ALDAŞ soruşturmasında 21 şüpheli hakkında 127 sayfalık iddianame

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ AŞ'ye yönelik soruşturma kapsamında, aralarında Muhittin Böcek'in de bulunduğu 21 şüpheli hakkında 127 sayfalık iddianame hazırlandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ AŞ'ye yönelik soruşturma kapsamında, aralarında Muhittin Böcek'in de bulunduğu 21 şüpheli hakkında 127 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede, 2020'den itibaren ALDAŞ tarafından ASAT'a yansıtılan faturaların toplamının 785 milyon 351 bin liraya ulaştığı, dava konusu kişisel ve toplu harcamalardan kaynaklanan kamu zararının ise 29 milyon 335 bin lira olduğu belirtildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşu Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASAT) iştiraki ALDAŞ Altyapı Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ'ye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 127 sayfalık iddianame, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu.

İddianamede Antalya Büyükşehir Belediyesi, ASAT, ALDAŞ ve Antalya Defterdarlığı suçtan zarar gören olarak yer alırken, aralarında Muhittin Böcek'in de bulunduğu 21 şüphelinin zimmet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile haksız mal edinme suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Muhittin Böcek'in başka dosyadan tutukluluğu sürüyor

İddianame kapsamındaki 21 şüpheliden Muhittin Böcek'in cezaevindeki tutukluluğu sürüyor. Böcek hakkında ALDAŞ soruşturması kapsamında 1 Nisan 2026'da verilen tutuklama kararı, 22 Mayıs 2026'da konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirine çevrildi. Böcek'in Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen diğer dava kapsamındaki tutukluluğu ise devam ediyor.

ALDAŞ soruşturmasında İ.K., L.E., M.D., M.Z. ve P.B. de tutuklandıktan sonra farklı tarihlerde adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edildi. Yurt dışında bulunduğu ve yapılan araştırmalara rağmen temin edilemediği belirtilen ALDAŞ eski Genel Müdürü K.B.K. hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.

Soruşturma Mülkiye Müfettişliği raporuyla başladı

Soruşturmanın, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ALDAŞ'ın 2020-2025 yılları arasındaki hesaplarına yönelik denetiminin ardından hazırladığı 14 Ekim 2025 tarihli tevdi raporu üzerine başlatıldığı belirtildi. Raporda, ALDAŞ ile ASAT'ın ihale, satın alma ve harcamalarına ilişkin tespitlere yer verildiği kaydedildi.

ASAT'a 785 milyon 351 bin liralık fatura yansıtıldı

İddianamede yer verilen Mülkiye Müfettişliği tevdi raporuna göre, 2020'den itibaren ALDAŞ tarafından ASAT'a yansıtılan faturaların toplam tutarının 785 milyon 351 bin 84 lira 42 kuruşa ulaştığı belirtildi. Bu tutarın 7 milyon 557 bin 93 lira 21 kuruşunun boru fabrikası, laboratuvar hizmetleri ve su satışlarından, 777 milyon 793 bin 991 lira 61 kuruşunun ise ASAT-ALDAŞ sözleşmesi kapsamında müşavirlik ve Teknokent hizmeti gerekçesiyle gösterilen giderlerden oluştuğu kaydedildi. Raporda yer alan konaklama ve seyahat gibi lüks sayılabilecek harcamaların müşavirlik hizmetiyle ilgisi bulunmadığı halde yüzde 15 kâr payı eklenerek doğrudan ASAT'a, dolayısıyla Antalya Büyükşehir Belediyesine yansıtıldığı ileri sürüldü.

Şirket kayıtlarında yer alan seyahat ve konaklama faturalarının özellikle lüks otel ve mekânlardan alınan hizmetlere ilişkin olduğu, uçak biletlerinde ekonomi sınıfı yerine birinci sınıf tercihler yapıldığı belirtildi. Meyhane ve bar gibi yerlerde yapılan harcamalar ile alkollü içecek bedellerinin de şirket tarafından ödendiği iddia edildi.

Dava konusu kamu zararı 29 milyon 335 bin lira

Ek bilirkişi raporunda ise kişisel harcamaların 11 milyon 157 bin 406 lira 20 kuruş, kişi bazında ayrıştırılamadığı için ortak harcama olarak değerlendirilen toplu harcamaların ise 18 milyon 377 bin 896 lira olduğu kaydedildi. Böylece toplam 29 milyon 535 bin 302 lira 20 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtildi.

Faturalardaki harcama kalemlerinin konaklama, ulaşım, yemek, market, yurt dışı çıkış harcı, ilaç, alkollü içecek, yakıt, elektronik eşya, çiçek, forma, kırtasiye, bijuteri, giyim ve çeşitli mağaza alışverişlerinden oluştuğu belirtildi. İddianamede, 21 şüpheliden 11'inin kendileri yönünden belirlenen kamu zararına konu tutarları, kamu davası açılmadan önce savcılık adına açılan hesaba yatırdığı kaydedildi.

Muhittin Böcek hakkında iki ayrı suçlama

İddianamede Muhittin Böcek'in 31 Mart 2019 ile görevden uzaklaştırıldığı 5 Temmuz 2025 tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 3 Mayıs 2019 tarihinden itibaren ise ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü belirtildi. Böcek yönünden üçüncü kişilerle birlikte yapılan toplu ve aynı zamanda kişisel harcamalara dayandığı belirtilen 14 faturadan 2 milyon 472 bin 111 lira 91 kuruş kamu zararı tespit edildiği kaydedildi.

"Suçlamaları kabul etmiyorum"

Muhittin Böcek, savcılıkta verdiği ifadede, Mülkiye Başmüfettişliği raporuyla şahsi harcama olduğu ileri sürülen işlemlerden haberdar olmadığını ve ALDAŞ tarafından ASAT'a kişisel harcamalarının fatura edilmesi yönünde talimat vermediğini söyledi. Adının geçtiği 14 faturaya ilişkin savunma yapan Böcek, iki Paris seyahati ile İstanbul'daki iki konaklamanın ASAT yatırımları için Fransız Kalkınma Ajansından alınması planlanan krediye yönelik görüşmeler kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Böcek, "Bu konaklama ve seyahatlerin kişisel herhangi bir gerekçesi yoktur. Bu konudan kaynaklanan kamu zararına neden olduğum yönündeki iddiaları kabul etmiyorum" dedi.

Diğer faturalara ilişkin ise Böcek, "14 adet fatura içeriğinde iki adet Paris ve yine iki adet İstanbul konaklama ve seyahat işlemlerine dair faturalar dışında kalan konaklama ve seyahat işlemlerine dair diğer faturaları tam olarak hatırlayamadım ancak bunların da yine ALDAŞ bağlantılı kredi işlemleriyle bağlantılı olabileceğini tahmin ediyorum" ifadelerini kullandı.

M.K.'nin fiilen çalışmadan huzur hakkı aldığı iddiasını da kabul etmeyen Böcek, M.K.'nin eğitim durumu nedeniyle iç denetçilik görevini fiilen yerine getirdiğini savundu. Böcek, "M.K.'nin soruşturma kapsamında verdiği beyanlarını kabul etmiyorum. Tutuklanmam sonrasında yaşanan süreç nedeniyle aramızdaki duygusal yakınlıktan kaynaklı olarak zor bir süreç geçirmektedir. İfadesi sırasında benim bu iç denetçilik göreviyle ilgili kendisine söylediğim sözleri yanlış anlamış olabilir" dedi.

ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı olmasına rağmen Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi nedeniyle şirketteki bütün işlemleri denetlemesinin mümkün olmadığını belirten Böcek, "Gerek belediye başkanlığı gerekse ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerim sırasında kamu zararına yol açacak herhangi bir iş ve işlem içerisinde bulunmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

En yüksek kamu zararı iddiası

ALDAŞ eski Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi K.B.K. hakkında, kişisel ve toplu harcamalardan toplam 6 milyon 854 bin 549 lira 5 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtildi. Şüpheliye ilişkin faturalarda yemek, konaklama ve ulaşımın yanı sıra alkollü içecek, otopark, ilaç, yakıt, telefon aksesuarı, market, mağaza, kargo, çiçek ve yurt dışı çıkış harcı harcamalarının bulunduğu kaydedildi.

Şüphelinin kızıyla yaptığı otel konaklaması ile ALDAŞ'la ilgisi bulunmayan bazı kişilerin konaklama giderlerinin şirkete fatura edildiği, şirket kayıtlarında demirbaş olarak bulunan bazı cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarların kendisi, yakınları ve üçüncü kişilerin kullanımında olduğu ileri sürüldü. K.B.K.'nin şirket kaynaklarını kişisel harcamalarda kullandığı, diğer şüphelilerin zimmet eylemlerine kasten göz yumduğu ve fiilen çalışmadıkları ileri sürülen N.E. ile M.K.'ye yapılan ödemeleri sağladığı iddia edildi.

Savcılık, K.B.K.'nin zincirleme şekilde zimmet ile iki kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa yardım suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Yurt dışında bulunduğu ve hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen K.B.K.'nin savunmasının alınamadığı kaydedildi.

Aile üyelerinin seyahat giderleri de dosyada

Eski ASAT Genel Müdürü İ.K. hakkında kişisel harcamalardan 314 bin 874 lira 97 kuruş, birinci derece yakınlarıyla yaptığı belirtilen harcamalardan 96 bin 693 lira, toplu harcamalardan ise 2 milyon 606 bin 362 lira 75 kuruş olmak üzere toplam 3 milyon 17 bin 930 lira 72 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtildi. Şüphelinin kendisi, eşi ve çocuklarının bazı yurt içi ve yurt dışı seyahat, konaklama, uçak bileti, taksi ve yemek giderlerinin ALDAŞ tarafından ödendiği ileri sürüldü. Paris'teki konaklama, uçuş, restoran rezervasyonu ve Disneyland ziyaretine ilişkin M.D. ile yaptığı mesajlaşmalar delil olarak gösterildi.

İ.K.'nin ALDAŞ Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla şirket kaynaklarını kişisel harcamalarda kullandığı ve diğer şüphelilerin zimmet eylemlerine kasten göz yumduğu iddia edildi. Şüpheli yönünden kamu zararına konu paranın tamamının 27 Ocak ve 7 Mayıs 2026 tarihlerinde savcılık hesabına yatırıldığı kaydedildi.

Şirket yöneticileri ve çalışanları hakkında zimmet suçlaması

ALDAŞ eski Genel Müdür Yardımcısı M.Z. hakkında toplam 4 milyon 382 bin 635 lira 69 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtildi. M.Z.'ye ilişkin faturalarda yemek, konaklama, ulaşım, alkollü içecek, ilaç, market, çiçek, yakıt, mağaza, müze ve türbe giriş bileti, telefon aksesuarı, çocuk kulaklığı, kargo ve yurt dışı çıkış harcı gibi kalemlerin bulunduğu kaydedildi. Kamu zararına konu paranın 5 Şubat 2026'da savcılık hesabına yatırıldığı belirtildi.

Dosya kapsamında adı geçen diğer kişilerden; H.K. hakkında 1 milyon 5 bin 300 lira 39 kuruş, A.G.G. hakkında 554 bin 416 lira, M.D. hakkında 1 milyon 845 bin 844 lira 30 kuruş, P.B. hakkında 67 bin 282 lira 39 kuruş, L.E. hakkında 2 milyon 598 bin 141 lira 85 kuruş ve Y.Ö. hakkında 1 milyon 178 bin 801 lira 19 kuruş kamu zararı tespit edildiği kaydedildi. Savcılık, söz konusu şüphelilerin görevleri nedeniyle koruma ve gözetimleriyle yükümlü oldukları şirket kaynaklarını kişisel harcamalarda kullandıklarını ileri sürerek zincirleme şekilde zimmet suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

M.D.'ye ilişkin tutarın 29 Nisan 2026, P. B.'ye ilişkin tutarın 23 Ocak ve 28 Nisan 2026, L.E.'ye ilişkin tutarın 20 Ocak 2026, Y.Ö.'ye ilişkin tutarın ise 5 Şubat 2026 tarihinde savcılık hesabına yatırıldığı belirtildi.

Alkol fişinin "temel gıda" olarak düzenlendiği iddiası

ALDAŞ bünyesinde şoför olarak çalışan A.B. hakkında 33 bin 725 lira, A.Y. hakkında 801 bin 599 lira 88 kuruş ve M.Y. hakkında 361 bin 919 lira kamu zararı tespit edildiği belirtildi. A.B.'ye ilişkin faturalarda yemek, konaklama, ulaşım, market, taksi ve hediyelik eşya; A.Y.'ye ilişkin faturalarda yemek, market ve ilaç; M.Y.'ye ilişkin faturalarda ise yemek, ulaşım, alkollü içecek, market, şarj aleti, elektronik eşya, ilaç, yakıt, kitap, aksesuar, fotoğraf, reçel, kuyumculuk, Antalyaspor forması, otopark ve kasap harcamalarının yer aldığı kaydedildi.

A.B. ile M.Y. arasında bir alkol alımına ve bu alışverişe ilişkin fişin "temel gıda" olarak düzenlenmesine yönelik mesaj kayıtları bulunduğu belirtildi. A.Y.'nin dijital materyallerinde ise farklı kişilere hediye ve çiçek alınmasına ilişkin mesaj kayıtlarına rastlandığı ifade edildi.

Savcılık, 3 şüphelinin zincirleme şekilde zimmet suçundan cezalandırılmalarını, ayrıca A.Y.'nin daha önceki mahkûmiyeti nedeniyle, bu davada ceza alması halinde hakkında yeniden suç işleyenlere uygulanan infaz hükümlerinin uygulanmasını talep etti

ASAT çalışanına zimmete yardım suçlaması

ASAT bünyesinde yaklaşık 30 yıl işçi kadrosunda şoför olarak görev yaptığı belirtilen O.Ö. hakkında, adına düzenlenen faturalardan 1 milyon 126 bin 879 lira kamu zararı tespit edildiği belirtildi. Faturalarda yemek, konaklama, ulaşım, alkollü içecek, yakıt, market, çiçek, cep telefonu bataryası, kuru temizleme, kıyafet, sucuk, pişmaniye, lokum, vale, elektronik eşya ve mağaza harcamalarının bulunduğu kaydedildi. O.Ö. ile eşinin 3 farklı konaklamasına ilişkin giderlerin de ALDAŞ tarafından ödendiği ileri sürüldü.

Savcılık, O.Ö.'nün savunmasındaki, faturalara konu harcamaları İ.K. ve K.B.K.'nin talimatıyla gerçekleştirdiğine ilişkin anlatımlarından hareketle iki şüphelinin zincirleme zimmet eylemlerine yardım ettiğini iddia etti. Kamu zararına konu tutarın 16 Ocak ve 29 Nisan 2026 tarihlerinde savcılık hesabına yatırıldığı belirtildi.

Fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiası

Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in eşi Zuhal Böcek'in yeğeni N.E.'nin, 5 Temmuz 2023 ile 1 Ağustos 2025 tarihleri arasında ALDAŞ'ta "satış elemanı" olarak işe alındığı, 3-4 günlük eğitim dışında fiilen çalışmadığı halde yaklaşık 2 yıl boyunca maaş aldığı ileri sürüldü. N.E.'nin iş başvuru formunun işe başladıktan sonra düzenlendiği, Antalya Büyükşehir Belediyesinde görevlendirildiğine ilişkin resmî yazı bulunmadığı, belediye veya ALDAŞ'ta çalıştığını gösteren veriye ve şirkete giriş kaydına rastlanmadığı belirtildi.

N.E.'nin savunmasında, 3-4 günlük eğitim süreci dışında ALDAŞ'ın ana binası veya diğer iş yerlerinde fiilen çalışmadığını ve aldığı maaşların fiili bir çalışma karşılığında olmadığını söylediği kaydedildi. N.E.'ye bu süre içerisinde net 1 milyon 331 bin 255 lira 62 kuruş maaş ödendiği belirtildi. SGK ve vergi yükü olarak hesaplanan 612 bin 364 lira 38 kuruş ile faize dayalı 742 bin 780 liralık finansal zararla birlikte toplam kamu zararının 2 milyon 686 bin 400 liraya ulaştığı kaydedildi.

Savcılık, N.E.'nin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasını talep etti. Tutarın tamamının 15 Nisan 2026'da savcılık adına açılan hesaba yatırıldığı belirtildi.

Fiilen denetim yapmadan huzur hakkı aldığı iddiası

Muhittin Böcek'in duygusal yakınlığı bulunduğunu söylediği M.K.'nin 3 Mayıs 2019 ile 1 Ekim 2025 tarihleri arasında ALDAŞ'ta iç denetçi olarak görevli gösterildiği belirtildi. Şirketin ilgili birimlerinin M.K. ile görev tanımına uygun şekilde telefonla veya yüz yüze iletişim kurmadığı, şüphelinin iç denetim raporlarına yalnızca imza attığı ve herhangi bir denetim faaliyeti yürütmediği ileri sürüldü. M.K.'nin fiili hizmete dayanmayan görev karşılığında 3 Haziran 2019 ile 1 Ekim 2025 tarihleri arasında huzur hakkı ve huzur hakkı fark ödemesi aldığı iddia edildi. Net huzur hakkı ve vergi yükü olarak hesaplanan 1 milyon 620 bin 43 lira ile 292 bin liralık ticari temerrüt faiziyle birlikte toplam kamu zararının 1 milyon 912 bin 43 lira olduğu belirtildi. Savcılık, M.K.'nin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasını talep etti. Kamu zararına konu tutarın 26 Mart 2026'da savcılık hesabına yatırıldığı kaydedildi.

"Evrakları okumadan imzaladım"

Muhittin Böcek'in ifadesinde "aramızdaki duygusal yakınlık" sözleriyle tanımladığı M.K., kolluk ifadesinde 2019 yılında Böcek'in talebiyle ALDAŞ'ın denetim kuruluna getirildiğini söyledi. Denetim kurulundaki görevinin ne olduğunu tam olarak bilmediğini ifade eden M.K., ALDAŞ tarafından hazırlanan evrakları, diğer denetçilerin imzalarını gördükten sonra imzaladığını anlattı.

M.K., ifadesinde, "Muhittin Böcek bana, "Seni ALDAŞ'ın denetim kurulu üyesi yapacağım, oradan sana asgari ücret miktarında huzur hakkı gelecek" dedi. Bu konular hakkında bilgi sahibi olmadığımı söyleyince, "Bilgi sahibi olmana gerek yok, diğer denetçilerin imzasını görürsen çekinmeden imzanı atarsın, bir sıkıntı olmaz" dedi" şeklinde beyanda bulundu.

İç denetçilik konusunda eğitim almadığını belirten M.K., getirilen evrakları incelemeden ve okumadan imzaladığını, imza attığı belgelerin içeriğini bilmediğini söyledi.

5 şüpheli hakkında haksız mal edinme suçlaması

İddianamede, ALDAŞ'ta görevleri bulunmamasına rağmen şirket kaynaklarından karşılanan harcamalardan yararlandıkları ileri sürülen O.Y., N.E., B.K., Ö.A. ve S.A. hakkında zincirleme şekilde haksız mal edinme suçundan ceza talep edildi. O.Y. hakkında 322 bin 62 lira 21 kuruş, N.E. ve B.K. hakkında ayrı ayrı 237 bin 305 lira 68 kuruş, Ö.A. hakkında 732 bin 132 lira ve S.A. hakkında 1 milyon 595 bin 767 lira tutarında haksız mal edinmeye konu maddi değer tespit edildiği belirtildi.

Şüphelilere ilişkin harcamaların yurt içi ve yurt dışı yemek, konaklama, ulaşım, alkollü içecek, taksi, mağaza, müze ve türbe giriş bileti ile yurt dışı çıkış harcı gibi giderlerden oluştuğu kaydedildi. Savcılık, harcamaların geçerli bir görevlendirmeye dayanmadığını, şüphelilerin görevleriyle bağlantısının bulunmadığını ve ALDAŞ tarafından yüzde 15 fazlasıyla ASAT'a fatura edildiğini ileri sürdü. S.A. yönünden tespit edilen 1 milyon 595 bin 767 liranın 11 Şubat 2026'da savcılık hesabına yatırıldığı belirtildi. Savcılık, 5 şüpheli yönünden haksız mal edinmeye konu olduğu ileri sürülen maddi değerlerin ayrı ayrı müsaderesini talep etti.

399 milyon liralık zarar iddiasına ayrı soruşturma

İddianamede yer verilen tevdi raporunda, ALDAŞ'ın 2019 ile 30 Kasım 2025 tarihleri arasındaki defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda, güncel değerleme ve ticari faiz uygulamasıyla birlikte KDV dahil 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş zarara uğratıldığı yönünde görüş ve kanaate varıldığı belirtildi. Ancak savcılık, kişisel nitelikteki eylemler nedeniyle ortaya çıktığı ve zimmet suçuna konu olduğu değerlendirilen harcamalar dışındaki "kişisel kullanıma konu edilen araçlar, Teknokent yazılım işlemleri, danışmanlık işlemleri, şüpheli alacaklar, kanunen kabul edilmeyen giderler, iş avansları ve kâr payı dağıtımı" konularının bu iddianamenin kapsamına alınmadığını kaydetti.

Görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilen bu eylemler yönünden dosyanın ayrıldığı ve ayrıca soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 21 şüphelinin iddianamede belirtilen sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasını talep ederken, davanın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüleceği öğrenildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri