Srebrenitsa Soykırımının 31. yıl dönümü: 10 cenaze daha toprağa verildi

Srebrenitsa Soykırımının 31. yıl dönümü: 10 cenaze daha toprağa verildi
Bosna Hersek'te 1995'teki savaş sırasında katliamlardan kaçarak Birleşmiş Milletler güçlerine sığınan 8 binden fazla Müslüman erkeğin Sırp güçlerine teslim edilerek katledildiği Srebrenitsa'da soykırım kurbanı 10 şehit daha dua ve gözyaşları...

Bosna Hersek'te 1995'teki savaş sırasında katliamlardan kaçarak Birleşmiş Milletler güçlerine sığınan 8 binden fazla Müslüman erkeğin Sırp güçlerine teslim edilerek katledildiği Srebrenitsa'da soykırım kurbanı 10 şehit daha dua ve gözyaşları eşliğinde toprağa verildi.

Osmanlı'nın Balkanlar'ı kaybetmesinin ardından Müslüman Boşnakların karşı karşıya kaldığı acı katliamlardan sadece biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nın kimlik tespitleri yapılan ve definleri için ailelerinden onay alınan 10 kurbanı daha soykırımın 31. yıl dönümünde Potoçari Anıt Mezarlığı'nda toprağa verildi. Soykırımın 31. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen törene Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic ile konseyin Hırvaat üyesi Zeljko Komsic, Bosna Hersek Yüksek Temsilci Vekili Louis J. Crishock, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bosna Hersek İslam Birliği Riyaseti Reisü'l-uleması Husein Efendi Kavazovic ve bölge ülkelerinden bakanlar ile dini temsilcilerin aralarında yer aldığı çok sayıda yetkili, din adamı, sivil toplum temsilcisi ve vatandaş katıldı. Katliamın gerçekleştirildiği noktalardan biri olan eski akümülatör fabrikasında anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Becirovic, bugün soykırımın 10 kurbanının daha ebedi istirahatgahlarına uğurlandıklarını söyledi. Becirovic, "Srebrenitsa, tüm insanlık için bir uyarıdır. Srebrenitsa yalnızca Bosna Hersek'in yarası değildir" dedi.

Erdoğan'ın mesajı da okundu

Anma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajı, törende Türkiye'yi temsil eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, Gazze'de işlenen insanlık suçlarının, uluslararası toplumun Srebrenitsa'dan gerekli dersleri çıkarmadığını gösterdiğine işaret etti. Erdoğan, Srebrenitsa'nın utanç verici lekesi insanlık tarihindeki yerini korurken, Türkiye'nin daha adil bir dünya için çabalamaya devam edeceğini söyledi.

"Bizi aldattılar. Bize ihanet ettiler"

Programda Srebrenitsa annelerinden Kada Hotic, soykırımın Sırbistan'dan emir alan Hristiyan komşuları tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Hotic, "Sahip oldukları tüm imkanlarla bize saldırdılar. Öncesinde ise elimizdeki tüm şahsi silahları, av tüfeklerini ve benzerlerini toplamışlardı. Tamamen savunmasız kaldık. İnsanları kurşuna dizmeden önce tüm Boşnak evlerini ateşe verdiler. Ben 9 geceyi ormanda geçirdim" dedi. Kuşatma altında tüm dünyadan izole edildiklerini anlatan Hotic, "Her tepede bize ateş altına alan Sırp Çetnik güçlerinin mevzileri vardı. Bizi uçaklarla da bombaladılar" dedi. Annelerin bedenleri parçalanan çocuklarının naaşlarını sokaklardan toplayıp kucaklarında taşıyarak ormanlara defnetmek zorunda kaldığını anlatan Hotic, "Daha sonra bizi bu alana, bu vadiye, bu hangarlara topladılar. Bizi megafonlarla çağırdılar ve hayatımızın garanti altında olduğunu söylediler. Bizi aldattılar. Bize ihanet ettiler" diye konuştu.

Bu yıl on şehit daha toprağa verildi

Anma töreninin ardından kimlik tespitleri tamamlanan ve yakınlarının bu yılki anma törenlerinde definlerine onay verilen 10 soykırım kurbanı için toplu cenaze namazı kılındı. Şehitler, Reisü'l-ulema Husein Efendi Kavazoviç'in kıldırdığı cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Soykırımın 31. yıl dönümünde toprağa verilen şehitlerin isimleri şöyle:

1975 doğumlu Zaim oğlu Senad Jusic. Öldürüldüğünde 20 yaşındaydı. 1995 yılında Bratunac bölgesinde kayboldu ve kalıntılarına 2022 yılında ulaşıldı.

1973 doğumlu Ramiz oğlu Muriz Barakovic. Öldürüldüğünde 22 yaşındaydı. 1995 yılı yazında Zeleni Jadar bölgesinde kayboldu ve kalıntları 2005 yılında bulundu. Daha önce kardeşi Enver de toprağa verilmişti.

1973 doğumlu Edhem oğlu Hamed Music. Öldürüldüğünde 22 yaşındaydı. 1995 yılı yazında Baljkovica yakınlarında öldürüldü ve kalıntılarına 1997 yılında ulaşıldı.

1965 doğumlu Semso oğlu Ramo Alic. Öldürüldüğünde 30 yaşındaydı. 1995 yılında Bratunac'ta öldürüldü ve kalıntılarının bir kısmına 2001 yılında, bir kısmına da farklı bir toplu mezarda 2014 yılında ulaşıldı.

1963 doğumlu Osman oğlu Muhidin Osmanovic. Öldürüldüğünde 32 yaşındaydı. 1995 yılı yazında Vlasenica'da kayboldu ve kalıntılarına 2008 yılında ulaşıldı.

1963 doğumlu Rahman oğlu Huso Cerimovic. Öldürüldüğünde 32 yaşındaydı. 1995 yılı yazında Zvornik'te kayboldu ve kalıntılarına 2008 yılında ulaşıldı.

1957 doğumlu Suljo oğlu Nuko Nukic. Öldürüldüğünde 38 yaşındaydı. 1995 yılı yazında Vlasenica'da kayboldu. Kalıntılarına 2002 yılında ulaşıldı.

1954 doğumlu Alija oğlu Ahmet Guster. Öldürüldüğünde 41 yaşındaydı. Vlasenica bölgesinde kayboldu ve kalıntılarına 1997 yılında ulaşıldı.

1953 doğumlu Omer oğlu Asim Kunic. Öldürüldüğünde 42 yaşındaydı. Zvornik bölgesinde öldürüldü ve kalıntılarına 2006 yılında ulaşıldı.

1939 doğumlu Mustafa oğlu Ramo Dautovic. Öldürüldüğünde 56 yaşındaydı. Zvornik bölgesinde kayboldu ve kalıntılarına 2001 yılında ulaşıldı.

Srebrenitsa'da ne oldu?

Stratejik konumu ve sahip olduğu kritik madenler nedeniyle savaş sırasında işgalcilerin ısrarla elde etmeye ve nüfus yapısını değiştirmeye çalıştığı Srebrenitsa'da halk, Bosnalı Sırp güçler tarafından kuşatma altına alınarak dayanılmaz bir açlığa, ağır bombardımana ve işgalin ardından da soykırıma maruz bırakılmıştı. Srebrenitsa, Bosna'nın doğusunda tüm imkansızlıklara rağmen güçlü bir direniş gösteren Müslüman Boşnakların, Sırbistan ve Karadağ'dan yoğun milis, ağır silah, ekipman ve teknik desteğin ardından bir bir kaybettiği bölgelerdeki katliamlardan kaçan mültecilerle dolmuştu. O dönemde işgal altındaki topraklar içinde çevresi sarılmış enklavlar arasında yer alan ve BM tarafından "güvenli bölge" ilan edilen Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç komutasındaki Sırp güçlerinin kontrolüne geçmişti. On binlerce sivil, uluslararası topluma güvenerek BM'nin Hollanda taburunun bulunduğu Potoçari'deki üsse sığınırken, yaklaşık 10-15 bin Boşnak, orman yoluyla Bosna Hersek güçlerinin kontrolündeki bölgeye ulaşmaya çalışmıştı. Şehrin düşmesinin ardından üste kalan Hollanda taburu, Sırp güçlerinin baskısı sonrasında sivillerin kendi korumaları altındaki üs bölgesi ve çevresinden tahliyesine izin vermişti. Takip eden süreçte Sırp güçleri, kadın, küçük yaştaki çocuklar ve yaşlıları erkeklerden ayırarak otobüslerle bölgeden çıkarmıştı. Esir tutulan 8 bin 372 Müslüman erkek ise farklı infaz alanlarında toplu bir şekilde öldürülmüştü.

Defin işlemleri, soykırımın yıl dönümünde yapılıyor

Soykırım sırasında öldürülenlerin kimlikleri, DNA analizleriyle belirlenmeye devam ediyor. Bazı şehitlerin cenazelerine yıllar önce ulaşılmasına rağmen aileler, kalıntıların sadece birkaç kemikten ibaret olması nedeniyle naaşların geri kalanının da bulunması umuduyla defin işlemlerine hemen onay vermiyor. Bölgedeki soykırım ve katliamların kurbanlarının naaşlarını arama çalışmaları devam ederken, kimlik tespiti yapılan ve ailelerinden müsaade alınan şehitlerin defin işlemleri, her yıl soykırımın yıl dönümü 11 Temmuz'da gerçekleştiriliyor.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir