TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Bu kanun gerçek manada bir Türkiye modelidir" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurul'unda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. AK Parti Grup Başkanı Güler, görüşmelerin devam ettiği sırada kanun teklifine ilişkin partisi adına TBMM Genel Kurulu'nda konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025 tarihinde çalışmalarına başladığını hatırlatan Güler, komisyon sürecinde yaklaşık 20 toplantı gerçekleştirildiğini, yaklaşık 137 kişinin dinlendiğini ve terör sorununa karşı ciddi bir çalışma ortaya konulduğunu ve raporun 18 Şubat tarihinde ortaklaşa yayınlandığını dile getirdi.
"(Çerçeve yasa) Komisyon raporunun 6'ncı maddesini okuyan insanlar bu kanunun ne olduğunu çok net göreceklerdir"
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin konuşan Güler, "Bu kanun teklifini oluşturan ana kaynak neydi? Komisyon raporumuzun "Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri" başlığındaki 6'ncı madde. Bu 6'ncı maddeyi okuduğumuzda aslında kanun teklifimizin ana kaynağını herkes çok açıklıkla görecektir. Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri; "bu kanunu 3 kişi biliyormuş." Duymayanlar duysun, bu kanunu çok insan biliyordu çünkü raporumuz aleni. 6'ncı maddeyi okuyan insanlar bu kanunun ne olduğunu çok net göreceklerdir" ifadelerini kullandı.
"Gerçek manada bir Türkiye modelidir"
AK Parti Grup Başkanı Güler, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu kanun her yönüyle terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Sürecin başından itibaren Komisyonumuzun işleyişi, devamındaki raporun çıkışı, devamındaki görüşmeler gerçek manada bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bundan bir gurur duyun, bir sevinin. Bu çok önemli bir durum. Dünya örneklerine bakın, hepsinde üçüncü göz var, dışarıdan müdahale var ama bizde yok. Bu toprakların evlatları, Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle Sünni'siyle, bu toprakların has evlatları samimiyetle bu sorunu çözmek ve gelecek Türkiye Yüzyılı'na daha sağlam, daha kararlı, kardeşçe, omuz omuza yürümek istiyor."