Türk-İş Afyonkarahisar İl Temsilcisi Muharrem Uslu, 33 kişinin zehirlenerek hastanelik olduğu sera olayında, işçilerin gündeme getirdiği "ilaçlama sonrası mesaiye erken başlandığı" iddialarının tüm yönleri ile araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Olay, dün kent merkezine bağlı Erkmen beldesi Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Alarko Tarım'a ait Alsera isimli domates ve sebze serasında meydana geldi. İddiaya göre, serada domates hasadının sona ermesinin ardından haşere ve zararlılara karşı 2 gün önce ilaçlama yapıldı. İki gündür izinli olan işçiler dün firma tarafından üretim için seraya çağrıldı. Dün sabah iş başı yapan 80'e yakın işçiden bazıları kusma ve ateş şikâyetiyle amirlerine başvurdu. Bunun üzerine birkaç çalışan, iş yeri tarafından özel araçlar ile hastanelere gönderildi. Ardından durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilerek yardım istendi.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen AFAD'a bağlı özel kıyafetli Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) ekipleri tarafından özel cihazlarla kontrole tabi tutuldu.
Dün akşam ve gece saatlerinde başka çalışanların da rahatsızlanıp hastanelere başvurması sonucu zehirlenen işçilerin sayısı 33'e yükseldi. Hastanelere başvuran kişilerin birkaç saat süren tedavilerinin ardından bir süre gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edildikleri belirtildi.
"3 gün ara kullanılmış olsaydı zannedersem bu zehirlenme olmayacaktı"
Türk-İş Afyonkarahisar İl Temsilcisi Muharrem Uslu, olayın ardından serada çalışan işçilerin gündeme getirdiği ilaçlama sonrası mesaiye erken başlandığı iddialarını değerlendirdi. İşçilerin iddialarının vahim olduğunu belirterek, konunun tüm yönleri ile araştırılması gerektiğini dile getiren Uslu, "Konudan anlaşılıyor ki 3 gün ara kullanılmış olsaydı zannedersem bu zehirlenme olmayacaktı yani. Dolayısıyla orada bir; örgütlenme, işverenin bu işçi sağlığı ve güvenliğine olan dikkatsizliği konusu var. Tabii bunları biraz da maliyet olarak görüyorlar. İşte çalışmayı daha fazla, istirahati daha kısa tutma gibi neticeler var. O yüzden bunun takip edilmesi lazım. Neticede orada İşçi Sağlığı Kurulu çalışanın söylediklerine uyulmuş olsa, zamanında karara bağlayabilmiş olsa tehlikenin daha önceden tespit edilme imkânı var. Eğer tehlike daha önceden tespit edilebiliyorsa bunun da çözümü var, çaresi var. Dolayısıyla orada yasal olarak bizim işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatımız yeteri kadar var. Ama iş yerindeki uygulama yetersiz öyle söylemek lazım. Tabii üzüntü verici bir durum. Ben devletin kurumlarının da bu işe sahip çıkacağını, sorgulayacağını, bunun araştırılacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Kaynak:İHA