolu Kartal istikametinde meydana geldi. Çarşı ve mahalle bekçisi Mustafa Karamehmetoğlu'nun (37) kullandığı otomobile, sol şeritten gelen Cihan Bulut (41) idaresindeki Maserati marka araç arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle Karamehmetoğlu olay yerinde hayatını kaybetti. Araçta bulunan 3 kişi olay yerinde gözaltına alınırken, sürücü Cihan Bulut'un taksiyle kaçtığı belirlendi. Kamera kayıtlarını mercek altına alan ekipler olaydan yaklaşık 12 saat sonra şüpheliyi yakaladı. Yapılan testlerde şüpheli Cihan Bulut alkollü olduğu tespit edildi. Cihan Bulut'un, "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapsi istendi.
Hakim karşısına çıktı
İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Cihan Bulut, maktulün babası Hüseyin Karamehmetoğlu ve taraf avukatları katıldı.
Sanık Cihan Bulut, "Olay tarihinde akşam arkadaşlarımla önce bir yerde buluşup çay içtik, sonra Maltepe'de bir eğlence mekanına geçtik. Burada iki kadeh alkol içtim. Mekan saat 4'e geldiği için kapanmak üzereydi, ikinci siparişi hızlıca içtik ve mekandan ayrıldık, hepimiz eve gitmek için aynı mahallede oturduğumuzdan yola çıktık. Diğer arkadaşlarım çok fazla alkollü oldukları için ben bilincim yerinde olduğundan arabayı kullanmaya başladım. Ehliyetim yoktu, ehliyetimi 2013 yılından talihsiz bir olay yüzünden kaybetmiştim, orta şeritte seyir halindeyken önümdeki aracın park lambalarını fark etmedim sadece cismen yavaşladığını ve mesafenin kapandığını görünce çarpmamak için sinyal verip sola kırdım ancak aracı kurtaramadım" dedi.
"İddia edildiği gibi aracı süratli kullanmıyordum
Bulut ifadesinin devamında, "Kesinlikle iddia edildiği gibi aracı süratli kullanmıyordum. Makas yapma iddiasını da kabul etmiyorum akan bir trafikte makas atmam için bir sebep yoktu ayrıca çarptığım araç 62 model bir araç olduğundan dedikleri hızla çarpmış olsaydım araçta büyük hasar olabilirdi. Olay nedeniyle çok üzgünüm. Neticesini öngöremedim. Çarpma nedeniyle araçtan indim. Araçtaki arkadaşlarıma iyi olup olmadıklarını sordum. Sonra çarptığımız araca doğru yöneldim. Aracın benim yürüdüğüm taraftaki bölümde herhangi bir hasar yoktu ancak araç içerisinde şoförün olmadığını fark ettim bu sırada birisinin "burada biri yatıyor" dediğini duydum. Öyle olunca da şahsın bizim çarpışmamız neticesinde değil de başka bir araç ya da motorun neticesinde olduğunu düşündüm. Sonrasında panik halde taksiyi gördüm. Taksiye bindim annemin evine gittim zaten o dönemde tatil amacıyla İstanbul'a çocuklarla gelmiştim. Sonrasında evden çıkmışım, birilerini aramışım, 8-9 saat sonra arkadaşım arayarak olayın ciddiyetini ve bu olay neticesinde bir kişinin hayatını kaybettiğini anlattı. Sonrasında ben de gidip teslim oldum. Ben son adisyon fişinde de görüleceği üzere 4 kişi olduğumuz halde 3 bardak alkol servis edilmiştir, bu da benim beyanımı doğrular, ben son kadehi içmedim, diğer arkadaşlar içti, ayıca şahsın aracına hızla çarptığım iddiası doğru değildir sadece bir kez çarptım ve araç arkamızda kaldı, hızlıca "spin" attım iddiası doğru değildir. Sabah 05.00 sıralarında olduğu için trafik rutin akışına dönmüştü tamamen boş değildi bu nedenle şerit değiştirmeden frene bastım" dedi.
"Sanık kaza olduğunu söyleyerek yalan söylüyor"
Maktulün babası Hüseyin Karamehmetoğlu, "Sanık kaza olduğunu söyleyerek yalan söylüyor. Kendisi bizzat "kasten cinayet" işlemiştir. Oğlum emniyette bekçi olarak çalışırdı. Bir gün telefonla konuşmasına şahit olduğumda bir aracın sürücüsünün aşiret reisi olduğu ve kimlik bilgilerini vermek istemediği, emniyette çok tanıdığının olduğu yönünde konuştuğunu duydum. Sanığın HTS kayıtları çıkartılarak bu kirli ilişkinin ortaya dökülmesini talep ediyorum, aracın 66 model olduğunu söylüyor, nereden biliyor, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.
Ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talep edildi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, tanık beyanlarına göre sanığın 80-120 kilometre hızla seyrettiği ve "makas atarak" ilerlediğinin ifade edildiğini ifade etti. Eylemin "olası kast" kapsamında olduğu ifade edilerek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talep edildi.
İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi, "görevsizlik" kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Kaynak:İHA