Tırnak mantarının tırnaklarda kalınlaşma, renk değişikliği ve şekil bozukluğuna yol açabilen yaygın bir enfeksiyon olduğunu belirten Maltepe Ersoy Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uz. Dr. Hasan Tak, hastalığın genellikle kendiliğinden düzelmediğini söyledi. Tak, tedavinin enfeksiyonun yaygınlığı ve şiddetine göre planlanması gerektiğini belirterek, "Doğru tanı, düzenli tedavi ve hijyen önlemleri ile çoğu hastada başarılı sonuçlar elde edilebilir" dedi.
Maltepe Ersoy Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uz. Dr. Hasan Tak, tırnak mantarı ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. Tıp dilinde "onikomikoz" olarak adlandırılan tırnak mantarının dermatofitler, mayalar veya küf mantarlarının tırnak dokusuna yerleşmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Tak, enfeksiyonun en sık ayak tırnaklarında görüldüğünü ancak el tırnaklarını da etkileyebildiğini belirtti.
"Sararma ve kalınlaşma tırnak mantarının belirtisi olabilir"
Tırnakta sararma, beyazlaşma veya kahverengileşme, kalınlaşma, yüzeyde pürüzlenme, kırılma ve parçalanmanın tırnak mantarını düşündürebileceğini kaydeden Tak, tırnağın yatağından ayrılması, kötü koku ve ileri vakalarda ağrının da görülebileceğini söyledi.
Ortak kullanılan havuz ve spor salonları, ayakların uzun süre nemli kalması, dar ve havasız ayakkabılar ile aşırı terlemenin risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten Tak, diyabet, dolaşım bozuklukları, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve ileri yaşın da tırnak mantarı riskini artırabileceğini ifade etti.
"Kendiliğinden düzelmesi beklenmemeli"
Tırnak mantarının genellikle kendiliğinden geçmediğine dikkat çeken Tak, "Tedavi edilmediğinde yıllarca devam edebilir ve diğer tırnaklara yayılabilir" dedi. Tedavinin enfeksiyonun yaygınlığı ve şiddetine göre belirlendiğini aktaran Tak, hafif ve erken dönemdeki vakalarda mantar önleyici oje ve solüsyonların kullanılabileceğini söyledi. Bu uygulamaların sistemik yan etki riskinin düşük olduğunu ancak tedavinin uzun sürebildiğini ve ileri vakalarda tek başına yeterli olmayabileceğini belirtti.
Orta ve ileri derecedeki enfeksiyonlarda ağızdan kullanılan mantar ilaçlarının daha etkili olabileceğini kaydeden Tak, tedavi süresinin el tırnaklarında genellikle 6 hafta, ayak tırnaklarında ise 3 ay veya daha uzun olabileceğini belirterek, bu ilaçların doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguladı.
Lazer tedavisi destekleyici olarak uygulanabiliyor
Bazı hastalarda lazer tedavisinin destekleyici olarak uygulanabileceğini ifade eden Tak, lazer uygulamalarının mantar yükünü azaltmaya yardımcı olabileceğini ancak her vakada tek başına yeterli olmayabileceğini söyledi. Kalınlaşmış mantarlı tırnakların profesyonel olarak temizlenmesi ve inceltilmesinin de tedavinin etkinliğini artırabileceğini belirtti.
Sağlıklı tırnağın çıkması 18 aya kadar sürebiliyor
Tedavi başarılı olsa dahi yeni ve sağlıklı tırnağın çıkmasının zaman aldığına dikkat çeken Tak, el tırnaklarında bu sürenin yaklaşık 4-6 ay, ayak tırnaklarında ise 9-18 ay arasında değişebileceğini belirtti. Tedavi sürecinde ayakların kuru tutulması, çorapların günlük değiştirilmesi, pamuklu çorapların tercih edilmesi ve ayakkabıların düzenli havalandırılması gerektiğini aktaran Tak, ortak alanlarda terlik kullanılmasını, tırnak makası ve bakım malzemelerinin ise başkalarıyla paylaşılmamasını önerdi.
"Tırnak mantarı tekrarlayabilir"
Risk faktörlerinin devam etmesi halinde tırnak mantarının tekrarlayabileceğini belirten Tak, ayak hijyenine dikkat edilmesi, ayakkabıların düzenli değiştirilmesi, spor salonu ve havuzlarda koruyucu terlik kullanılması ve eşlik eden ayak mantarının da tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tırnakta renk değişikliği, kalınlaşma veya şekil bozukluğu gelişmesi, birden fazla tırnağın etkilenmesi ve evde uygulanan yöntemlere rağmen düzelme görülmemesi durumunda dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Tak, diyabet hastalarının da uzman değerlendirmesi almasının önemli olduğunu söyledi.
Tak, "Tırnak mantarı, erken dönemde tanındığında daha kolay tedavi edilebilen bir enfeksiyondur. Kendiliğinden geçmesi beklenmez ve uygun tedavi uygulanmadığında yayılabilir. Doğru tanı, düzenli tedavi ve hijyen önlemleri ile çoğu hastada başarılı sonuçlar elde edilebilir" ifadelerini kullandı.
Kaynak:İHA