ABD Baharını Yaşıyor

ABD, yeni ve yeniden bir ırkçılık tartışmasının yol açtığı isyandalgasıyla boğuşuyor.

ABD Baharını Yaşıyor

ABD, yeni ve yeniden bir ırkçılık tartışmasının yol açtığı isyandalgasıyla boğuşuyor.
 

2012 Şubat ayında ABD'de hispanik beyaz mahalle

bekçisi George Zimmerman'ın, 'şüpheli' bulduğu 17 yaşındaki siyahi genç

Martin Trayvon'ı silahla kalbinden vurarak öldürmesi ve mahkeme

tarafından suçsuz bulunması Afro-Amerikan siyahiler başta olmak üzere

ırkçılık karşıtı ABD'liler arasında öfkeye yol açarken, ülkede iç ve dış

güvenlikle ilgili bir çok konuda olduğu gibi bu olayda da silah

lobisinin etkinliği konuşuluyor. Mahkemenin 'suçsuzdur' kararının

altında yatan asıl neden de silah lobisine bağlanıyor. Zimmerman'ın

müdafasının dayandığı baş yasa, 'Yerini Koru' yasası.

OBAMA 'TARAFSIZ'

'Ulusal Silah Birliği' üzerine yazılmış kitapları olan Siyaset Bilimci

Robert Spitzer 'Martin davasında asıl zanlı Zimmerman değil, 'Yerini

Koru' yasasıdır' diyor. Çünkü bu yasa meşru müdafaa sebebiyle kendini

korumak için öldüren vatandaşın yararından çok silah lobisi yararına.

Söz konusu yasa Ulusal Silah Birliği (NRA), Amerikan Yasal Değişim

Konseyi (ALEC) ve pragmatist siyasetçilerin işbirliğinin bir ürünü.

Los Angeles'ta düzenlenen ırkçılık karşıtı protestolar şiddete dönüştü,

13 kişi gözaltına alındı. Önceki akşam geç saatlerde bir grubun trafiği

kestiği, bazı tutuklamaların olduğu, yer yer polisin plastik mermi

kullandığı ve bir otelin lobisine zarar verildiği belirtildi. Siyahi bir

genci döven polislerin serbest kalmasının ardından 1992'de 6 gün boyunca

isyanlara sahne olan Los Angeles'ta, özellikle Long Beach'de cuma günü

'Barış Yürüyüşü' adı altında büyük bir gösteri yapılması planlanıyor.

Amerikan baharı!

ABD'deki ırkçılık karşıtı protesto gösterileri çığ gibi büyüyor. 100

şehirde Cumartesi günü için büyük gösteri çağrıları yapılırken,

süregelen eylemlerde Martin'in vurulduğu gece giydiği kapişon ve

elindeki poşette bulunan 'skittles' şekeri eylemlerin sembolü haline

geldi. ABD'nin Eyaletlerinin farklı şehirlerinden 'Adalet yoksa barış da

yok' sesleri yükselirken özellikle Newyork, Los Angeles, Ohio ve

Chicago'daki gösteriler dikkat çekici.

Öldürmeyi teşvik eden yasa

Zimmerman'a 'meşru müdafaa' hakkını veren Yerini Koru Yasasına göre,

kişi bir tehdit olduğuna dair makul bir hisse kapılmışsa, kendini

savunmak için ateş edebiliyor. Ancak bu yasanın sadece kişilerin mülkünü

mü kapsadığı yoksa umuma açık alanları da mı kapsadığı konusu eyalet

yasalarına ve durumlara göre değişiyor. Yasa kişiye sadece silah

bulundurma ve kullanma hakkını vermekle kalmayıp toplumsal tepki

olasılığı sebebiyle öldürdükten sonra 6 hafta içinde silahla birlikte

kaçma hakkı tanıyor ki bu kanuna dayanarak, Martin ilk öldürdürüldüğünde

polise araştırma ve tutuklama hakkı tanınmamış ve Zimmerman hemen

serbest bırakılmıştı.

Keşke bekçimiz olsa!

Zimmerman için 6 Jüri üyesi tarafılan verilen 'Suçsuzdur' kararıyla

ilgili detaylar, adı açıklanmayan, 'B037' 'kod adlı' jüri üyesinin CNN'e

konuşmasıyla ortaya çıktı. Başlangıçta aralarında görüş ayrılığı olan 6

Jüriden 3'ünün Zimmerman'ın 'suçsuz', 2'sinin 'kasıtsız adam öldürme',

1'nin ise 'ikinci dereceden cinayet' yönünde görüş bildirdiği öğrenildi.

Zimmerman'ın hayati endişesi olduğuna dair hiç süphem yok diyen Jüri

üyesi 911 ses kaydında yardım için bağıran sesin de Zimmerman'a ait

olduğuna inanıyor. Jüri, 'Zimmerman'ı kendi mahallenizde bekçi olarak

görmek ister miydiniz?' sorusuna 'memnuniyet duyarım' cevabını verdi.

Türkiye Gündem Haberleri