Mera kavgasının faturası pahalı kesildi!

Mera kavgasının faturası pahalı kesildi!
MERA KAVGASI SANIKLARINA 2'ŞER KEZ MÜEBBET 55'ŞER YIL HAPİS

Mera kavgasının faturası pahalı kesildi!

MERA KAVGASI SANIKLARINA 2’ŞER KEZ MÜEBBET 55’ŞER YIL HAPİS

Kars’ın merkeze bağlı Küçük Yusuf ile Koçabahçe köyleri arasında 3 yıl önce mera kavgası yüzünden çıkan ve 2 kişinin öldüğü, 4 kişinin de yaralandığı davanın 13 sanığına ceza yağdı. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan 13 sanık ‘tasarlayarak kasten adam öldürmekten’ 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, ‘yaralama ve silahlı tehdit’ suçlarından ise 55’şer yıl 5’er ay hapis cezasına mahkum edildi.

Merkeze 26 kilometre uzaklıktaki Küçük Yusuf Köyü ile komşu köy Kocabahçe’de 30 yıldır süren mera kavgası 3 yıl önce yeniden alevlendi. İki köyde yaşayan aileler arasında çıkan kavgada Kocabahçe köyünde yaşayan Mehmet Karakoç ve Yasin Bağlars hayatını kaybetti. İki köyden 4 kişi de yaralandı. Olaylar sonrası Küçük Yusuf Köyü’nden akraba olan 13 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında firar olan 4 kişinin dosyası ayrılırken, diğer 13 kişiye ceza yağdı. Sanıklar Nusret Söker, İhsan Ubiç, Nusret Ubiç, Oğuz Ubiç, İkram Ubiç Servet Ulakcı, İslam Ulakcı, Zaman Ulakcı, İkram Ulakcı, Dünya Ulakcı,  Zafer Ulakcı, İsa Uğuzkutluk ve Nesip Uluçay iki kişiyi öldürmekten ‘tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçundan ayrı ayrı 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 13 sanık Erhan Bağlar ve Vahdet Ağaoğlu’na yönelik ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 30’ar yıl, Ecevit Bağlars ve Ahmet Budak’a yönelik yine ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 21’er yıl 8’er ay, ‘silahlı tehdit’ten de 3’er yıl 9’ar ay olmak üzere toplam 55’şer yıl 5’er ay hapis cezasına mahkum edildi.

Rekor cezaların verilmesinin ardından 105 haneli Küçük Yusuf Köyü’nde sanık yakınları gözyaşlarına boğuldu. Tutukluların çocuklarına eğitim gördükleri köy okulunda psikolojik destek verildiği ve haftada bir gün doktor kontrolünden de geçtiği öğrenilen köyde, aileler yas tutuyor. Verilen cezalar üzerine şok olduklarını ifade eden köylüler, Başbakan ve Adalet Bakanı’na çağrıda bulunarak köyde yeniden keşif yapılarak, yeniden yargılanma yapılmasını istedi. En az 3’er çocuğu olan sanık eşleri, “Kocalarımız bu cezalarla hapisten çıkamayacaklar. Ne yiyip ne içeceğiz, çocuklarımıza kim bakacak. Çocuklarımızın gözyaşı dinmiyor” dedi.

Muhtar Zafer Ulakçı’nın rahatsızlığı nedeniyle tedavisi için hastane bulunmasından dolayı muhtarlığa vekalet eden Latif Ulakçı, “Olayda 2 vatandaş Kocabahçe’de öldü. Bizim 20 kişimiz mağdur şimdi. Çok büyük bir ceza aldılar. Ağırlaştırılmış müebbet cezası aldılar.” dedi.

Muhtar azası Cevdet Uluçay da, “17 kişi şuan bu cezayla yargılanıyor. Her birine 2’şer müebbet ayrıca 10-14 yıl ceza var. Hepsine aynı ceza verilmiş. Keşif yapılmamıştır. Keşifsiz karar verilmiştir. Biz bunun derhal araştırılmasını, keşif çıkarılmasını istiyoruz.”

Tutuklu eşi Medine Ubik, “Benim şuan 6 tane öğrencim var. Bir gelin bir de ben. 8 kişiyiz. Benim oğlum şuan asker, karısına bakıyorum. Sahipsiz kalmışız. Benim çocuklarımın hepsi teker teker okulu bıraktı, gelip yanımda oturdular. 2 tanesi üniversite, 2 tanesi lisede. Hoca ders anlatırken benim çocuğum defterine babasının adını yazıyor, ders dinleyemiyor.”

Leyla Ulakçı ise. “Akşam olduğunda çocuklarımızı toplayıp eve geçiyoruz. Bu nereye kadar böyle sürecek? Valiliğe gidiyoruz kapısını kapatıyor. Biz keşif istiyoruz.”

Besra Ulakçı ise, “Benim çocuklarım mağdur, ben mağdurum, biz perişanız. Kimse bize sahip çıkmıyor. Başbakana sesleniyorum. Adalet bakanına sesleniyorum. Böyle yargı olmaz. Yüksek Yargı’dan umut bekliyoruz. Adalete güveniyoruz. Başbakanın bize çare bulmasını istiyoruz.”

TUTUKLULARIN ÇOCUKLARI ŞUNLARI SÖYLEDİ:

Dilara Obiç: “Keşke babam bu dertte olmasaydı. Koca Bahçe’ler bizim babamıza suç attılar. Bizim babalarımız bir şey yapmamıştı. Hepsi Koca Bahçe yüzünden. 7 kardeşiz, hiç uyuyamıyoruz. Annemiz bize bakamıyor. Perişanız. Koca Bahçe’ler gelip hep kavga ediyor. 20 kişi hapiste. 2 senedir babamı göremiyorum. Hep kaçıp duruyor.”

Ali Obiç: “Babam 2 yıldır hapiste. 2 kişi ölmüş, 20 kişi hapiste. Niye öyle oluyor ki? Birisi vurmuş bir kurşunla 2 kişi ölmüş. Nasıl onlar hapse giriyor? Bir türlü ders çalışamıyoruz. Çalışırken ağlıyoruz hep. Bir kere de babamızla Kars’a gidemeyecek miyiz biz? Ne biçim adalet? 100 sene ne demektir ya?”

Fırat Ubiç, “Bir kere bir adam birini öldürse 100 sene vermezler. En fazla 10 sene verirler. Bizimkine niye o kadar ceza veriyorlar?”

Sevgi Ubiç, “100 sene boşuna ceza aldılar. Hiç kimse bize bakmıyor. Biz evde tek başımıza kalıyoruz. Akşamları ödevimiz kaldığında uyanıp yapamıyoruz. Korkuyoruz. Hiçbir akşam uyuyamıyoruz. Babamın görüşüne gidiyoruz. Okula bir gün olsun rahat gidemiyoruz. Her zaman babalarımızı düşünüyoruz.”

Leyla Ulakçı: “Biz öğrenciyiz, hocalar bizi deli sanıyor. Bize psikolojik tedavi veriyorlar. Salı günleri bize doktor gönderiyorlar. Bu ne biçim adalet? Babalarımız amcalarımız için biz delirmiş gibiyiz. Okulda hocalar ders veriyor bizimse aklımız babalarımızda. Acaba onlar ne yiyor, ne içiyor, nasıl yaşıyor? Suçsuz günahsız nasıl atıyorlar oraya? Biz ders dinlemek yerine bu sorulara cevap arıyoruz. Ben geçen sene hep teşekkür, takdir alıyordum. Bu sene psikolojim yerle bir oldu. Artık hiçbir şey alamıyorum. Buradan başbakana sesleniyorum. O öldürenlerin vicdanına nasıl sığıyor bunlar? Burada adaletten koptuk. Başbakan derdimize çare bulsun. Ekinler geldi. Başımızda bir direğimiz yok ki onların başında dursun. Amcam asker, diğeri İstanbul’da elbiselerimizi almak için çalışıyor.”

Ada Ulakçı: “Kim öldürdüyse cezasını ona çektirsinler. Haksız yere bu kadar insanın hapse girmesi adalete sığmıyor. Amcam ve babam hapse girdi. Biz nasıl geçineceğiz, hangi birimizin derdine çare bulsunlar?”

Helin Ulakçı: “Evimizde duramıyoruz. Geceleri silah sesleri geliyor, korkuyoruz.”

Zerda Ulakçı: “Kaç yıldır babamı bekliyoruz. Onu görmeye gidiyoruz. Orada güneşin altında bekliyoruz. Başbakana sesleniyorum. Lütfen bu müebbetleri kaldırsın. Hep babamı düşünüyorum ama abime bile söyleyemiyorum, sırf derslerinden düşük almasın diye.”

Civan Mert: “Babam 2 köy kavgası yüzünden hapiste. Alacak bir un paramız bile yok. Babamın çıkmasını istiyorum.” kha

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir