Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz" dedi.
Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) Türkiye ve Ankara sanayisi üzerindeki etkilerini ele alan "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi" başlıklı araştırma raporunu yayımladı. Firma düzeyindeki veriler esas alınarak hazırlanan raporda, 2013–2023 döneminde Türkiye ve Ankara sanayisinin üretim, ihracat ve finansman yapısı incelendi; ekonometrik analizlerle SKDM duyurusu sonrasında firmaların ihracat ve yatırım göstergelerinde ortaya çıkan göreli değişimler değerlendirildi. Ankara'nın Avrupa Birliği pazarındaki konumunu güçlendirdiğini gösteren rapor, kent sanayisinin ana metal ağırlıklı yapıdan daha ileri işlenmiş ürünlere yöneldiğini ortaya koydu.
Raporda kullanılan 2013-2023 dönemi, SKDM'nin 1 Ekim 2023'te başlayan geçiş dönemi öncesinde sanayinin sahip olduğu yapısal şartları gösteren bir referans niteliği taşıyor. SKDM'nin 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğuran tam uygulama aşamasına geçmesiyle birlikte bu döneme ait bulgular, sanayideki dönüşümün ilerleyen yıllarda karşılaştırmalı olarak ölçülmesine de imkân sağlayacak.
Ankara'nın AB pazarındaki konumu güçlendi
Rapora göre, Türkiye'nin toplam ihracatı 2013-2023 döneminde 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükselirken, SKDM kapsamındaki ürünlerin ihracatı 2023 yılında toplam ihracatın yüzde 7,75'ini oluşturdu. Ankara'da da SKDM kapsamındaki ürünlerin kent ihracatı içerisindeki payı yaklaşık yüzde 7 olarak gerçekleşti.
Ankara'nın Türkiye'nin AB'ye yönelik SKDM ihracatı içerisindeki payı 2013 yılında yüzde 3,33 iken 2023 yılında yüzde 4,44'e yükseldi. Aynı dönemde Ankara'nın AB'ye SKDM ihracatı yaklaşık 95 milyon dolardan 334 milyon dolara çıktı. Bu sonuç, Ankara'nın SKDM açısından stratejik öneme sahip AB pazarındaki göreli konumunun güçlendiğini gösterdi.
Ankara sanayisinin AB'ye yönelik SKDM kapsamındaki ihracatının ürün kompozisyonunda da önemli bir dönüşüm yaşandı. Ana metallerin imalatının payı yüzde 72,63'ten yüzde 25,83'e gerilerken, fabrikasyon metal ürünleri imalatının payı yüzde 12,01'den yüzde 33,83'e yükselerek ilk sıraya yerleşti. Makine ve ekipman imalatı da yüzde 10,58'lik payla öne çıktı.
Raporda bu değişim, Ankara sanayisinin ana metal ağırlıklı yapıdan daha ileri işlenmiş ve katma değeri yüksek ürünlere yönelme eğiliminin güçlenmesi olarak değerlendirildi.
Finansman ve girdi maliyetlerine dikkat çekildi
Rapor, Ankara'daki SKDM kapsamında ihracat yapan firmaların finansal yapısında güçlü yönlerle birlikte kırılgan alanları da ortaya koydu.
Ankara'daki SKDM kapsamındaki ihracatçıların kâr oranı 2023 yılında yüzde 12,45 ile Türkiye ortalaması olan yüzde 10,06'nın üzerinde gerçekleşti. Borçluluk oranı ise yüzde 18,07 ile daha düşük seviyede kaldı. Buna karşılık, Ankara firmalarının mali borçları içinde banka kredilerinin payı yüzde 86,35'e ulaşırken, Türkiye genelinde bu oran yüzde 65,89 olarak hesaplandı.
Maliyet tarafında da dikkat çekici bir görünüm ortaya çıktı. Genel SKDM kapsamındaki ürün ihracatçısı firma grubunda girdi alımlarının brüt satışlara oranı 2023 yılında Türkiye genelinde yüzde 98,98'e, Ankara'da ise yüzde 128,05'e yükseldi. Raporda bu artışın değerlendirilmesinde yüksek girdi maliyetleriyle birlikte firmaların fiyat dalgalanmalarına karşı stok artırma ve tedarik sürekliliğini güvence altına alma davranışlarının da dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.
Orta ölçekli firmalar için dönüşüm maliyeti daha kritik
Raporda orta ölçekli firmalar, SKDM sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olarak gösterildi. Ankara'daki orta ölçekli firmaların Türkiye genelindeki orta ölçekli firmaların toplam ihracatı içerisindeki payı, incelenen dönemde yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 3,45'e geriledi. Bu firmalarda banka kredilerinin toplam borçlar içindeki payının yüzde 40'ların üzerine çıktığı belirlendi.
Emisyonların hesaplanması ve raporlanması, enerji ve üretim süreçlerine yönelik yatırımlar ile yeşil finansmana erişim ihtiyacının, teknik ve mali kapasitesi daha sınırlı firmalar üzerinde ilave yük oluşturabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle politika önerilerinde firma ölçeğini gözeten destek mekanizmaları, uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman araçları ile karbon muhasebesi ve İzleme-Raporlama-Doğrulama (MRV) kapasitesini geliştirecek teknik destekler öne çıktı.
Firmalar alternatif pazara yöneldi
Raporun sonuçları, Ankara'da SKDM'ye daha yüksek düzeyde maruz kalan firmaların AB pazarındaki konumlarını korurken, AB dışındaki pazarlara yönelik SKDM kapsamındaki ihracatlarını Türkiye geneline kıyasla daha güçlü artırdıklarını gösterdi. Bu görünüm, Ankara firmalarının incelenen dönemde alternatif pazarlara yönelik ihracatlarını da artırdıklarına işaret etti.
Buna karşılık fiyatlama davranışlarında ve yeşil ürün olarak sınıflandırılan ithal girdilerde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmedi. Raporda, 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemine geçilmesiyle birlikte yalnızca alternatif pazarlara yönelmenin yeterli olmayacağı; düşük karbonlu üretim, emisyon verisinin ölçülmesi ve doğrulanması ile yatırım kapasitesinin giderek daha belirleyici hâle geleceği değerlendirildi.
Öncelik: Ölçme, finansman ve dönüşüm kapasitesi
Raporda Ankara sanayisinin SKDM sürecine hazırlanmasına yönelik politika önerileri; İzleme-Raporlama-Doğrulama (MRV) altyapısının güçlendirilmesi, KOBİ'lere yönelik ölçek duyarlı destek paketlerinin oluşturulması, uzun vadeli ve düşük maliyetli yeşil finansman mekanizmalarının yaygınlaştırılması, ihracat desteklerinin düşük karbonlu üretim yatırımlarıyla bütünleştirilmesi ve firmaların yatırım kararlarını destekleyecek öngörülebilir bir dönüşüm yol haritası hazırlanması başlıklarında toplandı. Makine ve ekipman imalatında Ankara'nın sahip olduğu kapasitenin yüksek katma değerli ve düşük karbonlu üretimle desteklenerek AB pazarındaki konumunun güçlendirilmesi de öncelikli alanlar arasında yer aldı.
"Yeşil dönüşümü rekabet gücümüzü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz"
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, karbon maliyetinin uluslararası ticaretin doğrudan bir unsuru hâline geldiği yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz" dedi.
Ankara sanayisinin ürün kompozisyonundaki değişimin önemine dikkat çeken Ardıç, şunları söyledi:
"Veriler, Ankara sanayisinin ihracat miktarının yanı sıra üretimin niteliğiyle de farklılaştığını gösteriyor. Ana metal ağırlığı azalırken fabrikasyon metal ve makine gibi daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkmasını önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte bu üretim kabiliyetini enerji ve kaynak verimliliği, düşük karbonlu teknolojiler ve güçlü karbon yönetimiyle desteklemeliyiz. SKDM'nin oluşturduğu yeni rekabet ortamında firmalarımızın emisyonlarını raporlaması yeterli olmayacak. Üretimde enerji ve kaynak verimliliğini artırmak, karbon yoğunluğunu düşürmek, finansmana erişimi güçlendirmek ve özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm maliyetini yönetilebilir hâle getirmek gerekiyor. Ankara Sanayi Odası olarak sanayicimizin bu dönüşüme hazırlanmasına, doğru finansman ve destek mekanizmalarına erişmesine ve kamu politikalarının sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz."