ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı'na ilişkin yaptığı açıklamada, "Gemiler hareket etmiyorsa, bu İran ile yaptığımız anlaşmanın doğrudan ihlali olur" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Körfez turunun son durağı olan Bahreyn'de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Rubio, "Çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik" dedi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden İran'ın ücret alacağı yönündeki haberlere değinen Rubio, Körfez İşbirliği Konseyi'nin gemilerden ücret alınmasına karşı olduğunu belirterek, "Diyelim ki çıldırdık, aklımızı tamamen yitirdik ve bir geçiş ücreti ya da ücret mekanizmasını kabul etmeye karar verdik. Bu nasıl işleyecek? Bu uygulanabilir bir şey değil. Çünkü ödeme yapmamanın sonucu ne olacak? Diyelim ki bir gemi, "Peki, ben bu ücreti ödemeyeceğim" dedi. Bu, karayolundaki geçiş ücreti gibi değil, postayla ceza makbuzu yollayamazsınız. Onlara ateş açılır. Bir gemiye ateş açarsanız, bir gemiyi batırırsanız, diğer gemiler hareket edemez. Dolayısıyla bu tür bir sistem sadece akılsızca olmakla kalmaz, aynı zamanda gerçekleşemez. Uygulanabilir bile değildir. O halde bu hayali şimdiden bir kenara bırakabilirsiniz" dedi.
Körfez ülkelerinin görüşmede bazı ciddi endişelerini dile getirdiklerini aktaran Rubio, "Bizim tek ilgilendiğimiz konu, gemilerin hareket edip etmediği. Gemiler hareket etmiyorsa, bu İran ile yaptığımız anlaşmanın doğrudan ihlali olur. Umman ile ilişkilerimiz iyi durumda. Ummanlılar, Hürmüz Boğazı'nda bir geçiş ücreti sisteminden yana olmadıklarını söylediler. Lübnan için istediğimiz şey barışçıl bir gelecek" dedi.
"Siyasi kademelerde bizimle işbirliği yapmaya daha istekli görünen bazı kişiler var"
İran rejiminin hala radikaller tarafından yönetildiğini savunan Rubio, "Rejim her zaman onlar tarafından yönetildi ve hala da onlar tarafından yönetilmeye devam ediyor. Siyasi kademelerde, daha esnek ve bizimle işbirliği yapmaya daha istekli görünen bazı kişiler var. Müzakerelerimizi sürdürdüğümüz kişiler işte bunlar" dedi.
"İran, ABD'ye kıyasla Avrupa için daha büyük bir tehdit oluşturuyor"
İran'a yönelik saldırılarda Avrupa ülkelerinin ABD'ye üslerini kullanmasına izin vermemesine değinen Rubio, "Avrupa'nın askeri üslerin kullanımına izin vermemesi, kıta ile ABD arasındaki ittifakı zayıflatıyor. İran, ABD'ye kıyasla Avrupa için daha büyük bir tehdit oluşturuyor" dedi.
"Alaska'da bir öneri sunuldu"
Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Ağustos 2025'te ABD'nin Alaska eyaletine bağlı Anchorage'ta ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmeye değinen Rubio, "Alaska'da bir anlaşma yapılmadı; Alaska'da bir öneri sunuldu. Bu hiçbir zaman bir anlaşma olmadı" ifadelerini kullandı. Putin, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Ukrayna ile gelecekte yürütülecek her türlü diplomatik girişimin Trump ile yaptığı zirvede ele alınan şartlara da dayanması gerektiğini aktarmıştı.
"Önümüzdeki 48 saatin ardından daha iyi bir değerlendirme yapabileceğiz"
Venezuela'da art arda meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremlere değinen Rubio, ABD'nin Venezuela'ya "büyük ve hızlı" destek sağladığını belirterek, Virginia eyaletine bağlı Fairfax'tan ve Los Angeles'tan Venezuela'ya arama ve kurtarma ekipleri gönderdiklerini açıkladı. Venezuela'ya arama-kurtarma çalışmalarında sahada ekiplerin yanı sıra uydu görüntüleri ile de yardımcı olduklarını aktaran Rubio, bunların önümüzdeki 48 ila 72 saat içindeki acil kısa vadeli ihtiyaçlar olduğunu ifade etti. Venezuela'daki durumun "önümüzdeki 48 saatin ardından" daha iyi değerlendirilebileceğini belirten Rubio, "İkinci aşama ise elbette onların uzun vadeli ve acil ihtiyaçlarını belirlemek olacak. Önümüzdeki 48 saatin ardından bu konuda daha iyi bir değerlendirme yapabileceğiz" dedi.
Rubio ayrıca, ABD'nin Venezuella'nın internet ve telekomünikasyon hizmetlerini yeniden kurmasına yardımcı olmak için neler yapılabileceğini değerlendireceğini söyledi. Venezuela'da asıl hedeflerinin enkaz altında kalanları kurtarmak olduğunu ifade eden Rubio, "Şu anda enkaz altında mahsur kalan insanlar olduğu konusunda endişeliyiz. Onların kurtarılmasına yardımcı olmak istiyoruz. Bu kişilerden bazılarının ABD'de yaşayan akrabaları var ancak ne olursa olsun ABD her zaman insani krizlere, özellikle de kendi yarımküresindeki krizlere müdahale etmiştir. Şu anda odaklandığımız konu budur" dedi.