Volkan KARABAĞ / karsmanset.com
Kars’ta HDP Parti Sözcüsü tarafından düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin konular ele alındı.
Şırnak'ın Silopi ilçesinde sabah saatlerinde Zap Mahallesi'ni ablukaya alan polis, halkı taradığı, polisin silahlı saldırısında ilk belirlemelere göre 3 kişinin yaşamını yitirdiği ve çok sayıda kişi de yaralandığı olay ile ilgili HDP adına bir basın açıklaması yapan HDP Sözcüsü Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, “Birkaç gün önce başlayan, yeniden barış umutlarının bugün Silopi’de yaşanan olaylar dolayısıyla yeniden kaygılanmamıza neden olacak bir atmosfere dönüşmüş olması ile ilgili üzüntülerimizi ifade etme ihtiyacı hissediyoruz. Şuana kadar bize ulaşan bilgilere göre, birisi 62 yaşında birisi 17 yaşında olmak üzere 3 kişi hayatını kaybetti. Ağır yaralılar var. 15 civarında yaralı olduğuna dair yerel bilgiler var. Yaralıların hastaneye ulaşımı engellendiğine dair duyumlar var. Bunlarda bizde ciddi endişeler oluşturuyor. Bu yaşadığımız gerilimin başka şehirlere yayılmaması konusunda temennilerimizi ifade etmekle birlikte ne yazık ki şuanda Cizre’ye de sıçradı yönünde bilgiler var. Sabah erken saatlerinde çatışma gerekçesiyle sivillerin bulunduğu mekanlara rastgele yada doğrudan hedef alınarak ateş açılması yönündeki bizdeki bilgiler. Gayet tabi çatışmalı ortamlarda kontrolü ne yazık ki sağlamak çok mümkün olmaz ve kontrollü gerilim de bazen kontrol dışı atmosfer ortam doğurabilir, bir yerden sonra çatışmaların hangi noktaya ulaşacağı, kime zarar vereceğini kestirmek mümkün olmaz.” Dedi.
İÇİŞLERİ BAKANININ TALİMATINA UYULMAMIŞ!
Bilgen, “Bizim özellikle Silopi ile ilgili paylaşmak istediğimiz nokta yani bu konuda İçişleri Bakanına bilgi verilmesine ve İçişleri Bakanının da son derece net biçimde sivillerin bulunduğu mekanlara ateş açılmaması yönünde talimat verildiğine, verildiği yönündeki bilgi paylaşımına rağmen çatışmaların durmamış olması hala ateş açılıyor olmasıdır. Sivillerin zarar görmesinin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Sivillerin zarar göreceği bir çatışma ortamı da hiçbir şekilde kabul edilemez. Uluslararası Hukuk, İnsancıl Hukuk bun asla cevaz vermez. Dolayısıyla biz biran önce çatışmanın durmasını ve bir tek sivilin daha hayatını kaybetmesine neden olunmamasını özellikle ifade etme ihtiyacı hissediyoruz. Bir de tabi ki İçişleri Bakanının bu konuda en yetkili isimin talimatına rağmen eğer çatışma durdurulamıyorsa, operasyon durdurulamıyorsa ya farklı inisiyatifler var, İçişleri Bakanına rağmen bu operasyon devam ediyor, çatışma devam ediyor ya da onun bilgisi dahilinde sivillerin ölümleri yaşanıyor. Her iki durumda son derece ciddi sorumluluk doğurur. Çok ciddi hesap vermeyi, yargılamayı gerektirir.” Dedi.
HERKES İÇİN RAHMET DİLİYORUZ!
Biz öncelikle hayatını kaybedenlere rahmet diliyoruz. Başsağlığı diliyoruz. Son seçimlerden bu yana gayet tabi seçimlerden önce de parti bürolarımıza yapılan saldırılar, miting alanlarına yapılan saldırılar. Suruç’ta hayatını kaybedenler, hayatını kaybeden asker polis dahil herkes için rahmet diliyoruz. Ama bir an önce ülkemizin yani bu çatışmalı ortamdan çıkmasını istiyoruz. Ellerin tetikten çekilmesini, operasyonların durmasını çatışmaların bitmesini ve diyalog yolunun açılmasını arzu ediyoruz.
İNSAN HAYATINDAN DAHA DEĞERLİ BİR ŞEY YOK!
Bilgen, “Türkiye koalisyon uğruna da olsa, bir tek çocuğunu, bir tek evladını bile feda etmemelidir. Kimsenin kişisel hesapları yada siyasal hırsları ülke geleceğinden ve gençliğinden daha değerli, önemli değildir. Bu konuda Türkiye’nin bir an önce sorumlu bir hükümete kavuşmasını, hesap verebilir, hesap sorulabilir ve ülke güvenliğini sağlamakla mükellef bir muhatabın ortaya çıkmasını temenni ediyoruz. Türkiye bu şartlarda, bu koşullar altında bir erken seçime, bir tekrar seçime gitmek zorunda kalırsa birkaç aylık süre boyunca savaşın daha da tırmanması, çatışmanın daha da tırmanması durumunda çok daha büyük kayıplar, çok daha telafisi imkansız sonuçlar ve geri dönüşü olmayan bir iç savaş tehlikesi yaşayabileceğimizi buradan bir kez daha ifade etme ihtiyacı hissediyoruz. Bizim için hiçbir iktidar, hiçbir imkan, hiçbir ikbal, hiçbir koltuk insan hayatından daha değerli olamaz. Dolayısıyla bütün sivil toplum örgütlerini, kanaat önderlerini, barış aktivislerini ve Türkiye’nin istikrarından Türkiye’nin barışından yana olan bütün müttefikleri, bütün dost ülkeleri de bu süreçte barıştan yana tutum almaya, sorumluluk üstlenmeye ve Türkiye’de biran önce demokratik bir barış ortamının tesis edilmesi için sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz.” şeklinde konuştu.
