ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, savunma harcamalarını yeterince artırmayan müttefikleri bedavacılıkla suçlayarak, "NATO'nun en büyük ekonomilerinden bazıları, en zengin ülkelerinden bazıları bedavacılık döneminin hala devam ettiğini düşünüyor gibi görünüyor" dedi.
Belçika'nın başkenti Brüksel'deki NATO karargahında gerçekleştirilen NATO Savunma Bakanları Toplantı başladı. Toplantının açılışında ilk söz alan isim NATO Genel Sekreteri Mark Rutte oldu. Toplantının üç hafta sonra Ankara'da düzenlenecek zirve öncesindeki son önemli aşama olduğunu ifade eden Rutte, "Bugün Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın kendi konvansiyonel savunmaları için daha fazla sorumluluk üstlenme konusundaki adımlarını ele alacağız. Güvenliğimizde daha dengeli ve daha iyi bir yapı oluşturmak için daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO inşa ediyoruz" dedi.
Müttefiklerin NATO'nun savunmaya GSYH'nin yüzde beşinin ayrılması hedefine yönelik net ilerleme ve inandırıcı yol haritaları koymaları gerektiğini vurgulayan Rutte, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın bir önceki yıla nazaran 90 milyar dolar fazla yatırım yaptığını ve yalnızca bir yıl içinde yüzde 20'lik bir artış ortaya koyduklarını ifade etti.
Bugün İran'a ilişkin konuların da masaya yatırılacağına işaret eden Rutte, "Müttefikler uzun zamandır İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemeyeceği konusunda hemfikir. Bugün, ABD'nin attığı adımlar sayesinde İran bu hedeften yakın geçmişte hiç olmadığı kadar uzak durumda. ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından ortaya çıkan barış ihtimali hepimizi cesaretlendiriyor" dedi.
Rutte, toplantıda müttefiklerin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü desteklemeye yönelik uluslararası çabalara somut katkılarını ele alacaklarını duyurdu.
Hegseth: "NATO çok uzun süre kağıttan kaplan olarak kaldı"
Toplantının açılışında söz alan ABD Savunma Bakanı Hegseth, NATO Genel Sekreterinin de huzurunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO için kullandığı "kağıttan kaplan" ifadesine başvurdu. Hegseth, "Trump yönetiminin son bir buçuk yıldır tekrar tekrar vurguladığı üzere, müttefiklerimiz daha fazla sorumluluk üstlenmeli" dedi. ABD'li Bakan, "NATO çok uzun süre kağıttan kaplan olarak kaldı ve bu tek yönlü bir ilişki oldu. Artık olmayacak. Lahey Zirvesi'nin özü de budur. Savunma harcamalarına ilişkin taahhütlerin amacı da budur. Amaç, NATO'yu yeniden gerçek bir askeri ittifaka dönüştürmektir. Sert güç ve gerçek caydırıcılık üzerine odaklanan bir ittifaka dönüştürmektir" dedi.
"Avrupa'nın ABD'ye bağımlı olması amaçlanmamıştı"
Avrupa'nın konvansiyonel savunmasına bizzat Avrupalı müttefiklerin öncülük etmesi gerektiğini ve NATO'nun her zaman olması gereken şeyin bu olduğunu vurgulayan Hegseth, NATO'nun tarihine gönderme yaparak, "Avrupa'nın ABD'ye bağımlı olması amaçlanmamıştı" dedi.
Hegseth ayrıca ABD'nin eski başkanlarından Eisenhower'ın 1951'de Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı olduğu dönemde yaptığı, "Eğer ulusal savunma amacıyla Avrupa'da konuşlandırılmış tüm Amerikan askerleri 10 yıl içinde ABD'ye geri dönmüş olmazsa, bu süreç tamamen başarısız olmuş demektir" şeklindeki açıklamasından alıntı yaptı.
"NATO yönünü kaybetti"
NATO'nun soğuk savaştan sonra bu ruhu kaybettiğini söyleyen Hegseth, "NATO bölge dışı operasyonlara yöneldi, savaşla hiçbir ilgisi olmayan konulara kaydı. Tanklar, savaş uçakları ve hava savunması yerine, toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ve savunmada kemer sıkma politikaları öne çıktı. Avrupa'nın sınırları sonuna kadar açıldı. Refah devletleri büyüdü. Savunma bütçeleri çöktü. Avrupa'nın kendine ve medeniyetine olan inancı da aynı şekilde zayıfladı. NATO yönünü kaybetti" dedi.
Soğuk savaş sonrası dönemi aynı zamanda NATO'nun "bedavacılık dönemi" olarak tanımlayan Hegseth, "O kayıp yıllara geri dönmeyeceğiz. Bu yüzden Savunma Bakanlığı olarak NATO'nun temel askeri rolünü ve karakterini yeniden tesis etmek adına çok açık ve net olduk. Bu yüzden Avrupa'daki Amerikan askeri sayısı 2022 önceki seviyelere çektik" dedi.
İttifakı yeniden askeri bir ittifak temeline döndürmek ve Avrupa'nın gerekli güce sahip olmasını sağlamak istediklerini söyleyen Hegseth, bazı müttefiklerin mesajı alarak gerekli adımları attığını ifade ederken, ismini vermediği bazı müttefikleri de ağır ifadelerle eleştirdi.
ABD'nin NATO'nun savunma harcamaları taahhüdüne bağlı olduğunu ve 2026 için 1 trilyon doların üzerinde, 2027 için ise 1,5 trilyon dolarlık bir taahhüt söz konusu olduğunu ifade eden Hegseth, "NATO harcama standartlarına öncülük edecek ve onları aşacağız. Bunu yapabileceğimizden emin olmak için şahsen Kongre'de çaba gösteriyorum. Bu, "dediğimi yapın" değil, "yaptığımızı yapın" yaklaşımıdır" dedi.
Ukrayna konusunda da ilerlemeler olduğunu ifade eden Hegseth, "Başkan Trump'ın PURL (Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi) girişimi aracılığıyla müttefikler, Ukrayna'nın savunmasına yönelik desteğin finansmanında öncü rol üstlendi. Ukraynalılar, Rusya'nın sürekli saldırıları karşısında dahi hatlarını koruyor. Bunun yapılabileceğini söylemiştik" dedi.
Diğer yandan birçok müttefikin halen "söylenenleri tam olarak anlamamış gibi göründüklerini" belirten Hegseth, "Çok fazla sayıda müttefik, Trump'ın kendilerine ve NATO'ya açıkça anlattığı tarihi gerekliliği halen kavrayamıyor. Yeniden güçlü ve etkili bir askeri ittifak inşa etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
ABD'nin Avrupa'yı nesiller boyunca savunmasına rağmen bazı müttefiklerin İran savaşı sırasında ABD'yi desteklemediklerini de ifade eden Hegseth, "Çok sayıda müttefik "hayır" dedi ya da bizi karmaşık ve teknik hukuki tartışmalarla boğmaya çalıştı. Veya kendilerinin yapmaya hazır olmadığı ya da yapamayacağı şeyleri biz yaptığımız için, bizi alenen eleştirdi. Bu utanç vericiydi. Bu müttefikler, hiçbir zaman tartışma konusu dahi olmaması gerektiği halde erişim, üs kullanımı ve hava sahası geçiş izinleri vermeyerek ABD'nin evlatlarını riske attı" dedi.
ABD'nin bu yüzden kabiliyetlerini başka ülkelere taşımak zorunda kaldığını söyleyen Hegseth, "Bunun hiçbir mazereti yoktur" dedi.
Bazı ülkelerin Lahey'de verilen yüzde 5 taahhüdüne ulaşmak için inandırıcı bir yol haritası dahi ortaya koymadıklarını da söyleyen Hegseth, "NATO'nun en büyük ekonomilerinden bazıları, en zengin ülkelerinden bazıları bedavacılık döneminin hala devam ettiğini düşünüyor gibi görünüyor" dedi.
"NATO, iki yönlü bir ilişki olacak"
Bu yaklaşımı kabul etmeyeceklerini de ifade eden Hegseth, "Bu yüzden NATO'yu dönüştürme çabalarımızı iki katına çıkarıyoruz" dedi. NATO'yu Avrupa'nın kendi savunmasında öncü olduğu dengeli bir ittifaka dönüştürmek istediklerini kaydeden Hegseth, "Bugün Savunma Bakanlığı bünyesinde altı aylık bir inceleme süreci başlattığımı açıklıyorum. Bu inceleme ABD'nin Avrupa'daki kuvvet konuşlandırmasını ve üslenmesini değerlendirecek. Altı aya kadar sürebilir, belki daha kısa da olabilir" dedi.
Hegseth, "Bu çalışma, ABD ordusunun ve Avrupa Komutanlığı'nın katkılarıyla yürütülecek. ABD Kongresi ve müttefiklerimizle de istişareler yapılacak. Ancak kimsenin şüphesi olmasın, bu gerçek bir inceleme olacak. Amaç, NATO'nun hızlı ve geri döndürülemez biçimde Avrupa'nın liderlik ettiği bir yapıya doğru ilerlediğinden emin olmaktır" şeklinde konuştu.
Avrupa'nın ABD'nin erişim, üslenme ve hava sahası geçiş haklarını güvence altına alması gerektiğini söyleyen ABD Savunma Bakanı, "Aynı zamanda bundan sonra, NATO'ya yaptığımız yıllık mali katkılar, diğer ülkelerin savunma harcaması hedeflerini yerine getirmelerine bağlı olacak. Diğer müttefikler gerekli aciliyeti göstermediğinde, bizim mali katkılarımız da azalacaktır. NATO iki yönlü bir ilişki olacak" ifadelerini kullandı.
"Bize "hayır', "belki" ya da "bekleyip görelim" diyen müttefikleri yakından izleyeceğiz"
Hegseth, "ABD, Avrupa'nın savunmasını müttefiklerden daha fazla önemseyemez. Ya da onun için müttefiklerden daha fazla ödeme yapamaz" dedi. ABD'li Bakan, "Müttefiklerimizi daha fazla sorumluluk almaya teşvik edeceğiz ve bunu mümkün kılacağız. Bu nedenle, gerekli olduğunda bize "hayır', "belki" ya da "bekleyip görelim" diyen müttefikleri yakından izleyeceğiz. Bu, bazı ülkelerin başarısız olacağı, bazılarının ise üstün başarı göstereceği bir inceleme olacak" dedi.
Hegseth, Avrupa'nın konvansiyonel savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmesinin bir gereklilik olduğunu ifade ederek, "Böylece Avrupa'nın savunması, gelecek nesiller boyunca güvence altına alınacaktır" şeklinde konuştu.