Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, zihinsel sağlığın korunmasının önem kazandığını belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Hedefimiz yalnızca yaşam süresini uzatmak değil; hafızası güçlü, üretken, bağımsız ve yaşam kalitesi yüksek bireylerin sayısını artırmaktır ve bu mümkün" dedi.
İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yalnızca daha uzun yaşamak değil, zihinsel olarak da sağlıklı kalabilmek güncel tıbbının en önemli hedeflerinden biri haline geldi. Hafıza, dikkat, karar verme ve öğrenme gibi bilişsel fonksiyonların korunmasına odaklanan Neurolongevity / Nörolongevity yaklaşımı ise beyin sağlığını yaşamın her döneminde destekleyerek sağlıklı yaşlanmanın kapılarını aralıyor.
Beyin yaşlanmasının kaçınılmaz olsa da doğru yaşam alışkanlıklarıyla yavaşlatılabileceğini belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, beyin sağlığının yalnızca ileri yaşlarda değil, genç erişkinlik döneminden itibaren korunması gerektiğine dikkat, çekerek, "Beynimiz, yaşam boyu kendini yeniden şekillendirebilen dinamik bir organdır. Bu yaklaşım yalnızca nörolojik hastalıkları tedavi etmeyi değil, hastalıklar ortaya çıkmadan önce beyin rezervini güçlendirmeyi ve bilişsel fonksiyonları mümkün olduğunca uzun süre korumayı hedefler" diye konuştu.
"Obezite gibi damar sağlığını etkileyen hastalıklar beyin sağlığını doğrudan etkiliyor"
Yaş alma sürecinde beyinde bazı doğal değişiklikler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Önal, bu değişimlerin yaşam tarzı seçimlerinden önemli ölçüde etkilendiğini şöyle paylaştı:
"Düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku, dengeli beslenme, zihinsel egzersizler, sosyal etkileşim ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması; beyin yaşlanmasını yavaşlatan en önemli faktörler arasında yer alıyor. Özellikle hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite gibi damar sağlığını etkileyen hastalıklar, aynı zamanda beyin sağlığını da doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan bilimsel çalışmalar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının orta yaşlardan itibaren benimsenmesinin ilerleyen yıllarda demans ve bilişsel gerileme riskini önemli ölçüde azaltabildiğini gösteriyor. Beynimizi ne kadar erken korumaya başlarsak, ileri yaşlarda bağımsız yaşamı sürdürme olasılığımız da o kadar artıyor."
"Hedefimiz; hafızası güçlü, üretken, bağımsız ve yaşam kalitesi yüksek bireylerin sayısını artırmaktır"
Yeni bilgi öğrenmenin, farklı hobiler edinmenin ve sosyal yaşamın içinde aktif kalmanın beyin için güçlü bir egzersiz olduğunu belirten Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Kitap okumak, yabancı dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, satranç su doku ve mandala gibi zihni çalıştıran aktivitelerle uğraşmak ya da yeni beceriler kazanmak; beynin farklı bölgelerini harekete geçirerek sinir hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendirebilir. Buna karşılık yetersiz uyku ve kronik stres, uzun vadede bilişsel performansı olumsuz etkileyebilir. Düzenli uyku alışkanlığı kazanmak, stresi doğru yöntemlerle yönetmek, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, fiziksel olarak aktif kalmak ve Akdeniz tipi beslenmeyi benimsemek beyin sağlığını destekleyen en önemli yaşam tarzı alışkanlıklarıdır. İşitme sağlığı da bu sürecin önemli bir parçasıdır. İşitme kaybı olan kişilerin işitme cihaz kullanması büyük önem taşır. İşitme kaybının tedavi edilmemesi, bilişsel gerileme ve demans riskini yaklaşık iki kat artırabilir. Bütüncül bir yaklaşımla hedefimiz yalnızca yaşam süresini uzatmak değil; hafızası güçlü, üretken, bağımsız ve yaşam kalitesi yüksek bireylerin sayısını artırmaktır ve bu mümkün" dedi.
Kaynak:İHA