Trump, İran’a ilişkin olarak, "Yarın akşama kadar süreleri var. Her şey yolunda gibi görünüyor ama bekleyip göreceğiz" dedi
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a ilişkin olarak, "Onlarla görüşüyoruz, yarın akşama kadar süreleri var. Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyor, ama bekleyip göreceğiz. Şunu anlamalısınız ki, bu insanlarla 47 yıldır uğraşıyoruz" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a ilişkin olarak, "Onlarla görüşüyoruz, yarın akşama kadar süreleri var. Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyor, ama bekleyip göreceğiz. Şunu anlamalısınız ki, bu insanlarla 47 yıldır uğraşıyoruz" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve CIA Direktörü John Ratcliffe ile birlikte Cuma günü İran tarafından düşürülen F-15 uçağının mürettebatının kurtarılması için gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bir ortak basın toplantısı düzenledi. Beyaz Saray'daki basın toplantısında operasyonu "tarihe geçecek bir kurtarma" olarak nitelendiren Trump, ABD ordusunun İran'da görüşmemiş düzeyde başarılı olduğunu söyledi. Trump, İran hakkında yaptığı açıklamada, "Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir" dedi. Trump, İran topraklarına inen mürettebat üyelerini kurtarma kararının riskli bir karar olduğunu ifade ederek, "Bu zor bir karardı ve iki kişi yerine 100 ölüyle sonuçlanabilirdi. Ama ABD ordusunda hiçbir Amerikalıyı geride bırakmayız. Bunu yapmayız" dedi.
İlk kurtarma operasyonu için 21 uçak gönderildiğini açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'dan ABD pilotlarını kurtarmak için düzenlenen operasyonlara toplam 176 askeri uçağın katıldığını açıkladı.
Trump, "Saatler içinde silahlı kuvvetlerimiz düşman hava sahasına 21 askeri uçak gönderdi. Birçoğu çok alçak irtifada uçtu ve ateş altına alındı. Bu kadar alçaktan uçtuğunuzda tüfekler devreye girer fakat bunun bazı avantajları da vardır" dedi. Trump, bu uçaklardaki mürettebatın silah arkadaşlarını kurtarmak için büyük riskler aldığını söyledi.
Arama ve kurtarma güçlerinin ilk dalgasının F-15 pilotunu başarıyla tespit ederek pilotu İran topraklarından HH-60 Jolly Green II helikopteriyle çıkardığını söyleyen Trump, "Askerlerimiz çok yakın mesafeden açılan ateşle karşı karşıyaydı. Araçlara bakınca, olanları düşününce, kimsenin yaralanmamış olması inanılmaz" dedi.
İkinci mürettebat üyesi olan silah sistemleri subayının pilottan çok uzak bir noktaya iniş yaptığını anlatan Trump, "İki ya da üç saniye sonra atlasanız dahi bu kilometreler eder" dedi.
"İkinci kurtarma görevi 155 uçak içeriyordu"
Trump, ikinci mürettebat üyesinin tüm tehlikeye rağmen askeri eğitimini uygulamaya koyduğunu, zorlu dağlık araziye girerek yüksek irtifaya tırmandığını söyledi. Trump, "Bu, yakalanmamak için öğrendikleri bir şeydir. Her zaman düşürüldükleri noktadan olabildiğince uzaklaşmak isterler. Herkes, o noktaya gider ve bu nedenle oradan mümkün olduğunca uzak olmak istersiniz. Yaralıydı ve inanılmaz bir şey yaptı. Oldukça fazla kan kaybetmesine rağmen kayalıklara tırmandı" dedi.
Yaralı askerin konumunu iletmek için ABD kuvvetleriyle temas kurduğunu anlatan Trump, "Onu dağdaki sığınaktan almak için derhal devasa bir operasyon başlattık. O da giderek daha yükseğe çıkıyordu. Dağ giderek daha sarp hale geliyor, onu bulmak gerçekten zorlaşıyordu. İkinci kurtarma görevi 155 uçak içeriyordu. Buna dört bombardıman uçağı, 64 savaş uçağı, 48 yakıt ikmal tankeri, 13 kurtarma uçağı ve daha fazlası da dahildi. Hepsini bölgeye sevk ettik. Bunun büyük bir kısmı aldatmacaydı. Onun farklı bir noktada olduğunu düşünmelerini istiyorduk çünkü orada çok büyük güçleri vardı. Binlerce kişi onu arıyordu" dedi.
Geride bırakılan iki uçağı havaya uçurduklarını açıkladı
Trump, "Oldukça eski olan iki büyük uçağımız vardı. Çok şey taşıyorlardı. Giderken çok fazla teçhizata ihtiyaç vardı çünkü dağlara tırmanabilecek durumda olmamız gerekiyordu. Aynı zamanda çok fazla ekipmanımız vardı. Zemin de ıslak kumdu. Bu yüzden uçağın ağırlığı yüzünden kalkışta sorun yaşanabileceğini düşündük. Sonra bütün adamlar da tekrar uçaklara atlayınca iyice kuma saplandılar. Fakat inanılmaz bir acil durum planımız vardı. Daha hafif ve hızlı uçaklar geldi ve onları çıkardı. Eski uçakları ise havaya uçurduk. Onları paramparça ettik. İçinde almak isteyeceğimiz ekipmanlar vardı ama onları sökmek için orada dört saat daha kalmaya deyeceğini sanmıyorum. Bunları kimseye bırakmak istemedik" dedi.
Trump bölgeye üç helikopter de götürüldüğünü ve bunlardan yoğun bir şekilde istifade edildiğini söyledi. ABD Başkanı, bu küçük helikopterlerin uçaktan indirildikten sonra 10 dakikadan kısa bir süre içinde yeniden kurulduğunu ve kullanıma hazır hale getirildiğini söyledi. Trump, "Bunları uçaktan indirdiler ve üçünü de 10 dakikadan kısa sürede yeniden kurdular" dedi.
Yönetimde basına bilgi sızdıran bir ismin bulunması gerektiğini söyledi
Basın toplantısında Trump, İran'da düşen F-15 savaş uçağının iki kişilik mürettebatının kurtarılması sürecinde içeriden bilgi sızdırıldığını söyledi. Kritik bilgileri medyaya sızdıran kişiyi bulmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini söyleyen Trump, "Sızıntıyı gerçekleştiren kişi, birini kurtardığımızı ama hala oradan almaya çalıştığımız bir kişi olduğunu sızdırarak, operasyonu çok daha zor bir hale getirdi" dedi.
İran'ın mürettebat üyesini yakalayana çok büyük bir ödül vaat ettiğini hatırlatan Trump, "Yani çok yetenekli, çok iyi, çok tehlikeli bir düşman ordusuna ek olarak, ödül için uğraşan milyonlarca insan vardı. Bu da işi daha da zorlaştırdı. O sızıntıyı yapan kişiyi bulmak zorundayız. Çünkü bu hastalıklı bir şahıs" ifadelerini kullandı.
"13 binden fazla hedef vuruldu"
İran'a ile savaşa ilişkin detaylara da değinen Trump, "Son 37 gün içinde ABD Silahllı Kuvvetleri, İran üzerinde 10 binden fazla muharebe uçuşu gerçekleştirdi ve 13 binden fazla hedef vuruldu. Geçen hafta kaybettiğimiz F-15, binlerce uçuşun yapıldığı bu operasyonun tamamı boyunca düşman tarafından düşürülen ilk insanlı uçaktı" dedi.
İran halkının, ülkenin enerji altyapısının vurulmasına razı olduğunu savundu
Trump, basın toplantısında ateşkes sırasında İran halkının yönetime karşı ayaklanması halinde buna tepkilerinin ne olacağı sorusuna, "Yapmalılar. Ama yine de sonuçları çok ağır olur. Protesto etmeleri halinde derhal vurulacakları söylendi. Genç güreşçinin başına geleni de gördünüz" şeklinde cevap verdi. İran'ın enerji altyapısının havaya uçurulmasının İran halkını cezalandırmak olup olmayacağı sorusuna cevap veren Trump, "Halk buna razı olur. Bu acı çekmek demektir ama özgürlüklerini elde etmek için buna razı olurlar. Elimizde İranlılara ait çok sayıda dinleme kaydı var. "Lütfen bombalamaya devam edin" diyorlar" dedi.
Daha önce "Kürt güçlerinin İran'a girmesini istemediği" şeklindeki açıklamasında bir değişiklik olup olmadığı sorusuna Trump, "Uzak durmalarını tercih ederim. Uzak durmalarını tercih ederim çünkü beraberlerinde bazı zorluklar ve bazı sorunlar getiriyorlar" dedi.
"Yarın akşama kadar süreleri var"
Savaşın sona erme sürecine mi yoksa daha fazla tırmanışa mı ilerlediği yönündeki bir soruya cevabında Trump, "Bunu size söyleyemem. Bu, onların ne yapacağına bağlı. Kritik bir dönemdeyiz ve yarın akşama kadar süreleri var. Onlara bir uzatma verdim. Yedi günlük süre istemişlerdi değil mi. Ben, "Steve (Witkoff), onlara 10 gün ver" dedim. Aslında 10 gün bugün doluyor. Demek ki dolaylı olarak 11 gün vermiş oldum. Yarın akşama kadar süreleri var. Ne olacağını göreceğiz. Size söyleyebileceğim şey, iyi niyetli müzakere yürüttüklerini düşündüğümüz. Bunun sona ermesini isteyen ve etkilendikleri için bize yardım eden bazı inanılmaz ülkeler var. Birçok ülke bundan etkileniyor. Ama onlara yarın Doğu Saati (EST) ile 8.00'e kadar süre veriyoruz. Ondan sonra köprüleri de elektrik santralleri de olmayacak. Taş devrine dönecekler" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın açılmasını içermeyen bir anlaşma hususunda ne düşündüklerini ve Hürmüz Boğazı'nın bir öncelik olup olmadığı sorusuna Trump, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması bizim önceliğimiz" şeklinde cevap verdi. Trump, "Bu biraz diğer konulardan farklı. Onları cehennemin dibine kadar bombalayabilir, sersemletebiliriz. Ancak boğazı kapatmak için gereken tek şey, füzesi veya deniz mayını olan bir teröristtir" dedi.
"Müzakerelerde en büyük sorunumuz iletişim kuramamaları"
İran'ın hiç olmadığı kadar zayıf bir konumda olduğunu savunan Trump, "Donanmaları yok. Hava kuvvetleri yok. Uçaksavar silahları yok. Radarları yok. İletişimleri yok. Hatta müzakerelerde en büyük sorunumuz iletişim kuramamaları. 2 bin yıl önce olduğu gibi, çocuklar aracılığıyla notlar gönderip alarak iletişim kuruyoruz" ifadelerini kullandı.
"Bu, NATO'nun üzerinden asla kaybolmayacak bir leke"
İran savaşı sırasında NATO konusunda çok büyük hayal kırıklığı yaşadığı ifadelerini yineleyen Trump, "Bence bu, NATO üzerinden asla kaybolmayacak bir lekedir. Benim gözümde asla kaybolmayacak" dedi. Bu hafta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşeceklerini söyleyen Trump, "Şimdi bana "şunu yapacağız, bunu yapacağız" diyecekler. Şimdi birden bire bir şeyler göndermek istiyorlar" ifadelerini kullandı. Özellikle İngiltere'nin tavrı konusunda büyük hayal kırıklığı yaşadığını ifade eden Trump, "Onlara, "Evet, biraz yardım isterim" dedim. Fakat bana, "Hayır efendim, siz kazanana kadar beklemeyi tercih ederiz" dediler. Ben de Kazandıktan sonra yardıma ihtiyacım yok" dedim. Zaten onların iki tane eski, bozuk uçak gemisi var ve zar zor çalışıyor" şeklinde konuştu.
Petrolü savaş ganimetine benzetti
Basın toplantısı öncesinde Beyaz Saray'da yaptığı açıklamalarda İran'ın petrolünü almak istediğine ilişkin açıklamaları sorulan Trump, "Eğer tercih bana ait olsaydı, evet. Çünkü ben her şeyden evvel bir iş adamıyım" dedi. Bu konuda Venezuela'yı örnek gösteren Trump, "Yüz milyonlarca varil petrol aldık. 100 milyon varilin üzerinde petrol, çoktan Houston'da rafine edilmiş durumda. Bunlar, o savaşın bedelini defalarca ödedi. Defalarca. Biliyorsunuz, eski zamanlarda ganimet kazanana ait olurdu" dedi. ABD'nin yüz yıldır bu kuralı uygulamadığını ve II. Dünya Savaşı'nda bile bunu yapmadığını söyleyen Trump, "Hatta o ülkelerin hepsinin yeniden inşasına yardım ettik. Almanya'yı yeniden inşa ettik. Peki Almanya'nın "Bu bizim savaşımız değil" demesine ne demeli?" dedi. Cevabında ABD Ordusu'nun Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırdığı operasyona da değinen Trump, "Rus yapımı ve Çin yapımı ekipmanları vardı. Her şey hazırdı ve bizimle ciddi bir mücadele vereceklerdi dedi.
ABD kuvvetlerinin 17 farklı açıdan geldiklerini ve her açıdan vurduklarını söyleyerek Trump, Venezuelalı bir generalin "Üç dakika içinde işin bittiğini anladık. Onları bekliyorduk. Ekipmanlar çalışmadı" dediğini aktardı. Trump, "Ekipmanların çalışmamasının bir sebebi var. Günün birinde bunu açıklarız" ifadelerini kullandı. Trump, İran'daki kurtarma operasyonunun da Venezuela'daki operasyon gibi tüm dünyanın dikkatini çektiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alacak tarafın ABD olması gerektiğini söyledi
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alınacaksa bunun ABD tarafından alınması gerektiğini savundu. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alması gibi bir şartla savaşı sonlandırmaya razı olup olmayacağı sorusuna Trump, "Peki ya biz ücret alsak? Bunu düşünüyor musunuz? Onların işletmesine izin vermektense bunu tercih ederim. Neden olmasın? Kazanan taraf biziz" dedi.
Trump, "Askeri olarak yenildiler. Ellerinde kalan tek şey, "suya birkaç mayın bırakacağız psikolojisi" ifadelerini kullandı.
İran'ın yarın akşama kadar anlaşma yapması gerektiğini açıkladı
İran'ın yarın bu ülkeye verilen mühletin dolumuna kadar ne yapması gerekiyor sorusuna Trump, "Benim kabul edeceğim bir anlaşma olması gerekiyor. Anlaşmanın bir parçası da petrolün ve diğer her şeyin serbestçe geçişi olacak" şeklinde cevap verdi.
"Olanlardan zevk almıyorum"
Tanrı'nın ABD'nin tarafında olup olmadığı yönünde bir soruya cevabında Trump, "Buna inanıyorum. Çünkü Tanrı iyidir ve insanların korunduğunu görmek ister. Tanrı, olup bitenlerden hoşnut değildir. Ben de olup bitenlerden memnun değilim. "Bundan zevk alıyor" diyorlar ama olanlardan zevk almıyorum. İnsanların öldürüldüğünü görmekten hoşlanmıyorum. Ben sekiz savaş bitirdim" şeklinde konuştu.
İran'ın kritik altyapısını hedef almaktan da hoşlanmayacağını vurgulayan Trump, "Onlarla görüşüyoruz, yarın akşama kadar süreleri var. Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyor, ama bekleyip göreceğiz. Şunu anlamalısınız ki, bu insanlarla 47 yıldır uğraşıyoruz" dedi.
"Putin, NATO'dan korkmuyor"
NATO dahilinde liderlik pozisyonunu başka ülkelerin alması halinde bunun ABD için bir tehlike arz etme ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Hayır, bu bir tehlike değil" dedi.
NATO'nun İran konusundaki yardım talebini reddettiğini söyleyen Trump, "Her zaman NATO'nun bir kağıttan kaplan olduğunu söyledim. Putin, NATO'dan korkmuyor. Putin, bizden korkuyor hem de çok korkuyor. Bunu birçok kez de açıkladı" dedi. Trump, "NATO, kağıttan kaplandır. NATO biziz. Onlara ihtiyacımız olduğunda, yanımızda olmadılar. Onlara gerçekten ihtiyacımız da yoktu" şeklinde konuştu.
NATO müttefiklerinin iniş pisti dahi sağlamadıklarını söyleyen Trump, "Sadece NATO değil. Başka kim yardım etmedi biliyor musunuz? Güney Kore yardım etmedi. Avustralya yardım etmedi. Başka kim yardım etmedi biliyor musunuz? Japonya! Japonya'da 50 bin askerimiz var. Onları Kuzey Kore'den korumak için" dedi. Trump, "Japonya, Avustralya ve Güney Kore yardım etmedi. Sonra NATO'ya geliyorsunuz. NATO yardım etmedi" dedi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Çarşamba günü kendisini görmeye geleceğini de söyleyen Trump, "Aslında her şey, Grönland ile başladı. Grönland'ı istiyoruz fakat bize vermek istemiyorlar. Ben de onlara, "Güle güle" dedim" ifadelerini kullandı.
CIA Direktörü Ratcliffe: "İstihbaratımız, İranlıların utanç içinde olduğunu ve aşağılandığını gösteriyor"
Basın toplantısında CIA Direktörü John Ratcliffe, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine de F-15 mürettebatının kurtarılma operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
CIA Direktörü Ratcliffe, "Bu aslında zamana karşı yarıştı. Çünkü düşürülen havacıyı mümkün olan en kısa sürede bulmamız hayati öneme sahipti. Aynı zamanda düşmanlarımızı yanlış yönlendirmeye devam etmemiz gerekiyordu" dedi.
Ratcliffe, "Cumartesi gecesi gerçekleştirilen başarılı tahliye sonrasında istibaratımız, İranlıların utanç içinde olduğunu ve aşağılandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Savunma Bakanı Hegseth: "Kimseyi geride bırakmayız"
Savunma Bakanı Pete Hegset, kurtarma operasyonuna ilişkin açıklamasında "ABD ordusu, bir kez daha neden dünyanın en büyük harp gücüne sahip olduğunu kanıtladı" dedi. Hegseth, "Açılan ateşe ve acımasız şartlara rağmen, birliklerimiz her bir Amerikalıyı eve geri getirdi. Hiçbir Amerikan hayatı kaybedilmedi. Biz kimseyi geride bırakmayız. Bu şans eseri olmuş bir şey değildir. İran'ın bir seçim şansı var. Akıllıca seçim yapmalı. Çünkü bu Başkan, işini şansa bırakmaz. Süleymani'ye sorabilirsiniz. Maduro'ya sorabilirsiniz. Hamaney'e sorabilirsiniz" şeklinde konuştu.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise İran'da mürettebat üyesinin bulunma sürecine ilişkin olarak, "ABD Merkez Komutanlığı'nın planı, Bakan ve Başkan tarafından onaylandı ve kısa süre sonra helikopterleri korumak ve operasyonu yönetmek amaçlı saldırı uçağı rolünde 10 adet Warthog, HC-130 Combat King II uçakları, HH-60 Jolly Green helikopterleri ve Hava Kuvvetleri özel harp personelinden muharebe kurtarma subayları ve paraşütlü kurtarma eğitimli askerlerden oluşan bir grup, cesur bir şekilde düşman hatlarının gerisine sızdı" dedi.
Caine, hem pilotun hem de subayın düşman tarafından kuşatılmış olmalarına rağmen büyük cesaret gösterdiklerini ifade etti.
Kaynak: