'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Medya A.Ş. eski genel müdürü tutuklu sanık Elif İpek Atayman, "Kamu zararına kasten sebep olup dolandırıcılık gibi bir suçu işlemiş olmam mümkün değildir. Şirketteki kullanılmış zarfları dahi atmayıp not kağıdı olarak değerlendiren biri olarak israf ve zarar hiçbir şekilde onay vereceğim şey değildir" derken, söz alan Ekrem İmamoğlu ise, "Ben Elif hanıma ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan tarifsiz zalimliğin kadına karşı şiddet ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan" şeklinde konuştu.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 47. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Medya A.Ş. eski genel müdürü tutuklu sanık Elif İpek Atayman savunma yaptı.
Atayman hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, Medya A.Ş.'de görevli olduğu, doğrudan Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı ile birlikte hareket ettiği ve ihale süreçlerinde aktif rol aldığı belirtilmişti. Atayman'ın, Ongun ve Bağdatlı'dan aldığı talimatlar doğrultusunda usulsüz ihale süreçlerini gerçekleştirdiği, bu kapsamda kurum adına gerçeğe aykırı faturalar düzenlenmesinde rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Atayman'ın Medya A.Ş.'de bir dönem genel müdür pozisyonunda görev aldığı ve ihale yetkilisi olarak belirtildiği iddianamede ifade edilmişti.
"Kamu zararına kasten sebep olmam mümkün değil, kullanılmış zarfları dahi atmayıp not kağıdı olarak değerlendiren biriyim"
Tutuklu sanık Atayman, savunmasına 21 ay Medya A.Ş.'de genel müdürlük yaptığını söyleyerek başladı. Atayman "Medya A.Ş.'de ihale süreci şöyle işlemektedir; belirli bir konuda gelir getirici ihaleler planlanırken şirketin ilgili birimleri, idari birimleri ve uzmanları tarafından çalışma yapılır. Hukuk birimi hukuki gereklilikleri hazırlar ve ilgili rapor hazırlanır. Ben yönetim kurulu üyesi olarak bu gelir getirici işler ve ihale hazırlık sürecine hiçbir zaman katılmadım. Ancak şirketin ilgili uzmanları tarafından yapılan çalışmalar ve hazırlanan rapora onay vermem için baktığımda, bir iletişimci olarak yapılacak işin gelir getirici olacağı, şirkete ve kamuya yararlı olacağı konusunda hiçbir eksiklik ve yanlış görmediğim için yapılan çalışmalara diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte sadece üye sıfatıyla imza attım. Kamu zararına kasten sebep olup dolandırıcılık gibi bir suçu işlemiş olmam mümkün değildir. Şirketteki kullanılmış zarfları dahi atmayıp not kağıdı olarak değerlendiren biri olarak israf ve zarar hiçbir şekilde onay vereceğim şey değildir" dedi.
"Böyle bir örgüt olduğunu duymadım"
Atayman savunmasının devamında, "Benim burada rüşvet aldığım, suç örgütüne para aktarıp aklama suçunu da işlediğim ileri sürülmektedir. Ben hiçbir zaman böyle suçları ne işlerim ne iştirak ederim. 21 aylık genel müdürlüğümün hangi anında rüşvet aldığımın açıkça ortaya konulmasını talep ediyorum. Rüşveti kimden almışım, aracılık etmişim, rüşvetin tutarı nedir, hangi yolla nereye para aktarmışım, bunların hiçbirinin cevabı yok. Öte yandan iddianamede benim bazı sanıklarla telefon konuşmalarımın olduğu, aynı baz istasyonunda sinyal verdiği yazılmış. Medya A.Ş.'de çalışan biri olarak şirketteki ve İBB'deki kişilerle telefon arama aranma kayıtlarımın olması kadar doğal bir durum yoktur. Hiçbir suç örgütünün üyesi değilim. Böyle bir örgüt olduğunu da duymadım. 17 yaşımdan beri ailem için, ülkem için çalışan liyakatli bir Türk kadınıyım" şeklinde konuştu.
Ekrem İmamoğlu: "Bir erkek olarak özür diliyorum buradaki kadınlardan"
Ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, "Biz kadın yönetici konusunda özenle davrandık. Ben, Elif hanım ve diğer bazı arkadaşlarıma yapılan bu zalimlik dönemini takip ederken annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi kavramaya ve anlamaya çalıştım. Ben Elif hanıma ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan tarifsiz zalimliğin kadına karşı şiddet ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de sanki anneme yapılmış, kız kardeşime yapılmış, kızıma yapılmış gibi görüyorum, Lanetliyorum ve ömür boyu takipçisi olacağımı da ifade ediyorum. Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan. Sizin de hakkaniyetle bu süreci sona erdirmenizi burada diliyorum" diye konuştu.
Atayman'ın avukatının savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.
Kaynak:İHA