Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve "ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim" diyen insanlar bundan istifade edebilecek. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisi yasanın bu haliyle yaralanması mümkün değildir" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakırköy MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen 17'inci Milli İrade Buluşması, "Terörsüz Türkiye" programına katıldı. Programa TBMM Başkanı Kurtulmuş'un yanı sıra Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve çok sayıda davetli yer aldı.
"5 yılda, 8 yılda, 10 yılda gelinen noktayı Türkiye 1 yılda katetmiştir"
Programda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Türkiye için fevkalade önemli dönüm noktalarından birisinden geçiyoruz. Bu sürecin oldukça iyi bir şekilde anlatılması, toplumumuz tarafından benimsenmesinin temin edilmesi bakımından sadece siyasete değil, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerimize, kanaat önderlerimize ve toplumda gerçekten etkisi olan her bir kardeşimize çok büyük sorumlulukları düşüyor. Dünyanın içinde bulunduğu dönem belki de yakın tarihimizin hiçbir zaman şahit olmadığı kadar kırılgan bir dönem. Türkiye çok büyük fırsatlarla çok büyük risklerle eş zamanlı karşı karşıya durumda. Dolayısıyla Türkiye'nin öncelikle kendi iç kalesini tahkim etmesi, içerisindeki meselelerini halletmesi ve bölgesinde de güçlü bir ülke olarak, güçlü bir merkez ülke olarak yoluna devam etmesi lazım. Yasanın da sizi temin ederek söylemek söylerim ki bir tek cümlesinden bir tek kelimesinden asla toplumun büyük kesimlerinin rahatsız olması mümkün değil. Dolayısıyla gelinen süreç önemli bir demokrasi başarısıdır. Önemli bir sınavdır. Ve Türkiye ayrıca bütün geçmiş çatışma çözümleri örneklerine bakıyoruz. Başkalarının diyelim İran'ın ya da farklı başka yerlerdeki örgütlerle devletin bütün konuşması süreçlerinde 5 yılda,8 yılda, 10 yılda gelinen noktayı Türkiye bir yılda katetmiştir. Bu büyük bir başarıdır. Önemli bir başarıdır" dedi.
"Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmak"
Bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin lehine işlediğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ediyorum aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba bütün uluslararası ilişkiler okullarında bütün kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model Türkiye modelidir. Ben bu modelde en başta geçen başta bu süreçteki üstün liderliği dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza, Devlet Bahçeli'ye, siyasi partileri destek veren bütün liderlerine huzurlarınızda teşekkürü bir kere daha bir borç olarak telafi ettiğimi ifade etmek istiyorum. Şimdi değerli arkadaşlar Türkiye'nin bu Terörsüz Türkiye yoluna girmesiyle ilgili öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, bölgedeki gelişmeler de bizim lehimize bir takım durumları ortaya çıkardı. İçeride siyasal iklimin terörist Türkiye'yi kabul etmesi partilerin bir uzlaşıyı ortaya koyabilmesi aslında toplumsal mutabakatın da çıktığını gösteriyor. Suriye'nin güneyindeki unsurların İsrail tarafından ayaklandırılarak orada bir Dürzi ayaklanmasının ortaya çıkarılması çok şükür önlendi ve Suriye'nin kendi içerisinde hatta ve hatta Dürzilerin içerisindeki makul çoğunluğun da direnmesiyle orada bir ayaklanma ortaya çıkmadı. Uzatmak istemiyorum. Bu bölgedeki bu gelişmelerin tamamı da Türkiye'nin lehine olan bir gelişmedir. 27 Nisan 2025'de İmralı'nın yaptığı açıklamayla birlikte örgüt de yeni bir sürece girdi. Çok açıkçası örgütün tasfiye edeceğini, örgütün artık silahlı mücadele dönemini geride bırakması gerektiğini ve Türkiye için doğru yolun demokratik bir mücadele olduğunu çok açık bir şekilde beyan etti ve arkasından da bir şekilde tekraren bu beyanlar kamuoyuyla paylaşıldı. O zamanlar itiraz eden bazı arkadaşlara da şunu diyordu; "Elinde silah olan ve kırk yılı aşkın bir süre Türkiye Devleti'ne Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle savaşan örgüt diyor ki silahları mı bırakacak'. Biz adama silahları bırakma mı diyecektik? Silahları bırakacaksan gel bakalım. Bu silahları bırakacaksın. Yolu yöntemi budur. Bugüne kadar gelmemizde örgütün bu silah bırakma iradesinin de önemli bir etkisi olduğunu ifade etmek isterim. Şunun da altını çizmek isterim. Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi asıl on yıllar boyunca silah satıldığını silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele, bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmak, inşallah bunu sağlayacağız" dedi.
Bunun asla bir partinin ya da iktidarın meselesi olmadığını Türkiye'nin meselesi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren koyduğu perspektif bu bizim siyasi hayatımızın en önemli projesidir. Türkiye'ye yapacağımız en büyük katkıdır ve Türkiye'yi terörden kurtarmış olursak bunun mutlaka bölgede de terörün ortadan kalkmasına vesile olacağına olan inancıdır. Dolayısıyla burada hem siyasi ilginin hem örgütün iradesinin hem bölgesel şartları hem içeride Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ortaya konulan siyasi iradenin hepsinin birleştiğini hepsinin bütünleştiğini biliyoruz ve buraya kadar da bunların hepsi bir arada geldiği için farklılıkla geldi. Ayrıca bu süreçlerde örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde ilk sefer Türkiye'de konu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşınmış ve milletin bir gözü milletin vekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ortak bir iradeyle hareket etmiştir. Başından itibaren şunu söyledim. Bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç veren, kuvvet veren, destek veren herkesin başarısı olacaktır. Eğer Allah muhafaza bu duvar yıkılacaksa hep beraber altında kalacağız. Hiç kimsenin buradan kurtuluşu yok" diye konuştu.
"İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisi yasanın bu haliyle yaralanması mümkün değildir"
Terörsüz Türkiye yasasına ilişkin üç sigortaya dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu yasanın içerisinde üç tane sigorta vardır. Şöyle bir şey var "ya, ya örgüt silah bırakmazsa?" Öyle mi? Burada yasanın metni burada. Üç tane sigorta var. Birincisi birinci madde. Birinci madde yine raporda kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün silahlarını bıraktığı bütün unsurlarıyla birlikte kendini feshettiği devletin güvenlik birimleri tarafından kontrol edildikten, tespit edildikten sonra konunun ülkenin en büyük güvenlik kurulu olan Milli Güvenlik Kurulu'nda benimse benimsetmesi ve kabul edilmesiyle birlikte yasa uygulamaya girer. Yani o kadar garanti alındı ki bütün unsurlarıyla birlikte örgütün tasfiyesi silahların tespiti bununla ilgili sahada gözlemlerin yapılması bu da yetmiyor. Milli Güvenlik Kurulu'nda bu konunun gündeme getirilmesi, Milli Güvenlik Kurulu'nda kararlaştırılması ve ondan sonra bu yasa uygulamaya girecek. Birinci sigortamız bu. İkinci sigortamız yasanın yedinci maddesinde belirlenmiş olan kurum Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Başkanlığında Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, Milli Sipariş Teşkilatı Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'den oluşan bir kurum ortaya çıkacak. Bu kurum tek tek dosyaları inceleyecek, bu dosyalarla ilgili kararları verecek. Bu dosyalarla ilgili kararları da ilgili mahkemelere göndererek bunların uygulanmasıyla ilgili talepte bulunacak. Hatta yasada bu kurula idari, adli ve yasal düzenlemelerle ilgili teklifte bulunma yetkisi de verilmiştir. Bu şu demek, bu kurulum onaylamadığı hiçbir şey olmayacak demektir. Üçüncü bir sigortayı daha yasa ortaya koyuyor. 7'nci maddenin içerisinde o da bu süreçlerin kontrol edilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir izleme komisyonu. Siyaset partilerden oluşacak bir izleme komisyonu. Bu izleme komisyonu da Allah'ın izniyle süreçleri izleyecek, raporlayacak, yeri geldiği zaman, ilgililere tavsiyelerde bulunacak. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil. Bundan sonra da bunu ilanihaye devam eden bir yasa olarak tasarlamadık. Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve "ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim" diyen insanlar bundan istifade edebilecek. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisi yasanın bu haliyle yaralanması mümkün değildir" diye konuştu.
"Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir"
Terörsüz Türkiye hedefinen amacına değinen Kurtulmuş, "Artık bu memleketin hiçbir yerinde hiçbir dağında, hiçbir obasında silah sesi olmasın. Hiçbir şehrinde bombalar patlamasın. Hiçbir yerde insanlar terörün kurbanı olmasın ve bu ülkenin insanları birlik ve beraberlik içerisinde yollarına devam etsinler. Eğer Türkiye bu teröre harcadığı kaynakları teröre kaybetmiş oldukları insan gücünü eğer Türkiye kaybetmeseydi inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye olurdu. Şu anda var olduğundan sevindiğimiz birçok altyapı hizmetlerinin 30 evvel gerçekleşmesi mümkün olurdu. Ama maalesef Türkiye bunları gerçekleştiremedi. Tabii ki bu yasa her şey değil. Bu yasayla her şey bitecek değil. Tekrar ifade ediyorum. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir. Bu rapor Türkiye'de terörsüz Türkiye kapısını aralamıştı" şeklinde konuştu.
"Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor, bir tek kişinin burnu kanamıyor"
Çıkartılan yasanın Terörsüz Türkiye kapısını sonuna kadar açtığını belirten Kurtulmuş, "Bu kapı önümüzde bir yol açmıştır. Bu yol öyle hukuki siyasi falan sözlere de hiç gerek yok. Bu yol kardeşlik yoludur. Bu yol bütünleşme yoludur. Bu yol Türkiye'nin bütün şehirlerinin bütün kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yoludur. İnşallah bunu sağlayacağız. İki senedir Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor. Bir tek kişinin burnu kanamıyor. Türkiye'nin artık dağlarında terör değil, Türkiye'nin dağlarında bahar şenlikleri konuşuluyor. Türkiye'nin dağlarında insanlar bir araya geliyor. Doğulusu, batılısı hep bir arada şenlik havası içerisinde geleceğin aydınlık Türkiye'sini kutluyorlar. Sevgili kardeşlerim aynı şeyi Mardin'de, Şanlıurfa'da diğer şehirlerimizde, Anadolu şehirlerimizde de görüyoruz. Terörün geride kalmasıyla birlikte Allah'ın izniyle sadece ve sadece kardeşlik hakim olacak. Allah'ın izniyle Türkiye'de bir daha bütün terör ve ayrılık sözleri geride kalacak. Ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık yapan bir söze bu memlekette yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Türkiye büyük bir mesafe katetmiştir. Türkiye'nin bir arada olmasıyla bu birliği beraberliği sağlamasıyla birlikte Allah'ın izniyle bölgede de terörsüz bölgenin kapıları sonuna kadar açılacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gönlünde ve zihninde Türk'ü Kürt'ten, Kürt'ü Arap'tan, Sünni'yi Alevi'den ayırmadığı için bu işi Allah rızası için yapıyor. Bunun için bu bir siyasi proje olmaktan ziyade bir insani projedir. Aynı şekilde dedim meclis başkanı da aynı kafada. Meclis başkanı da bu ülkenin insanlarına aynı şekilde bakıyor ve bu ülkeyi Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı vesaire birbirinden ayrı görmüyor. Allah'ın izniyle bu bakış açısı en büyük avantajımızdır. İkincisi bütün bunları yapabilmek için ülkenin güçlü ve muktedir olması lazım" dedi.
Kaynak:İHA