30 Ekim Kars’ın Kurtuluşu mesajları
AK PARTİ KARS MİLLETVEKİLLERİ AHMET ARSLAN, PROF. DR. YUNUS KILIÇ
Serhat Şehrimiz Kars tarih boyunca hep ilklere tanıklık etmiş, Türklerin Anadolu'ya girdiği ilk nokta olmasıyla, 1072'de Anadolu’da yapılan ilk cami ile, 90 bin şehidi ile, Selçukluların yaptığı ilk kaleye sahibiz. Biz 1855'te düşmana karşı mücadele verdikten sonra Sultan Abdülaziz tarafından ilk berat ve ilk gazilik unvanını almış bir iliz. Kars 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında düşman istilasına uğrayan serhat Şehrimiz Kars, 43 yıllık işgalin ardından Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa'ya bağlı birliklerin ileri harekatıyla 30 Ekim 1920 günü yeniden vatan topraklarına katılmıştır. Kars ve çevresinin kurtuluşu, Anadolu'nun düşman işgalinden kurtarılmasında ordumuzun ve halkımızın moral motivasyonunu son derece yükseltmiştir. Bu zafer, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ilk resmi zaferi olmuş ve zaferin ardından imzalanan Gümrü Anlaşması da Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ilk resmi anlaşması olmuştur. Kars'ın kurtuluşuyla birlikte devletimizin kuzeydoğu sınırları çizilmiş ve modern Türkiye'nin temelleri atılmıştır. Anadolu'nun kurtuluşunda önemli bir merhaleyi teşkil eden serhat şehrimiz Kars'ın kurtuluşunun 92 inci yılını kutluyor, kurtuluşta emeği geçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir Paşa başta olmak üzere bütün gazi ve şehitlerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
KARS BELEDİYE BAŞKANI NEVZAT BOZKUŞ
Daha dün büyük bir sevinç ve gururla kuruluş yıldönümünü kutladığımız cumhuriyetimizin ilk tohumları Kars’ta atılmıştır. Tarihin her döneminde şanlı mücadeleler veren Karslılar, 1918 Mondros Mütarekesinden sonra ordu desteğinden mahrum ve kendi kaderiyle baş başa kalınca yılmamış, engin vatan sevgisi ve başarma azmiyle mücadeleye devam etmişlerdir. 30 Ekim 1920’de kazım Karabekir komutasındaki Türk ordusuyla bütünleşip, Rus işgalinden ve daha sonra buna eklenen ermeni çetelerinin zulmünden bu güzel şehrimizi kurtarmışlardır. Kurtuluş savaşımızın dönüm noktalarından birini teşkil eden ve milli mücadelemizin batı bölgelerimizde yoğunlaşmasına imkan sağlayan ve cumhuriyete giden yolu açan Kars’taki direnişimiz, milletçe yazdığımız kurtuluş destanlarımızdan biridir. 30 Ekim 1920 Kars’ın kurtuluşu, yüce devletimizin ilk zaferidir. Kars’tan başlayan bu zafer muştusu, dalga dalga tüm yurda dağılmış, milletimizin sinesini ve özünü, galibiyet ve muzafferiyet duygusuyla doldurmuş; batı cephesinde düşman güçlerine karşı birlik ve beraberliği perçinlemiştir. Kars’ta gösterilen asil davranış, bir destana dönüşmüş, cumhuriyete giden yol kısalmıştır. Candan aziz bildiğim Karslılar; tarihin derinliklerinde bu güzel şehrimiz için canlarını feda eden şehitlerimize yakışan insanlar olmak zorundayız. Şehrimizi el birliği ile gerektiği yere taşıma mecburiyetindeyiz. Bu zorunluluk hepimizin boynunun borcu olan bir sorumluluktur. Bizler bütün çalışmalarımızda şehrimizi daha güzel ve daha yaşanılır bir şehir haline getirmenin çabası içerisindeyiz. Kars’ta yaşayan her insanın Kars’a hizmet etmenin sorumluluğunu taşıması gerekmektedir. Ancak bu gelişim ve değişim elbette yeterli değildir. Daha çok çalışıp şehrimizi olması gereken yerlere taşımalıyız. Bu düşüncelerle başta Kars halkının olmak üzere tüm Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını ve Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü yürekten kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk, aziz şehitlerimiz ve gazilerimizin manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum.
KAÜ REKTÖRÜ PROF. DR. SAMİ ÖZCAN
20 Eylül 1920 tarihi itibari ile Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa kumandasında başlayan ileri harekât çerçevesinde 30 Ekim 1920 tarihinde Serhat Şehrimiz Kars düşman işgalinden kurtarılmış ve yeniden anavatana katılımı sağlanmıştır. 92. yıldönümünü idrak ettiğimiz bu kutlu gün münasebetiyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve mimarı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, Doğu Cephesi Komutanı ve mümtaz kurtarıcımız Kazım KARABEKİR Paşa ile tüm silah arkadaşlarını ve şanlı ecdadımızı minnet ve hürmetle yâd eder, şahsım ve Üniversitemiz adına saygılar sunarım.
AK PARTİ KARS İL BAŞKANI AV. ENSAR ERDOĞDU
Milli mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal başkanlığında Sivas Heyet-i Temsiliyesi bir durum değerlendirmesi yapmış ve İtilaf Devletlerinin Bolşevik Hükümeti ile ilişki kurmasını önlemek amacıyla Kafkasya’ya ağırlık verilmesi kararına varmıştır. Güney Kafkasya’nın Ermeni ve Gürcü denetimine geçmesinden sonra Nisan 1919’da başlayan Kuva-i Milliye eylemleri 1920 başlarında, 15.Kolordu’nun desteği ile birlikte, büyük bir yoğunluk kazandı. Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti’nin dağıtılmasından sonra, Ermeni denetimi neredeyse tüm Kars yöresini kapsamış, sadece Çıldır uzun süre bunun dışında kalabilmiştir. Ermeniler Şubat 1920’de bölgeyi ele geçirmek için büyük bir saldırı başlatmış ve 17 Şubat’ta Çıldır ve Arpaçay'a ulaşmışlardır. Bu gelişmeler üzerine Heyet-i Temsiliye Elviye -i Selase’nin (Üç Vilayet, Kars, Ardahan ve Batum'un) yeniden elde edilmesini uygun buldu ve bu amaç doğrultusunda 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa hızla hazırlıklara girişti. Erzurum ve Van vilayetleri ile Erzincan sancağında seferberlik ilan edildi. Kazım Karabekir Paşa, hükümete harekâtın 23 Haziran’da başlayacağını bildirerek, karargâhını Horum’a taşıdı. 28 Eylül 1920’de Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa Sarıkamış yönünde harekete geçerek, 29 Eylül’de Sarıkamış’ı kurtardı. TBMM Hükümeti’nin 'Doğu Harekâtı’nın Kars’a dek uzatılmasını istemesi üzerine; Doğu Cephesi birlikleri 28 Ekim 1920’de yeniden saldırıya geçti.9. Kafkas Tümeni 30 Ekim’de Ermenilerin direnişini kırarak Kars’a girdi. 20 Kasım’da Ermenilerle yapılan ateşkesin ardından 22 Kasım 1920'de Gümrü’de başlayan barış görüşmeleri 2 Aralık’ta sonuçlandı ve Ermenistan Hükümetiyle T.B.M.M Hükümeti arasında bir barış antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Kars Sancağı’nın bütünü Türkiye topraklarına katıldı. Antlaşma öncesinde Ermenistan’ın elinde bulunan Tuzluca Kazası da Türklere verildi. Ancak imzadan bir gün sonra, Sovyet Kızılordu Birlikleri Ermenistan’a girdiler. Taşnak Hükümeti devrilerek yerine Ermenistan Sovyet Hükümeti kuruldu bu durumda anlaşma da onaylanamadı. Kızılordu’nun harekâtı Gürcistan’a yönelince, Tiflis’teki Gürcü Hükümeti Ankara’ya başvurdu ve TBMM'nin desteğini istedi. Bu destek karşılığında Batum, Ardahan ve Artvin Türklere bırakılacaktı. Gelişmeler sonucunda Şubat 1921’de Ardahan ve Artvin Sancakları’nın Gürcistan Hükümeti tarafından Türkiye’ye bırakıldığı açıklandı. Doğu cephesi birlikleri de aynı gün harekete geçerek, bu iki şehri Türkiye’ye kattılar. 16 Mart 1921’de Sovyet Hükümetiyle imzalanan Moskova Antlaşması ile Kars ve Artvin'in Sovyet Rusya ile olan sınırları belirlendi. Bu antlaşmaya göre, daha önce Elviye-i Selase içinde yer alan Batum ve ayrıca Ahıska ile Ahılkelek Türkiye sınırları dışında kaldı. Moskova Antlaşması’ndan 7 ay sonra 13 Ekim 1921’de Kafkasya’daki Sovyet Hükümetleri ile Türkiye arasında Kars’ta yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma, Sovyet Rusya yönetimi ile Moskova’da yapılan antlaşmanın yinelenmesi anlamını taşıyor, Kars’ın ve Artvin’in bugünkü sınırlarının taraflarca bir kez daha onaylandığını ifade ediyordu. Milli Mücadele süresince doğu cephesinde yeni bir askeri ya da siyasal gelişme olmadı. Bu cephenin birlikleri de, kısa bir süre sonra, Batı Cephesi’ne gönderildi. Bu duygularla Kars’ımızı tekrar anavatan topraklarına dahil eden aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor ve Kars’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. Yıldönümünü kutluyorum.
KARS- ARDAHAN- IĞDIR SERHATLILAR BİRLİĞİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI ERDOĞAN YILDIRIM
Anadolu’nun düşman işgaline karşı başlatılan Kurtuluş Savaşımızda, ordumuz, 30 Ekim 1920’de Kars’ı yıllar süren Rus işgalinden ve daha sonra buna eklenen Ermeni çetelerinin zulümden kurtarmıştır. 1920 yılının Eylül ayında Türk-Rus mutabakatının sağlanması üzerine 28 Ekim 1920’de Kâzım Karabekir komutasında harekete geçen Türk kuvvetleri, 10 gün süren bir harekât sonunda Ermenileri kesin yenilgiye uğratmış, bu harekâtta Türk tarafı 46 şehit vermiştir. Doğu Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa’nın emrindeki kuvvetler 29 Eylül’de Sarıkamış’ı geri aldıktan sonra, 28 Ekim’de Kars’ı kurtarmak için harekete geçmiş ve 9. Kafkas Tümeni’nin şehre girmesiyle, 30 Ekim 1920 de serhat şehrimiz Kars düşman işgalinden kurtarılmıştır. Tam 43 yıl esareti yaşayan Kars halkı yılmamış, içlerindeki vatan sevgisinin büyüklüğü ve azimleriyle, cesaret ve kararlılıkla mücadele etmişlerdir. Kars halkı esaretten kurtulmak ve vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak pahasına gerekirse canını bile feda etmekten kaçınmamış genciyle, yaşlısıyla bütün olumsuz şartlara göğüs gerip adeta birbirleriyle kenetlenerek tek bir inanç ve tek bir yürekle her türlü müdahaleye karşı direnmiş, sonunda bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır. Hiç şüphe yok ki bu zafer Kurtuluş Savaşımızın dönüm noktalarından birini teşkil etmektedir. Çünkü topraklarımızın her bir karışında olduğu gibi Kars’ta da kurtuluş mücadelesi verilmiş ve ilk olarak Kars halkının gösterdiği bu üstün gayretin sonunda Kars düşman işgalinden kurtarılmıştır. Kars’ın kurtuluşu düşmana karşı alınan ilk başarıdır. Bu başarı mücadele veren Türk halkına büyük bir moral olmuş ve Cumhuriyete giden yolu açarak 29. Ekim.1923 tarihinde Cumhuriyetimizin kurulmasıyla taçlanmıştır. Bu şanlı zaferin ardından 92 yıl geçmiştir. Kars, geçmişten günümüze sadece doğunun kilit kenti değil, bütün bir Anadolu’nun kader kentidir. Kars, stratejik açıdan bulunduğu bölgenin merkezi olmuştur. Hedefimiz; Ulaşımda, haberleşmede, sanayide birçok sorumluluk alarak Kars’ımızın arzu ettiğimiz noktaya ulaşmasını sağlamak olmalıdır. Bölgemiz insanı kıymetli hemşerilerim Türkiye’nin kalkınmasından ve gelişmesinden hedeflenen payı almaya başladığında, eminim ki aldığından daha fazlasını bölgesine ve ülkesine verecektir. Kars’ımız için çok önemli olan diğer bir konu ise Kars halkının Türk Milli mücadelesinde gösterdiği üstün başarıdan dolayı Sultan Abdülaziz tarafından tarihimizde ilk berat ve ilk “Gazi” unvanının ilimize verilmiş olmasıdır. Bu unvan Kars ve biz Karslılar için ayrı bir önem taşımaktadır. Sınırı bekleyen il olmanın, serhat şehri olmanın değerini biliyor ve bununla gurur duyuyoruz. Kars’ımıza “Gazi” unvanını yeniden kazandırmak istiyoruz. Bu doğrultuda Federasyonumuz, Milletvekillerimiz Vali, Belediye Başkanlarımız, STK Kuruluşları Başkanları ve değerli hemşehrilerimiz ile elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Bu duygularla Kars’ımızı tekrar anavatan topraklarına dahil eden aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor ve Kars’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. Yıldönümünü kutluyorum. Saygı ve sevgilerimle.