İstanbul'un hızından Gökçeada'nın sakinliğine uzanan bir hayatın izini süren "Ada Kokusu" belgeseli, uluslararası festival yolculuğunun ardından hikâyesinin doğduğu topraklarda seyircisiyle buluştu. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Gör. Ahmet Bikiç'in yönetmenliğini üstlendiği belgesel, 18 Eylül Cuma günü Gökçeada Amfi Tiyatro'da gerçekleştirilen özel gösterimde ada halkıyla bir araya geldi.
Şule ve Aziz Bengi'nin hayat hikâyesi üzerinden doğayla yeniden bağ kurmanın, üretmenin ve sadeleşmenin anlamını izleyiciye aktaran belgesel, Gökçeada'nın doğal ve kültürel dokusunu sinemanın anlatım gücüyle buluşturdu.
İstanbul'dan Gökçeada'ya uzanan bir hayatın hikâyesi
İstanbul'un kalabalığından ve hızlı hayat temposundan uzaklaşarak Gökçeada'da yeni bir hayat kuran Şule ve Aziz Bengi'nin hikâyesini konu alan "Ada Kokusu", insanın doğayla kurduğu bağı ve hayatın özüne dönüş arayışını odağına alıyor.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde, kekik kokuları ve ada rüzgârı eşliğinde şekillenen bu hikâye; sadeleşmenin, üretmenin ve doğayla uyum içinde hayatın anlamını izleyiciye aktarıyor. Gökçeada'nın kendine özgü atmosferini yalnızca bir mekân olarak değil, anlatının ayrılmaz bir parçası olarak ele alan belgesel, insanın yaşadığı coğrafyayla kurduğu ilişkinin hayat biçimini nasıl dönüştürebileceğine dikkat çekiyor.
Uluslararası festivaller aracılığıyla farklı coğrafyalardaki izleyicilere ulaşan "Ada Kokusu", Gökçeada'daki özel gösterimiyle başladığı yere döndü. Belgeselin kahramanlarıyla ada halkını aynı çatı altında buluşturan gece, anlatılan hikâyenin gerçek hayatla yeniden buluşmasına sahne oldu.
"Ada Kokusu" Gökçeada'da sanat ve sürdürülebilirliği bir araya getirdi
Gökçeada Amfi Tiyatro'da gerçekleştirilen gala programı, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Egeli ve Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay'ın konuşmalarıyla başladı.
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen belgesel gösteriminde, Şule ve Aziz Bengi'nin İstanbul'dan Gökçeada'ya uzanan hayat yolculuğu izleyiciyle buluştu. Ada hayatının doğal ritmini, üretim kültürünü ve insanın doğayla kurduğu bağı merkezine alan belgesel, sürdürülebilirliği gündelik hayatın içinden bir hikâyeyle ele aldı.
Gösterimin ardından belgeselin yönetmeni, İGÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Gör. Ahmet Bikiç'in katılımıyla bir yönetmen söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide belgeselin ortaya çıkış süreci, Gökçeada'daki çekim deneyimleri ve filmin uluslararası festival yolculuğu ele alındı.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde sürdürülebilir bir hayat
Gecenin bir diğer bölümünde, belgeselin baş aktörleri Şule ve Aziz Bengi ile sürdürülebilirlik üzerine bir söyleşi gerçekleştirildi. İstanbul'dan Gökçeada'ya uzanan hayat yolculukları üzerinden doğayla uyumlu hayat, üretim kültürü ve sürdürülebilirliğin gündelik hayattaki karşılığı konuşuldu.
Şule ve Aziz Bengi'nin hayat deneyimleri, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir kavram olmadığını; insanın tüketim alışkanlıklarından üretim biçimlerine, yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiden gündelik tercihlerine kadar uzanan bütüncül bir hayat anlayışı olduğunu ortaya koydu. Belgeselin merkezinde yer alan sadeleşme ve doğayla yeniden bağ kurma arayışı, Gökçeada'nın kendine özgü hayat kültürüyle birlikte ele alınırken ada hayatının sunduğu deneyimler izleyicilerle paylaşıldı.
Hikâyenin kahramanlarına ve belgesele katkı sunan isimlere plaket takdimi
Gala programı, belgeselin hayata geçirilmesine ve Gökçeada'daki özel gösterimin gerçekleştirilmesine katkı sunan isimler için düzenlenen plaket takdim töreniyle devam etti. İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Egeli, Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay ile belgeselin baş aktörleri Şule ve Aziz Bengi'ye plaketleri takdim edildi.