'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Selim İmamoğlu "Ailemden aldığım maddi destekle yurt dışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum ve hala aynı kanaatteyim" dedi.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasının 12'inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada tutuksuz sanık, Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu savunma yaptı.
İddianamede 37 Numaralı eylemde yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu'nun suçtan elde edilen kazancı farklı tarihlerde Mehmet Selim İmamoğlu'nun hesaplarına gönderdikleri belirtilmişti. Örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'nun suçtan elde ettikleri kazancı yurt dışına çıkarmak maksadıyla Mehmet Selim İmamoğlu adına Hırvatistan'da şirket kurdukları da iddianamede açıklanmıştı. İddianamede bu yolla suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklandığı ifade edilmişti.
"Ailemden aldığım maddi destekle yurt dışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum"
Selim İmamoğlu iddianamede yer alan suçlamalara karşı savunmasında "Benim siyasetle hiçbir alakam olmamasına rağmen bu davaya dahil edildim. Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım. Burada olmamın gerçek sebebinin ise babam üzerinde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum. Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz. İddianameye göre bir eylemden sorumlu tutuluyorum. Üzerime isnat edilen eylemin ilk konusuna burada değinmek istiyorum. Üniversitemin son dönemlerine doğru aile şirketimizde resmi olarak yarı zamanlı çalışmaya başlamıştım. Şirketimize destek olduğum süreçte işlerimizi yurt dışına genişletmemiz gerektiğini düşünmeye başladım. Türkiye'de inşaat sektöründe başarmış bir ailenin 3. nesli olarak yurt dışında da şansımız olabilir mi diye inisiyatif almak istedim. İnşaat mühendisliği diplomamı aldıktan sonra bu isteğime yönelik hızlıca karar aldım ve yaptığım araştırmalar sonucunda Hırvatistan'da bir projeyi keşfettim. Bu projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim. Ailemden aldığım maddi destekle yurt dışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum ve hala aynı kanaatteyim. Böylece kazandığım deneyimleri annem ve dedemin de maddi desteğiyle yurt dışına taşıma konusunda ilk adımımı atmış oldum" dedi.
"Sportif yelkenliyi 2024 yılında 772 bin TL'ye satın aldım, bedelini de babamdan borç olarak aldım"
Selim İmamoğlu savunmasının devamında, "Türkiye Yelken Federasyonu'ndan sporcu lisansımı aldım ve yarışlara katıldım. Yarışlarda belli bir tecrübe kazandıktan sonra, bu yarışlara kendime ait bir yelkenli ile katılmak istedim. Yarış amacıyla kullanılan ikinci el 2009 model bir sportif yelkenliyi 2024 yılında 772 bin TL'ye satın aldım. Bedelini de babamdan borç olarak banka havalesiyle aldım. Sahibi olduğum bu yelkenli şu an yelken kulübünde eğitim amaçlı da kullanılmaktadır. Yani günün sonunda da bu iki konuda hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur. Bize bu yaşatılanlar kısa vadede birilerini rahatlatabilir ancak böyle devam ederse uzun vadede hepimizi zan altında bırakacak bir süreci yaşıyoruz. Haliyle yaşanılan hiçbir şeyin aslında hiç kimseye bir faydası yok. Türkiye'nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum. Herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Beraatimi, hesaplarımdaki tedbirin kaldırılmasını, yurt dışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum. En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Duruşma diğer tutuksuz sanıkların savunması ile sürüyor.
Kaynak:İHA