Almanya'nın başkenti Berlin'de, Türk tasavvuf dünyasının en önemli isimlerinden olan Yunus Emre'nin yakın zamanda ortaya çıkarılan Raif Yelkenci nüshası ile Ritter nüshası ilk kez sergilendi. Berlin Devlet Kütüphanesi'nde korunan orijinal nüshalar, davetlilerin büyük ilgisini çekti.
Almanya'nın başkenti Berlin'de, Berlin Yunus Emre Enstitüsü ve Berlin Devlet Kütüphanesi işbirliğiyle düzenlenen programda Türk tasavvuf dünyasının en önemli isimlerinden olan Yunus Emre'nin el yazması nüshaları kamuoyuna tanıtıldı. Yunus Emre Divanı'nın yaklaşık 100 yıldır kayıp olduğu düşünülen ve yakın zamanda ortaya çıkarılan Raif Yelkenci nüshası ile Ritter nüshasının ilk kez sergilendiği davete Türkiye'nin Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu, Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, yazar Feridun Zaimoğlu, Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Reinhard Altenhöner ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Altenhöner, kütüphanelerindeki Doğu yazmaları koleksiyonunun Avrupa'nın en önemlilerinden biri olduğunu söyledi. Altenhöner, "Berlin Devlet Kütüphanesi hem kapsamı hem de içerik değeri bakımından Avrupa'nın en önemli Doğu yazmaları koleksiyonlarından birini içinde barındırıyor. Almanya, yaklaşık 43 bin Doğu yazması eserle önde gelen konumdadır. Dil bağlamında ise yazmaların yaklaşık 11 bin 500'ü Arapça, 10 bini de Hint dil geleneğine aittir. Osmanlı Türkçesi eserlerin sayısı ise yaklaşık 3 bin 500 eserle üçüncü grubu oluşturmaktadır. Farsça yazmalar ise 2 bin 500 adet ile kütüphanemizde temsil edilmektedir. Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça, aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin klasik üç dilli yapısını yansıtmaktadır" diye konuştu.
Altenhöner, "1919'dan itibaren koleksiyonun genişlemesinde özellikle üç isim öne çıkmaktadır. Oskar Rescher, Karl Süssheim ve Klaus Schwarz. Bu kişiler hayatta iken ya kütüphaneye yazmalar kazandıran bağlantılar kurmuş ya da yazmaları kendileri satmıştır. Kendi özel kütüphaneleri de ölümlerinden sonra Berlin Devlet Kütüphanesi'ne geçmiştir. Bunların içinde Oskar Rescher, özellikle faal bir yazma eser tüccarı olması sebebiyle diğerlerinden bariz şekilde ayrılır. Bugün sergilenen nadide Raif Yelkenci nüshası da Oskar Rescher'in aracılığıyla kütüphanemize kazandırılmıştır" diye konuştu.
"Yunus Emre'yi de kendi hakikati içinde anlamak gerekir"
Yunus Emre Enstitüsü Almanya Koordinatörü Zeliha Eliaçık ise, Türk tasavvuf dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Yunus Emre'yi birçok yönüyle anlamanın önemine vurgu yaparak, "Yunus Emre her tanımı aşan bir derinliğe sahiptir. Onu evrensel kılan şey köklerine olan derin bağlılığıydı. Nasıl ki William Shakespeare, İngiliz edebiyatı içinde ve Johann Wolfgang von Goethe, Alman düşünce dünyası içinde anlaşılırsa, Yunus Emre'yi de kendi hakikati içinde anlamak gerekir. Bu, onu sınırlamak değil, aksine derinleştirmektir" diye konuştu.
Averbek'ten Fuat Köprülü vurgusu
Programda Raif Yelkenci nüshasının yakın zamanda ortaya çıkarılmasında büyük emeği olan Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, Yunus Emre'yi Türk akademisine en erken tanıtan ve gündemlerine alan ismin Türk edebiyatçı Fuat Köprülü olduğunu hatırlattı. Köprülü'nün bu çalışmasıyla dünyada Türkoloji konusunda bir yer edindiğini ve Batı'nın dikkatini çektiğini belirten Averbek, "Gencecik biri bir kitap yazıyor, 3 kişiden bahsediyor. Biri de Yunus Emre" dedi.
Averbek, Yunus Emre'nin Raif Yelkenci nüshasının 1930'lardan beri kayıp olduğunu ve sadece fotoğraflarının bulunduğunu hatırlattı. Sergilenen nüshanın Oskar Rescher üzerine yaptığı araştırmalar sırasında Berlin Devlet Kütüphanesi'nde olduğunu tespit ettiğini belirten Averbek, kütüphanenin satın alma defteri ve fotoğraflar üzerinden değerlendirmelerde bulunduğunu söyledi. Averbek, "Raif Yelkenci nüshasının satın alma defterinde Yunus Emre Divanı olduğu ve satış rakamının ne olduğu 1931 kayıtlı olarak mevcut. Oskar Rescher tarafından satılıyor. Oskar Rescher, Berlin Devlet Kütüphanesi'ne 1913 ile 1936 yılları arasında bin 192 yazma satıyor. Bin 192, sıralasanız belki şu alanı doldurmayacak sayıda kitap ama kıymet bakımından çok kıymetli bir koleksiyon. İçinde Arapça, Türkçe yazmalar var. Çok kıymetli bir koleksiyon. Bugün görülen iki yazma da o koleksiyondan ikisi" dedi.
Tavukçuoğlu'ndan Yunus Emre sunumu
Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu da yaptığı sunumda, Yunus Emre'nin vücudu bir şehir olarak gördüğünü belirterek, "Kafa bu şehrin yönetim merkezidir. Bu yönetim merkezini hangi duygu ele geçirirse insanı o kontrol eder. Eğer öfke ele geçirirse öfke kontrol eder, eğer cömertlik ele geçirirse cömertlik kontrol eder" diye konuştu.
Tavukçuoğlu, Raif Yelkenci nüshasının Türk akademisinin ve Yunus Emre araştırmacılarının aşağı yukarı yüz yıldır peşinde olduğu bir divan nüshası olduğunu da kaydetti.
Etkinlikte yazar Feridun Zaimoğlu ise, "Allah'ı Arayanlar" başlıklı Almanca okumasında Yunus Emre'nin evrensel mesajını davetlilerle paylaştı.
Yapılan konuşmaların ardından Berlin Devlet Kütüphanesi himayesinde olan orijinal Yunus Emre nüshaları sergilendi. Davete katılanlar, yüzyıllar önce Anadolu'da yazılmış eserleri büyük bir hayranlıkla inceleyerek, bilgi aldı. Etkinlik sonunda düzenlenen konserde ise Yunus Emre ilahileri seslendirildi.
Kaynak:İHA