Satışın Perde Arkası! Yargıç Harmankaya kaleme aldı..
Aynali Köşk dosyasında perde arkası, planlı senaryo!
Kars’ta uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Aynalı Köşk dosyası, bugün gelinen noktada yalnızca bir satış işlemi değil; aynı zamanda “kamu zararı”, “ihale rekabeti” ve “şirketler arası ilişki ağı” tartışmalarının merkezine oturmuş durumda. Dosyaya yansıyan iddialar, basit bir mülkiyet devrinden çok daha fazlasına işaret ediyor.
İddiaların başlangıç noktası, dönemin belediye yönetiminin söz konusu tarihi yapıyı 10 yıllığına kiraya vermesi. Bu kiralamanın Kafkas Oto tarafından alındığı, aylık 500 TL gibi oldukça düşük bir bedelle yapıldığı ve üstelik bir yıllık kiranın peşin ödendiği belirtiliyor. Buraya kadar süreç, tartışmalı olsa da hukuki çerçevede değerlendirilebilir. Ancak asıl dikkat çeken gelişmeler bundan sonra yaşanıyor.
Kiralamayı alan Kafkas Oto’nun sahibi, aynı zamanda kendi adına kurduğu başka bir şirket üzerinden belediyeyle ticari ilişkilere giriyor. İddialara göre bu ikinci şirket, yani Kasmir Ltd. Şti., belediyeyi çeşitli işler ve faturalar üzerinden borçlandırıyor. Ardından bu borç ilişkisi gerekçe gösterilerek, yine aynı şahsın kontrolündeki Kasmir Ltd. Şti. tarafından Aynalı Köşk’e haciz işlemi başlatılıyor.
Tam bu noktada “oyun içinde oyun” olarak nitelendirilen süreç devreye giriyor. Bir tarafta kiracı konumundaki Kafkas Oto, diğer tarafta alacaklı gibi görünen Kasmir Ltd. Şti.; fakat her ikisinin de aynı kişiye ait olduğu iddiası, dosyanın en kritik kırılma noktası olarak öne çıkıyor.
Haciz sürecinin ardından mülk satışa çıkarılıyor. Normal şartlarda tarihi ve merkezi bir yapının ihalesine yoğun ilgi beklenirken, bu ihaleye kimsenin katılmaması ise ayrı bir soru işareti. Bunun nedeni olarak ise ihale şartnamesine konulan kritik bir madde gösteriliyor: Mevcut kiracı Kafkas Oto’nun 10 yıllık kullanım hakkının korunacak olması.
Bu madde, ihaleye girecek olası yatırımcılar açısından ciddi bir caydırıcı unsur haline geliyor. Zira mülkü satın alan kişi, 10 yıl boyunca taşınmazı fiilen kullanamayacak. Bu da ekonomik olarak cazip bir yatırım olmaktan çıkmasına neden oluyor. Sonuç olarak ihaleye yalnızca tek bir firmanın katıldığı ve bu firmanın da Kasmir Ltd. Şti. olduğu ifade ediliyor.
Böylece Aynalı Köşk’ün, Kasmir Ltd. Şti. tarafından piyasa değerinin çok altında, hatta iddialara göre yaklaşık onda biri fiyatına satın alındığı ileri sürülüyor.
Ortaya çıkan tablo, klasik bir “rekabeti sınırlama” ve “değeri düşürme” senaryosunu akla getiriyor. Önce Kafkas Oto üzerinden uzun süreli kiralama ile mülkün kullanım hakkı bağlanıyor, ardından ihale şartnamesine bu durumu koruyan bir madde ekleniyor ve sonuç olarak potansiyel alıcılar sistem dışına itiliyor. Son aşamada ise Kasmir Ltd. Şti.’nin tek katılımcı olduğu bir ihale ile satış gerçekleşiyor.
Bugün görülen mahkeme, işte tam da bu zincirin hukuki olarak nasıl değerlendirileceğini belirleyecek. Savcılığın dosyayı tüm yönleriyle incelemesi, şirketler arası organik bağların netleştirilmesi ve özellikle kamu zararının oluşup oluşmadığının tespiti büyük önem taşıyor.
Eğer süreçte muvazaa (danışıklı işlem), rekabetin engellenmesi veya kamu zararına yol açan bir organizasyon tespit edilirse, satışın iptali ve mülkün yeniden belediyeye kazandırılması gündeme gelebilir. Aksi halde bu dosya, Türkiye’de kamu ihaleleri ve taşınmaz yönetimi açısından tartışmalı örneklerden biri olarak kayıtlara geçecek.
Aynalı Köşk dosyası, yalnızca bir mülk meselesi değil; aynı zamanda kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik ilkelerin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Gözler şimdi mahkemenin vereceği kararda. Kamuoyu, savcılığın bu iddiaları araştırarak, dosyayı daha kapsamlı inceleyip, tarihi Aynalı Köşk'ün Belediyeye iadesini talep ediyor..
Yargıç Harmankaya / Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
Kaynak:Haber Merkezi