'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" duruşmasının 43. oturumunda savunma yapan tutuklu reklamcı Yunus Göçer, "Ben 2020 yılında İBB iştiraki Kültür A.Ş.'den bir tane ihale aldım. Ondan sonra da Kültür A.Ş.'den, İBB'den veya İBB'nin başka bir iştirakinden herhangi bir ihale almadım. Ben sadece işimi yaptım. Eğer benim niyetim suç işlemek olsaydı zarar ederek iş yapmazdım" dedi. Kültür A.Ş. Proje ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Onur Aldı ise, "Genel Müdüre vekaleten imzam olan evrakların hiçbirisiyle ilgili bir kamu zararı tespiti yoktur. Defalarca hem satın alım hem de hak edişler yönünden denetlenmişlerdir. Yalnızca evrak kontrolü ve tekliflerin sıralanması olan komisyondaki imzamın bir dolandırıcılık faaliyetini oluşturması imkansızdır. Ortada bir kamu zararı veya bu yönde de bir belge de bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 43. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık reklamcı Yunus Göçer savunma yaptı.
Tutuklu Göçer hakkında verdiği beyan iddianamede yer bulan tanık Gürkan Coşkun "BTG firması CHP'nin mitinglerini yapmaktadır. Yunus Göçer bu firmanın ortağıdır ama resmiyette adlarına kayıtlı değildir diye biliyorum. Bunlar da miting organizasyonlarında iş almaktadırlar" ifadelerini kullanmıştı. Öte yandan iddianamede BTG Teknik Tasarım firmasının örgüt üyesi Barış Kılıç'a ait olduğu, Kültür A.Ş. tarafından alınan ana ihalenin alt kiralama ihalesine konu edilerek BTG Teknik Tasarım'a verilmesinin firmanın başarısından kaynaklı olmayıp kasıtlı olarak organize edildiği belirtilmişti.
"Ben içerideyim, o dışarıda, benim de dışarıda olmam gerekiyordu"
Yunus Göçer savunmasında, "Huzurda bulunduğum davada, yaklaşık 143 eylem mevcut. Ben bu eylemlerden yalnızca biriyle yargılanmaktayım. Temsilcisi olduğum şirket, 2011 yılında kurulmuş olup, kurulum tarihinden itibaren gerek kamuda gerekse özel sektörde birçok iş yapmıştır. Yapmaya da devam etmektedir. Firma olarak ses, ışık, görüntü, canlı yayın, mobil LED, mobil tır sahne, çadır, staf ve podyum alanında hizmet veriyoruz. Diğer firma yetkilisiyle, Wolf Medya'nın sahibiyle beraber gözaltına alındık. O serbest bırakıldı, ben tutuklandım. İddianameyi incelediğimde iddia makamı beni bir eylemle yargılarken, onu 14 eylemle yargılamaktadır. Ben içerideyim, o dışarıda. Olması gereken de onun dışarıda olmasıdır zaten. Ama benim de dışarıda olmam gerekiyordu" dedi.
"Kültür A.Ş. ile yapmış olduğum sözleşmede hileli bir davranışım asla mevcut değildir"
Göçer savunmasının devamında, "Ben 2020 yılında İBB iştiraki Kültür A.Ş.'den bir tane ihale aldım. Ondan sonra da Kültür A.Ş.'den, İBB'den veya İBB'nin başka bir iştirakinden herhangi bir ihale almadım. Ben sadece işimi yaptım. Kültür A.Ş. ile yapmış olduğum bu sözleşmede hileli bir davranışım asla mevcut değildir. Kanun ve Kültür A.Ş. kuralları neyi gerektiriyorsa aynen, harfiyen onu uyguladık. İşi harfiyen, hatasız, sıfır hatayla idareye teslim ettik. Bunun üzerine idareden paramızı dahi zamanında alamayarak bir zarara uğradık. Eğer benim niyetim suç işlemek olsaydı zarar ederek iş yapmazdım. Temsilcisi bulunduğum şirkette ve şahsi olarak hiçbir şekilde kamu kurumlarını aldatmaya yönelik bir kastım veya teşebbüsüm olmadı. Gizlediğim hiçbir husus yoktur. Yaklaşık olarak 140 eylemden yalnızca biriyle suçlanmaktayım" ifadelerini kullandı.
"Medya A.Ş. çalıştığımız firmalardan yalnızca birisiydi"
Bir diğer tutuklu sanık Hasan Yalaz ise, "Baraka Yapımcılık'ın kurucusu ve sahibiyim. 2022 ve 2023 yıllarında Medya A.Ş. ile çalıştım, ihaleler aldım. 2024 ve 2025'te alamadım. Etkin pişmanlıkçı Deniz Dörtyol'u kesinlikle tanımıyorum. Fatura kestiğimiz yok, toplantı yaptığımız yok, bir çekimde karşılaştığımız yok. Emrah Bağdatlı'nın, Baraka Yapımcılığın fiiliyatta yöneticisi olduğu iddiası tamamen asılsız ve dayanaksız. Zaten film işinde iyi olan benim. 2022-2023 yıllarında Medya A.Ş.'ye yaptığımız işler dışında pek çok diğer işler üretmiş karlı bir şirkettik. Medya A.Ş. çalıştığımız firmalardan yalnızca birisiydi. İddianamede Baraka Yapımcılık için "pek çok kereler ihtiyaç duyduğu finansal desteği giderebilmek adına örgüt tarafından birçok kez araç olarak kullanılmış olduğu anlaşılmıştır" diyor. Ama burada finansal bir delil veya başka bir şey de sunulmuyor. İhaleleri aldığımız, teslim ettiğimiz dönemde ödemeleri banka üzerinden yaptım, hizmet verdim, fatura kestim. Hizmet aldım, fatura aldım. Baraka Yapımcılık, Medya A.Ş.'den aldığı ihaleleri almadan önce de başarılı ve karlı bir şirkettir, bu sayede 20 yıldır var olabilmiştir" dedi.
Verilen öğle arasının ardından tutuklu sanık Onur Aldı'nın savunmasına geçildi. Aldı hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı olduğu, açık hava reklam mecraları, etkinlik ve organizasyon konularındaki bir kısım hukuksuz ihalelerde görev aldığı aktarılmıştı.
"İmzam olan evrakların hiçbirisiyle ilgili bir kamu zararı tespiti yoktur"
Aldı "Kültür A.Ş.'de Genel Müdür'e bağlı olarak Proje ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştım. Görevim, bağlı mekanların kiralanması, proje ve iş geliştirme, projelere sponsorlar ve fonlar bulunması, bütçe ve raporlama faaliyetlerinin yürütülmesiydi. Kısacası dışarıdan gelir getirici faaliyetleri yürütmekti. Genel Müdüre vekaleten imzam olan evrakların hiçbirisiyle ilgili bir kamu zararı tespiti yoktur. Defalarca hem satın alım hem de hak edişler yönünden denetlenmişlerdir. Yapılan satın almaların tamamı Sayıştay ve Mülkiye Müfettişleri tarafından denetlenmişlerdir. Yalnızca evrak kontrolü ve tekliflerin sıralanması olan komisyondaki imzamın bir dolandırıcılık faaliyetini oluşturması imkansızdır. Zaten ortada bir kamu zararı veya bu yönde de bir belge de bulunmamaktadır. İddianamenin iddia ettiği kamu zararı olan 86 milyon TL tutarın içinde de bir imzalı evrakım bulunmamaktadır. İddianamenin hiçbir sayfasında da Onur Aldı örgüt üyesi olarak şu talimatları, şu eylemleri, şu kişilerle ve şu amaçlarla gerçekleştirmiştir diyen bir cümle bulunmamaktadır. Tutuklanmam sırasında ifadesi bulunan gizli tanık, tanıklıktan çekilmiş" şeklinde savunma yaptı.
Duruşma Onur Aldı'nın avukatının savunmasının ardından sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Kaynak:İHA