Volkan KARABAĞ / KARS MANŞET
İlk tören Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı önünde Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Çelenk töreninin ardından Vali Rahmi Doğan, 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Turan İnan, Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta ve Kars Milletvekili Selahattin Beyribey ile birlikte Hükümet Konağı’nda tebrikleri kabul etti.
Hükümet Konağı önünde devam eden programda Vali Doğan, Tugay Komutanı Tuğgeneral İnan ve Başkan Karaçanta’nın halkı selamlayarak 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlaması ile başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Fahrettin Kırzıoğlu Bilim ve Sanat Merkezi Öğretmeni Ali Kasım Bulut, “Bugün burada 30 Ağustos Zafer Bayramının 95. yıldönümünü onur ve kıvanç içerisinde kutlamak üzere toplanmış bulunmaktayız.” dedi.
Bulut yaptığını konuşmasında şunları söyledi: “Sözlerime başlamadan evvel, bizlerin bu günlere gelmesini sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, gözlerini kırpmadan canlarını feda eden tüm şehitlerimize, kahraman Mehmetçiklerimize ve aziz milletimize en derin şükranlarımı sunar, sizleri en kalbi duygularımla selamlarım.
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla, ülkemiz sürekli işgal altında tutulmak, insanlarımız esaret altında bulundurulmak isteniyordu. Tarih boyunca, hür ve bağımsız bir şekilde varlığını devam ettiren Türk milleti, asla bu durumu kabul etmemiş, dünyanın en büyük bağımsızlık mücadelesini yüz binlerce şehit vererek kazanmasını bilmiştir.
19 Mayıs 1919`da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla Kurtuluş Savaşı başlamıştır, Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri ile milli birlik ve beraberlik sağlanarak tek bir vücut haline gelinmiştir.
23 Nisan 1920`de TBMM kurulmuş, böylelikle hem memleketin yönetimi milletin iradesine verilmiş, hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara olmuştur. TBMM “Misak-ı Milli sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü”nden hareketle, düşmanla mücadele kararı almış, oluşturulan düzenli ordularla savaşa girilmiştir.
İlk başarı, yaşadığımız bölgenin de içinde bulunduğu Doğu Cephesinde Ermeni çetelerine karşı kazanılmış, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapılarak elde edilen başarılarla ordu ve milletin moral gücü en üst seviyeye çıkmıştır. İnönü Savaşlarının kazanılmasıyla Yunanlılara ağır kayıplar verdirilmiş, ancak Yunan ordusu yeniden saldırıya geçmiş, bu saldırı üzerine Mustafa Kemal, Türk ordusuna: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini vermiştir. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakarlıkla bu karara uymuş, 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, ordumuz savunma durumundan taarruz durumuna geçmiştir. Bu zaferin sonunda, TBMM’nce, Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verilmiştir.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından büyük bir taarruz hareketiyle düşmanın tamamen yok edilmesi kararı alınmış, 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlanmıştır. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922`de düşmana saldırmış, bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirilmiştir. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alınmış, sağ kalanlar ise esir alınmıştır.
Atatürk’ün başkomutanlığında yapılan bu savaş, “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak adlandırılmış, Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edilmiş, 9 Eylül 1922`de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan tamamen temizlenmiştir.
Düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline “dur” diyen ve kanının son damlasını akıtmadan yurdunu bırakmayacağını tüm dünyaya ispatlayan ordumuzun bu onurlu zaferini, her yıl 30 Ağustos günü kıvançla kutlamaktayız.
30 Ağustos Zafer Bayramını kutladığımız bu günde Türkiye Cumhuriyetimizin varlığını devam ettirmek adına var gücümüzle çalışacağımızı ifade ederek, burada bulunan herkesin ve büyük Türk Milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramını canı gönülden kutlarım.”
Yapılan konuşmaların ardından Kars Alpaslan Anadolu Lisesi öğrencilerinden Hilal Apaydın “Akdenize Doğru” başlıklı şiir okundu. Resmi geçit töreni düzenlendi. 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri Garnizon Şehitliği'nde devam etti. Garnizon Şehitliğinde düzenlenen törende protokol üyelerinin çelenk koyması ile başlarken Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından saygı atışı yapıldı. Şehitlik defterini imzalayan Vali Rahmi Doğan daha sonra protokol üyelerinin şehitliği gezmesi ve şehit mezarlarına kırmızı ve beyaz karanfil bırakılması ile tören sona erdi.
Vali Doğan’ın şehitlik defteri yazısı ise şöyle:
Kahraman Şehitlerimiz,
Aziz Türk Milletinin tüm dünyaya meydan okuyarak var olma mücadelesi verdiği ve tarihte eşine rastlanmayan bir kahramanlık destanına dönüştürdüğü Büyük Zafer'in 95’inci yıldönümünü kutluyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde, aziz milletimizin “ Ya İstiklal, Ya Ölüm” düsturuyla, nice fedakarlıklarla verdiği bağımsızlık mücadelesini zaferle taçlandırdığı 30 Ağustos Zaferi, şanlı tarihimizde açılan altın sayfalardan biridir.
Her karış toprağı siz kahraman şehitlerimizin mübarek kanlarıyla sulanarak elde edilen cennet vatanımızı ve milletimizi bölmek-parçalamak isteyen, Atatürk’ün deyimiyle “dahili ve harici bedhahlar” günümüzde de karşımıza çıkmış olabilir.
Ancak; herkesin çok iyi bilmesi gerekir ki; geçmişte Kurtuluş Savaşıyla tüm dünyaya meydan okuyarak vatanını canı pahasına koruyan aziz milletimiz, vatanımıza kasteden günümüzdeki düşmanlarına karşı da sonuna kadar mücadele edecek, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü koruyacak, dünya durdukça bağımsızlığından asla ödün vermeyecektir.
Bu anlamlı günde siz aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bir kez daha söz veriyoruz ki; millet olarak, ecdadımızdan miras aldığımız bu cennet vatanın ebedi bekçisi olacağız.
Ülkemizin varlığına kasteden iç ve dış hiçbir güç, istiklalimizin ve istikbalimizin üzerine gölge düşüremeyecek, Türkiye'yi bölemeyecek, devletimizi yıkamayacak, ezanlarımızı susturamayacak, bu ülkeye diz çöktüremeyecek, ay-yıldızlı al bayrağımız dünya durdukça göklerde dalgalanmaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti dünya durdukça var olacaktır.
Bu gurur günümüzde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, geçmişte ve günümüzde canlarını bu topraklar için feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Ruhunuz Şad Olsun…