Karaman'ın Ermenek ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Zehra Uslu, üniversitede sağlık kurumları işletmeciliği okuduktan sonra ailesiyle birlikte çiftçilik ve hayvancılık yapmaya başladı. Uslu'nun günlük yaşamı ve oğlaklarıyla kurduğu bağ sosyal medyada ilgi odağı oldu.
Çocukluğundan itibaren hayvanlarla iç içe büyüyen Zehra Uslu, ailesi ilçe dışındaki bahçelerine gittiğinde çiftlikteki hayvanların bakımını tek başına üstleniyor. Hayvanlarına isimler veren ve onları tokalarla süsleyen 22 yaşındaki Uslu, günlük yaşamını ve oğlaklarıyla kurduğu bağı sosyal medya hesabından paylaşıyor. Uslu'nun paylaştığı görüntüler sosyal medya kullanıcıları tarafından büyük ilgi görüyor.
"Çocukluğumdan beri hayvanlara ilgim vardı"
Hayvanlara olan sevgisini anlatan Zehra Uslu, "Çocukluğumdan beri hayvanlara ilgim vardı. Tavşanlar, inekler ve özellikle yeni doğan oğlaklar benim için çok özel. Doğum zamanlarını büyük bir heyecanla beklerim. Büyüdükçe ailem başka bahçelerimize yatılı gitmeye başladı ya da geç saatlerde geldikleri oldu. Bu süreçte hayvanlara benim bakmam gerekti. Yavaş yavaş alıştım. Elbette zorlukları oluyordu ama insan yapa yapa alışıyor. Şimdi tek başıma kaldığımda da hayvanlara bakabiliyorum. Bakımlarını ve sağımlarını yapıyorum. Keçiler otlamaya götürülecekse onları götürüyorum, ahırın temizliğini yapıyorum. Tavşanları seviyorum, hayvanlarla ilgilenmek için ayrıca zaman ayırıyorum" dedi.
Annesinin kabul etmediği oğlağa anne şefkatiyle baktı
Ölen "Songül" isimli oğlakla arasında özel bir bağ kurulduğunu belirten Uslu, "Songül çok erken doğdu. Annesi onu kabul etmedi ve süt emzirmedi. Biz de sütü sağıp biberonla besliyorduk. Kış zamanıydı, sobanın yanına götürüyorduk, evde bizimle birlikte kalıyordu. Sabah tekrar getirip burada besliyorduk. Onu büyük bir ilgiyle büyüttük ancak daha sonra hastalandı ve maalesef öldü. Şu an Gökçe var. Gökçe de çok küçük ama Songül'ün yerini tutmuyor, kendisini çok sevdirmiyor. Songül çok evcildi, yanımızdan ayrılmazdı. Gökçe'de o özellik fazla yok ama ona da toka takıyorum. Songül'ü de toka takarak büyüttüm, hep pembe bir kurdelesi vardı" diye konuştu.
"Zorunlu olarak değil, içimizden gelerek ve severek bakıyoruz"
Baba Mehmet Uslu ise hayvancılığın kendilerine dededen kalma bir meslek olduğunu belirterek, "Hayvan sevgisi bize köylü çocuğu olduğumuz için dededen, babadan gelme. Az da olsa kendi çapımızda hayvancılık yapıyoruz. Bu bizim mesleğimiz. Zorunlu olarak değil, içimizden gelerek ve severek bakıyoruz. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yanı sıra tarım ve bahçecilikle de uğraşıyoruz. Biz olmadığımız zaman kızım sağım, temizlik, sulama ve yapılması gereken bütün işleri bizim yokluğumuzu belli etmeden yapmaya gayret gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Kaynak:İHA