Ticaret Bakanlığı, Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki otomotiv ithalatına ilişkin panel raporuna ilişkin, "Ülkemizin yerli otomotiv sanayisini haksız rekabete karşı koruyan, tüketici güvenliği ve refahını önceleyen tedbirlerimize ilişkin olarak DTÖ Paneli tarafından yöneltilen bazı değerlendirmeler ülkemizce paylaşılmamaktadır" açıklamasını yaptı.
Ticaret Bakanlığı, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde otomotiv ithalatına ilişkin devam eden panel sürecine yönelik açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, küresel ticarette son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve büyük ekonomiler arasındaki rekabetin ülkelerin dış ticaret politikalarını milli ekonomi ve sanayi altyapısını koruyacak şekilde yürütmesini zorunlu hale getirdiği belirtildi. Türkiye'nin ticaret politikası araçlarını etkin şekilde kullandığı ifade edilen açıklamada, yerli ve milli sanayinin haksız ticarete karşı korunması, yeni gelişen sanayi kollarında üretim kabiliyetlerinin artırılması, ihracatçıların rekabet gücünün desteklenmesi ve tüketici güveninin sağlanmasının temel hedefler arasında olduğu kaydedildi. Açıklamada otomotiv sektöründe artan haksız rekabet şartları karşısında yerli üretimin devamlılığının sağlanması, elektrikli araçlara geçiş sürecinde yeni teknolojilere uyum kapasitesinin geliştirilmesi ve tüketici güvenliği ile kamu sağlığının korunması amacıyla uluslararası yükümlülükler gözetilerek çeşitli ithalat tedbirlerinin uygulamaya alındığı belirtildi. Dünya Ticaret Örgütü nezdinde iki yıl önce otomotiv ithalatına ilişkin başlatılan panel sürecinin tamamlanmasının ardından yayımlanan rapora da değinilen açıklamada, Türkiye'nin uygulamalarının sağlık, çevre ve tüketicinin korunmasına yönelik hükümler kapsamında makul bulunduğunu aktardı. Dünya ekonomisinin ve küresel otomotiv sanayisinin köklü bir değişimden geçtiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemizin yerli otomotiv sanayisini haksız rekabete karşı koruyan, tüketici güvenliği ve refahını önceleyen tedbirlerimize ilişkin olarak DTÖ Paneli tarafından yöneltilen bazı değerlendirmeler ülkemizce paylaşılmamaktadır. Zira Panel raporunun son 30 yıldaki teknolojik gelişmeleri ve özellikle otomotiv sektörünün elektrifikasyona dönüşümünü dikkate almayan unsurlar barındırdığı açıktır. Ülkemiz, Dünya Ticaret Örgütü'nün kurucu üyelerinden biri ve kurallara dayalı, öngörülebilir ve açık çok taraflı ticaret sisteminin güçlü bir savunucusu olarak, aşırı sübvansiyon ve fazla kapasitelerle uluslararası rekabet ortamını bozan ve çok taraflı ticaret sisteminin sağlıklı işleyişini olumsuz etkileyen uygulamalar karşısında üretimin ve milli ekonominin sürdürülebilirliğini teminen ticaret politikası araçlarının etkin biçimde kullanılmasının tüm DTÖ üyeleri açısından meşru ve gerekli olduğunu değerlendirmektedir. Nitekim son dönemde DTÖ üyesi birçok ülkenin aldığı tedbirler ve DTÖ nezdinde artan uyuşmazlıklar da ülkelerin bu yöndeki haklı kaygılarını ortaya koymaktadır."
DTÖ hukuk sistemi kapsamında Panel raporlarının kesin ve nihai bir nitelik taşımadığı belirtilen açıklamada, Türkiye'nin hukuken isabetli bulunmayan hususlara ilişkin gerekli hukuki gözden geçirme süreçlerini işletme hakkını kullanacağı bildirildi. Açıklamada ayrıca konuya ilişkin DTÖ üyesi ülkelerle dengeli ve adil ticaret anlayışı çerçevesinde istişarelerin sürdürüldüğü ifade edildi.
Kaynak:İHA