Şamil Ayrım: "Şuşa Beyannamesi Güney Kafkasya’da kalıcı barışın stratejik yol haritasıdır"

Şamil Ayrım: "Şuşa Beyannamesi Güney Kafkasya’da kalıcı barışın stratejik yol haritasıdır"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Şuşa şehrinde gerçekleştirilen konferansta, "Haziran 2021 tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Şuşa şehrinde gerçekleştirilen konferansta, "Haziran 2021 tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında tarafından imzalanan Şuşa Beyannamesi yalnızca iki kardeş devlet arasındaki ilişkileri geliştiren bir belge değildir. Şuşa Beyannamesi aynı zamanda Güney Kafkasya'da kalıcı barışın, güvenliğin, ekonomik kalkınmanın ve bölgesel iş birliğinin stratejik yol haritasıdır" dedi.

Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Karabağ'ın Şuşa şehrinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri müttefiklik seviyesine çıkaran Şuşa Beyannamesi'nin 5. yıl dönümü dolayısıyla konferans düzenlendi. Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) tarafından organize edilen "Küresel Güvenliğe Bölgesel Katkı: Güney Kafkasya'da Barış İnşası" konulu uluslararası konferansa bir çok ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, ve uzmanlar katıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, konferans kapsamında gerçekleştirilen, "Bölgesel projeler ve sınır ötesi işbirliği: Sürdürülebilir barışın ekonomik temelleri" konulu panelde konuştu. Ayrım, "Dünya tarihi boyunca birçok krizle karşı karşıya kalmıştır. Ancak günümüzde yaşadığımız sorunlar yalnızca belirli bölgelere değil bütün insanlığı etkileyen küresel boyutlara ulaşmıştır. Savaşlar, terörizm, düzensiz göç hareketleri, ekonomik dalgalanmalar, enerji güvenliği, iklim değişikliği, siber saldırılar, dezenformasyon ve yapay zeka çağının beraber getirdiği yeni listeler uluslararası sistemi her geçen gün daha da karmaşık hale getirmektedir" dedi.

"Bu tarihi belge ortak güvenliği güçlendiren kapsamlı bir beyannamedir"

Barışın korunmasının ve istikrarın güçlenmesinin yalnızca devletlerin yürüttüğü klasik diplomasi faaliyetleriyle mümkün olmadığını söyleyen Şamil Ayrım, "Parlamentoların, siyasi partilerin, akademik çevrelerin, medya kuruluşlarının ve sivil toplumun da bu süreçlerde aktif rol üstlenmesi gerekmektedir. İşte bu noktada parti diplomasisi ülkeler arasındaki güvenin tesis edilmesinde, diyalog kanallarının açık tutulmasında ve ortak çözümler geliştirmesinde stratejik bir araç olarak öne çıkmaktadır. 15 Haziran 2021 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev arasında tarafından imzalanan Şuşa Beyannamesi yalnızca iki kardeş devlet arasındaki ilişkileri geliştiren bir belge değildir. Şuşa Beyannamesi aynı zamanda Güney Kafkasya'da kalıcı barışın, güvenliğin, ekonomik kalkınmanın ve bölgesel iş birliğinin stratejik yol haritasıdır. Bu tarihi belge ortak güvenliği, siyasi dayanışmayı, ekonomik entegrasyonu, enerji güvenliğini, ulaştırma ve lojistik bağlantılarını, kültürel ve insani ilişkileri güçlendiren kapsamlı bir beyannamedir. Özellikle orta koridordan enerji hatlarına, ulaştırma projelerinden dijital dönüşüm alanındaki iş birliklerine kadar geliştirilen ortak projeler bölgesel ticaretin gelişmesine, yatırım imkanlarının artmasına ve halklar arasında karşılıklı bağımlılığın güçlenmesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu.

"Şuşa Beyannamesi, bir millet iki devlet anlayışını stratejik müttefiklik seviyesine taşıyan tarihi bir dönüm noktasıdır"

Zengezur Koridoru'nun ekonomik entegrasyona ve bölgesel istikrara katkı sağlayabilecek önemli bir takım gelişimler olarak değerlendirilmekte olduğunu belirten Ayrım, "Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, orta koridor güzergahı, enerji nakil hatları, bölgesel lojistik ağlar ve yeni ulaştırma bağlantıları yalnızca ekonomi kalkınmaya hizmet etmemekte aynı zamanda ülkeler arasında güven inşa eden, karşılıklı çıkarları güçlendiren ve çatışma risklerini azaltan stratejik iş birliği mekanizmalardır. 15 Haziran 2021 tarihinde Şuşa Beyannamesi, bir millet iki devlet anlayışını stratejik müttefiklik seviyesine taşıyan tarihi bir dönüm noktasıdır" ifadelerini kullandı.

Bugün bölgede istikrar adına atılan her adımda bu vizyonun izlerinin görüldüğünü belirten Ayrım, "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler parti diplomasisinin ve parlamenter diplomasinin dünyadaki en başarılı örneklerinden biridir. Liderlerimiz arasındaki güçlü irade, parlamentolarımız arasındaki yakın iş birliği ve halklarımız arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağları bölgemizdeki istikrarın en önemli teminatlarından biri haline gelmiştir. İnşallah bu kardeşlik bu dayanışma bütün bu bölgeye yayılacak ve Kafkaslara ve dünyaya da kalıcı barış için çok önemli bir örnek olacaktır" şeklinde konuştu.

Bugün Gazze'de 73 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirten Ayrım, "Bunların arasında 20 bin çocuk var, kadınlar var, suçsuz insanlar var, yaşlılar var. Savaşın her türlüsüne karşıyız. Savaşın kazananı olmaz. Bakın bugün İran'da yine hadiseler oluyor, devam ediyor. Suriye karışık. Ukrayna Rusya savaşı hala devam ediyor. Nereye kadar devam edecek? Yani birileri gelip bu suçsuz insanları, sivilleri mi öldürecek? Ölenlerin çoğu asker değil. Savaşan insanlar değil. Elinde silah olan insanlar değil. Onun için bu toplantıyı çok kıymetli buluyorum. Azerbaycan'ın bir deneyimi var. Azerbaycan 30 yıl boyunca gelin barışla bu topraklar bize gelin verin demesine rağmen bunu yerine getirmediler. En sonunda 3 binden fazla Azerbaycan gencinin ölümüne sebep oldu. Allah tekrar rahmet etsin" dedi.

"Azerbaycan yıllardır bu coğrafyada savaştan sonra bu coğrafyanın parlayan yıldızı"

TBMM Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, Azerbaycan'ın 44 günlük vatan savaşının ardından 23 saatlik terörle mücadele operasyonundan sonra toprak bütünlüğünü sağladığını belirtti. Ayrım, "Bu çok önemli bir hadiseydi. Ama asıl önemlilerden birisi de ondan sonra neler yapıldı? Geçen 5 yılda Azerbaycan Aliyev'in bizzat kendi ağzından dinlediğimiz için her taraf mayınlanmış dedi. Nereye elimizi atıyorsak hatırlarsanız o mayınlar yüzünden 300-400 tane Azerbaycan vatandaşı mayınlara basarak öldü. Ama Azerbaycan ne yaptı? Hemen imar faaliyetlerine başladı. Yollar, köprüler, tüneller, akıllı şehirler, akıllı köyler yaparak ufkunu aştı ve dünyaya çağrı yaptı. Dedi ki bakın biz böyle bir model geliştirdik. Yıllardır çivi çakılmayan topraklarda böyle bir model gerçekleştirdik" diye konuştu.

Şamil Ayrım, World Urban Forum (WUF13) Toplantısı'nda Azerbaycan'ın Karabağ'da yapmış olduğu bu faaliyetlerini bütün dünyaya gösterme fırsatını bulduğunu ifade etti. Ayrım, "Bunları çok önemsiyoruz. Azerbaycan yıllardır bu coğrafyada savaştan sonra bu coğrafyanın parlayan yıldızı. Türkiye ile çok güzel ilişkileri var, dayanışması var. Bu bir müttefiklik ilişkisi ama Türkiye ve Azerbaycan iki ayrı devlet. Yasaları var, kanunları var. Önemli olan dünyaya entegre olabilmek. Bunu en iyi şekilde bölgede Azerbaycan yapıyor. İnşallah bu bölgenin tamamına yayılacak. Yeter ki biz sulh isteyelim, barış isteyelim, istikrar isteyelim, savaş istemeyelim" ifadelerini kullandı.

Şuşa'da gerçekleştirilen konferans gün boyu farklı panellerle devam edecek.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir