Kültür Yolu Festivali kapsamında Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi'nde açılan "Homeros ve Troya" sergisi, destanın dünyasını sanat eserleriyle ziyaretçilere sunuyor. Koleksiyonundan eserleri sergileyen deniz tarihçisi Ali Rıza İşipek, İzmir'de bir Homeros Müzesi kurulması çağrısında bulundu.
Deniz tarihçisi, küratör, yazar, müze yapımcısı ve koleksiyoner Ali Rıza İşipek'in "Homeros ve Troya" sergisi, Çeşme'de bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Kültür Yolu Festivali kapsamında açıldı.
Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi'nde, İşipek'in kendi koleksiyonunda bulunan eserlerden oluşturulan serginin açılışını Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Çeşme Müzesi Müdür Vekili Şeref Yumruk yaptı.
İlyada'nın öyküsü sanat eserleriyle anlatılıyor
Sergi hakkında açıklamalarda bulunan İşipek, Homeros'un İlyada destanını çini tablolar, yağlı boya eserler, bilgi panoları ve canlandırmalar aracılığıyla anlattıklarını söyledi.
Sergide Aşil ile Hektor'un mücadelesinin ve Helen'in öyküsünün de yer aldığını belirten İşipek, ziyaretçilerin destanın kahramanlarını ve anlatısını farklı sanat çalışmaları üzerinden tanımasını amaçladıklarını ifade etti.
Troya'nın Anadolu'da, Çanakkale'de bulunduğunu hatırlatan İşipek, Homeros'un da İzmirli olarak bilinen bir şair olduğuna dikkat çekerek bu kültürel mirasın daha güçlü biçimde sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.
"Bu mirasa sahip çıkalım"
Troya'nın özellikle sinema aracılığıyla dünya çapında tanındığını belirten İşipek, buna rağmen antik kentin bulunduğu coğrafyanın yeterince bilinmediğini savundu.
Yunanistan'da ve adalarda Troya anlatısıyla ilgili çok sayıda hediyelik eşya ve kültürel ürün bulunduğunu söyleyen İşipek, Anadolu'nun bu mirasının Türkiye'de de daha fazla tanıtılması gerektiğini dile getirdi. Sergiyi hazırlamalarındaki temel amacın bu farkındalığı artırmak olduğunu belirtti.
İzmir'e Homeros Müzesi çağrısı
Sergiyi yaklaşık yedi-sekiz yıl önce hazırladıklarını ve daha kapsamlı hâliyle İstanbul'da açtıklarını anlatan İşipek, Çeşme'de sergilenen eserlerin koleksiyonun yaklaşık yarısını oluşturduğunu söyledi.
Koleksiyonun kalıcı bir müzede değerlendirilmesini isteyen İşipek, İzmir'de bir Homeros Müzesi kurulması önerisini dile getirerek, "Homeros Müzesi açalım. Eserler burada" dedi.
Elindeki koleksiyonda daha büyük eserlerin de bulunduğunu belirten İşipek, insanların bu eserlerle buluşmasını, destanın öyküsünü öğrenmesini ve Anadolu'yla bağını görmesini istediğini ifade etti.
Troya'dan Çanakkale'ye tarihî göndermeler
İlk sergisinin adının "Anadolu Destanı'nın İlk Halkası Troyalı Hektor" olduğunu aktaran İşipek, bu isimle Anadolu'nun savunulması düşüncesine dikkat çekmek istediğini söyledi.
Konuşmasında Fatih Sultan Mehmet'in Troya ziyaretine ilişkin tarihî anlatılara da değinen İşipek, Troya destanı ile Çanakkale Savaşları arasında bağlantılar kurdu. Çanakkale'ye gelen müttefik donanmasındaki Agamemnon adlı gemiyi örnek gösteren İşipek, geminin adının Troya Savaşı anlatısındaki Akha ordularının komutanından geldiğini belirtti.
İşipek, tarihî ve kültürel birikimin toplumla paylaşılmasının önemini vurgulayarak, "Halkımızın bunu bilmesi lazım" ifadelerini kullandı.