Bir şehir düşünün…
Tarihiyle büyüleyen, doğasıyla nefes kesen, kültürüyle fark yaratan bir şehir. Son yıllarda adını turizm haritasına kalın harflerle yazdıran Kars, sonunda hak ettiği ilgiyi görmeye başlamışken kendi ayağına kurşun sıkıyor. Üstelik bunu ne doğa koşulları yapıyor ne de ulaşım zorlukları. Bu işi yapan bizzat fırsatçı zihniyet.
Ani Harabeleri’ni görmek için gelenler, Ani Harabeleri’nde tarihle baş başa kalıyor; Sarıkamış’ta bembeyaz doğaya hayran oluyor, Sarıkamış’ta kış turizmini keşfediyor; Çıldır Gölü’nde kartpostallık manzaralarla karşılaşıyor. Ama iş bir restorana girip yemek yemeye, bir taksiye binmeye ya da bir otelde konaklamaya gelince büyü bozuluyor.
Çünkü karşılarında fiyat değil, kazık buluyorlar.
Kaz eti… Kars’ın simgesi.
Ama bugün kazın fiyatı, turistin aklında “lezzet” değil “soygun” çağrışımı yapıyor. Aynı tabak, aynı masa, aynı hizmet; ama müşteri turistse fiyat katlanıyor. Taksici kilometreyle değil keyfiyle ücret yazıyor. Otelci, doluluk bahanesiyle vicdanını askıya alıyor. Sonra da “Turizm neden düşüyor?” diye soruyoruz.
Sorunun cevabı çok basit:
Turist kazıklanmayı unutmaz.
Turizm bir defalık vurgun işi değildir. Turizm güven ister, istikrar ister, ahlak ister. Bir turist Kars’tan memnun ayrılırsa üç kişiyi daha gönderir. Ama kandırıldığını hissederse, sosyal medyada tek cümleyle bir şehrin itibarını yerle bir eder. Bugün Kars hakkında dolaşan olumsuz yorumların çoğu; karla, soğukla ya da mesafeyle ilgili değil. Hepsi fahiş fiyatlarla ilgili.
En acı olan ne biliyor musunuz?
Kars’ı kötüleyen turistler değil, Kars’ı düşünen turistler. “Şehir çok güzel ama…” diye başlayan her cümle, turizm adına kaybedilen bir fırsattır.
Bu şehir, birkaç esnafın açgözlülüğüne kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Kars, günübirlik kazanç uğruna geleceğini satanların oyuncağı değildir. Eğer bugün bu fırsatçılığa dur denmezse, yarın Kars’a gelen turist sayısını değil, “Nerede yanlış yaptık?” sorusunu sayarız.
Kars turizmini bitiren kar değil.
Soğuk hiç değil.
Asıl dondurucu olan, vicdanların donmuş olmasıdır.
Ve unutmayalım:
Turisti bir kere kazıklarsınız,
ama şehri hep kaybedersiniz.