Sarıkamış Harekatı’nın Son Sözü: Çanakkale Savaşı
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Yaşar Kop, Sarıkamış Harekatı’nın Son Sözünün Çanakkale Savaşı olduğunu söyledi:
Yrd. Doç. Dr. Yaşar Kop, “Trablusgarp Savaşı’nda bir avuç insanın gösterdiği mucizevî başarıyı bir daha rüyasında bile görmek istemeyen Batılı güçler, Balkan Savaşı’nda bu emellerini acımasızca göstermişlerdir. Senaryonun son halkası olan I. Dünya Savaşı’nın en kritik noktası ise hiç şüphesiz Çanakkale Savaşı’dır. Hatta Jön Türklerin önde gelenlerinden olan Galip Vardar’a göre savaşın ana sebebi boğazlardır. Öyle ki Çanakkale Boğazı İstanbul Boğazı ile birlikte Baltık Denizi’nin alternatifi idi. Çünkü Almanya’nın yanında savaşa giren Osmanlı Devleti İngilizlerin müttefiki olan Rusya’ya yardım yapmasına engel teşkil etmekteydi. Ayrıca Alman- Osmanlı irtibatı İngiliz ve Fransızlara göre muhakkak koparılmalıydı. Bunun için en uygun yöntem Trakya’da yeni bir cephe açmaktı. Bu sıcak sahneleri gören Balkan Devletleri de kolaylıkla kendi yanlarına geçebilecekti. Buna ilaveten kendi yüklerinin hafiflemesi de planın başka bir boyutuydu. Fakat yorgun ve imkânlardan yoksun Türklerin, “hürriyet insanı asil yapar” düşüncesinden mahrumlardı. Bu yüzden itilaf devletleri olarak bilinen İngiltere ve Fransa hiçbir zaman unutamayacakları bir yenilgi alacaklardı. Netice itibariyle İngiliz ve Fransızlar önce 19 Şubat 1915 ile 18 Mart 1915 tarihleri arasında denizden saldırmışlar büyük bir yenilgiye uğradıktan sonra da hezimetlerinin öcünü almak ve yukarıda ifade ettiğimiz gayelerine ulaşmak için Nisan 1915 tarihinde karadan Gelibolu’ya asker çıkarmışlardır. Yaklaşık sekiz ay süren bir mücadele sonunda Ocak 1916’da Gelibolu yarımadasını boşaltarak belki de kendilerince canlarını kurtararak bir başarı elde etmişlerdir.” dedi.
Kop şunları söyledi:
“Sadece I. Dünya Savaşı içinde değil tüm Türk tarihi genelinde belki de en büyük savunma savaşı olan Çanakkale cephesi artık kapanmış, sahneye kahraman olarak Mustafa Kemal Paşa’yı çıkarmış ve dahası İstanbul ve boğazlara yönelen tehlike önlenmiştir. Fakat bu başarı, gayret, sabır ve sebat orada bırakılmamalıdır. Önümüzdeki aylarda 100. yılını kutlayacağımız bu zafer ve etkileri şanına yakışır bir şekilde analiz edilmelidir. Şaşalı törenlerin aksine Japonya da uygulandığı üzere çocuklşar nitelikli etkin birer vatandaş kılınmak isteniyorsa önce devasa fabrikalara, üretim merkezlerine götürülmeli akabinde de bin bir türlü zorluğa rağmen muhteşem bir zafer kazandığımız Gelibolu yarımadasına “turistik anlam taşımayan” bir duyguyla tabiri caizse topyekun taşınmalıdır. Atatürk’ün geleceğimiz dediği çocuklarımıza bu bilinç verilmeli ve Çanakkale Savaşları özenle anlatılmalıdır. Çünkü atalarımızdan birinin buyurduğu gibi “geçmişler geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzerler”.
[Geniş bilgi için bkz: Kop, Y. ve Katılmış, A. (2006). İlköğretim II. Kademedeki öğrencilere Çanakkale Savaşları nasıl öğretilmeli?. Çanakkale: Savaşı ve Tarihi I. İstanbul: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları. s. 187–196.] kha