Yazıcıoğlu’nun cezaevi arkadaşı konuştu, suikasta FETÖ izleri
BBP kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, Yazıcıoğlu'nun vefatının 17. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "terör riski var" denilerek arama çalışmalarının engellendiğini söyledi.
BBP kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, Yazıcıoğlu'nun vefatının 17. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "terör riski var" denilerek arama çalışmalarının engellendiğini söyledi.
Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişi, 25 Mart 2009 tarihinde Keş Dağı'nda helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Kazayla ilgili geride birçok soru işareti kaldı. Şehit gazeteci İsmail Güneş'in telefon konuşmaları ve otopsi raporları, helikopterdeki 2 GPS cihazının sökülmesi, olayın kaza süsü verilmiş bir suikast olduğu şüphelerini artırdı.
"Kaza değil suikastı"
Olay günü arama çalışmalarına katılan Muhsin Yazıcıoğlu'nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, o gün yaşananları anlatı. Gül, "25 Mart'ı anlamak için Muhsin Yazıcıoğlu'nu tanımak lazım. Muhsin Yazıcıoğlu'na yapılan suikastın neden yapıldığını bilmek lazım. Muhsin Yazıcıoğlu; bağımsız, hiçbir emperyalizme ve siyonizme boyun eğmeyen bir Anadolu yiğidiydi. Hazmedilmedi ve sonuç olarak katlettiler. Benim hem cezaevi arkadaşım hem ağabeyim. Kendisi 1978 yılından bu yana beraber yol yürüdüğüm bir insan" dedi.
"Köylüler yer gösterdi, yetkililer izin vermedi"
Gül, arama çalışmaları sırasında köy sakinlerinin kendilerini helikopterin düştüğü muhtemel noktaya yönlendirdiğini ancak yetkililerin "terör riski var" diyerek helikopterin yanına gitmelerine izin vermediklerini ileri sürüp, "Suikastın ardından herkesle beraber biz de oradaydık. Gittiğimizde köylülerin ifadesi çok açıktı. "Telefon sadece o dağda çekiyor, düştüyse oraya düşmüştür" dediler. Ama ne hikmettir ki o tarafa terör bölgesi diyerek hiç kimseyi bırakmadılar. Kışın o ayaz ve fırtınada hangi terörist orada olacak? Bizleri orada dağıttılar. Bilerek ve isteyerek katlettiler. Kayseri Valisi'nin "ayağı kırık, hastaneye sevk ettik" demesi, İsmail Güneş'in saatlerce telefonda konuşması, daha sonra çenesinin kırık çıkmasını düşünebiliyor musunuz? Saatlerce telefonda konuşuyor daha sonra çenesi kırık çıkıyor. Çenesi kırık birisi telefonda nasıl konuşur? Bu söylenenler mantığın almadığı bir şey. Oraya bir helikopterin düştüğü, o helikopterin başka bir helikopterle alındığı, parçaların toplandığı biliniyor. Rahmetli şehidimizi 3 gün orada bilerek, isteyerek katlettiler. Kimsenin ulaşmasına fırsat vermediler" ifadelerine yer verdi.
"Helikopterden cihazları sökenler Cumhurbaşkanına suikast düzenlemeye kalktı"
Gül, Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını taşıyan helikopterdeki cihazları söken askerlerin sadece hırsızlık suçlaması ile yargılandıklarını, daha sonra 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminde Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunduklarını hatırlatarak, " Helikopterdeki çalınan cihazlar için hırsızlık cezası veriliyor. Bu cinayetin bir parçasıdır. 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı'na suikast düzenlemek isteyenler, o cihazı sökenlerdi. Üzerinden 17 yıl geçti. 17 yıldır katiller ortaya çıkmadı. Bu olay kesinlikle kaza değil. Bu olayın cinayet olduğu apaçık ortadadır. Bilerek, isteyerek katlettiler. Aslında ana dosyanın açılması lazım. Yeniden soruşturmalar ve yargılamalar yapılması lazım. Bu yapılmadığı sürece bu adamlar ortaya çıkmayacak. 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanına suikast düzenlemek isteyenlerin kara kutuyu çalanlar çıktı. Bunun için meclis soruşturması yapılması lazım" şeklinde konuştu.
Kaynak: