Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasında, zincir marketlere reklam sözleşmesi yaptırmak amacıyla denetim baskısı kurulduğu iddiaları gündeme geldi. Tanju Özcan, reklam vermedikleri için marketlerin denetlendiği iddiasını reddederek, denetimlerin önceden de yapıldığını ve müfettişlerce hukuka uygun bulunduğunu söyledi.
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle başlayan davada sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla bir kez daha hakim karşısına çıktı. Duruşmada zincir marketlere yönelik baskı iddiaları ele alındı. İddianamede, Özcan'ın makamında market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, bazı firmalardan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile reklam sözleşmesi imzalamalarının istendiği ve anlaşmayı kabul etmeyen firmalara daha önce eşine rastlanmayan yoğunlukta zabıta denetimleri yapılarak, baskı kurulduğu öne sürüldü.
Sanıklar "reklam anlaşması" dedi
İddialara karşı savunma yapan tutuklu sanık BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, sürecin tamamen ticari reklam anlaşması çerçevesinde yürütüldüğünü savundu. Sarıyıldız, belediyedeki görevine ilişkin iddialara da değinerek, "Market olayı başladığında belediyede görevim yoktu. Süreç BOLSEV A.Ş. üzerinden yürütüldü. Reklam vermek isteyen firmalar oldu, istemeyen olmadı" dedi.
"Hiçbir zorlama ve talimat yoktur"
Tutuklu sanık Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ise hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Savcılıkta verdiğim beyanlar geçerlidir. Atıfta bulunan suçlamaları kabul etmiyorum. Zabıta müdürüne kesinlikle talimat vermedim. Herhangi bir zorlama söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
Can, marketlerle ilgili iddialara ilişkin de, "Hiçbir market yetkilisini tanımıyorum. Bir toplantı yapıldığında 20'ye yakın market yetkilisi vardı. Denetimler rutin ve mevzuat çerçevesinde yapılmıştır. Kartalkaya olayı sonrası denetimler zaten sıklaştırılmıştır" şeklinde konuştu.
"Hiçbir talimat almadım"
Tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, savunmasında hiçbir toplantıya katılmadığını ve herhangi bir talimat almadığını belirterek, "Ben kimseden talimat almadım. Hiçbir toplantıya katılmadım. Sadece zabıta müdürlüğünün yetki alanı dahilinde görev yaptım" ifadelerini kullandı.
"Müfettişler yapılan işlemlerin kanuna uygun olduğunu belirtmiştir"
Savunma yapan tutuklu sanık Tanju Özcan, "Zincir marketlerden vakıf için zorla para alındığı iddialarına ilişkin olarak 2024 yılında bir market yetkilisinin belediye ile ilgili şikayette bulunduğunu hatırlatmak isterim. Market yetkililerinin reklam verilmediği için denetlendiği iddia ediliyor ancak biz denetimleri onlarla toplantı yapmadan önce de yaptık. Müfettişler yapılan işlemlerin kanuna uygun olduğunu belirtmiştir" ifadelerini kullandı.
"Eksiklikler nedeniyle personel ceza almıştı, şu an savcılık "Neden denetimleri fazla yaptınız?" diye soruyor"
Kartalkaya yangınında belediye personelinin denetimdeki eksiklikler nedeniyle ceza aldığını söyleyen Özcan, "Şu an savcılık, "Neden denetimleri fazla yaptınız?" diye soruyor. Marketler her şeyi satıyor, tekne satan bile vardı. Diğer esnaflar ne olacak? Tabii ki denetleyeceğiz. Zabıta ekipleri titiz bir çalışma yapmıştır. Denetimde iki marketin gerekli ruhsat için başvuru yapmadığı tespit edilmiştir. Kod yenilememişlerdir ve bunun maliyeti vardır. Bolu zabıtası bunu ortaya çıkarmıştır. Bunların derdi reklam değil. Yaptıkları reklamları vergiden düşüyorlar zaten" ifadelerini kullandı.
Duruşmanın ilk gün oturumu tamamlanırken, mahkeme heyeti duruşmaya yarın sabaha kadar ara verdi.
Kaynak:İHA