Aziz İhsan Aktaş duruşmasında savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, "Hiçbir zaman belediye başkanının ihalelerde bir imza yetkisi yoktur. Ben ne bu firmaları tanırım ne de bir irtibatım var. Belediye başkanıyken girmediğim bir rüşvet ilişkisine belediye başkanı adayıyken neden gireyim ? Hayatımın hiçbir yerinde rüşvet ilişkisine girmedim. Ben bu kurguyu kabul etmiyorum" dedi.
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada tutuklanarak Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara savunma yaptı.
"Etkin pişmanlık ifadesi yeterli görüldü, işleyemeyeceğim bir suçtan tutuklandım"
İddianamede yer verilen "Aziz İhsan Aktaş, kurduğu sistemin devam etmesi için daha fazla ihale almak maksadıyla 2024'teki yerel seçimlerden önce CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat aracılığıyla Ekrem İmamoğlu'na para, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'ya araç ve para rüşvet vermiştir. Bu şekilde belediyelerde ihale almış-almak istemiştir" iddialarına karşı Çaykara savunma yaptı. Utku Caner Çaykara savunmasında, "8 aydan fazladır tutukluyum. Kasım 2024 tarihinden bahsetmek istiyorum. O ayda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir yazı geldi ve ihale dosyası istendi. Biz de yazıyı gönderdik. Hakkımızda o süreçte hiçbir gelişme yaşanmadı. 31 Mayıs 2025 tarihine geldiğimizde ise gözaltına alındım. Adeta bir prodüksiyon uygulanarak her açıdan görüntümüz alındı. En azılı suçlulara bile bu muamele yapılmadı. Allah hiç kimseye bu durumu yaşatmasın. Biz Kasım 2024 tarihinde bizzat savcılığa dosyaları iletmemize rağmen, dosyalar bilirkişiye gönderilmesine rağmen etkin pişmanlık ifadesi yeterli görüldü, ben işleyemeyeceğim bir suçtan tutuklandım. Ben neden işleyemeyeceğim bir suçtan hukuksuzca tutuklandım?" dedi.
"Belediye başkanının ihalelerde bir imza yetkisi yoktur"
Çaykara, "Soyut varsayımlarla bu dosyanın altı doldurulmaya çalışılmıştır. İlk büyük ihale vurgusu yapılmıştır iddianamede. Bu ilk büyük ihale diye bahsedilen, her belediye tarafından yapılması zorunlu bir ihaledir hizmetlerin aksamaması için. Seçimden hemen sonrasına denk gelen bu ihale seçim değil zorunluluktur. Tarihini de bir önceki belediye belirlemiştir. Edindiğim bilgi Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gereği tasarruf süreci başlamış, biz de uymaya çalıştık. İhale de bu sebeple iptal edilmiştir. Kamuyu zarara uğratmayalım diye geri çektiğimiz bir ihaleden dolayı yargılanıyoruz. Biz bu ihaleyi geri çekmeseydik, kararnameye uygun olmayan ihale yapmış olacaktık. Hiçbir zaman belediye başkanının ihalelerde bir imza yetkisi yoktur. Ben ne bu firmaları tanırım ne de bir irtibatım var. Belediye başkanıyken girmediğim bir rüşvet ilişkisine belediye başkanı adayıyken neden gireyim? Hayatımın hiçbir yerinde rüşvet ilişkisine girmedim. Ben bu kurguyu kabul etmiyorum. İddianamede gerçek dışı bir ihbar mektubu yer almaktadır. Bin 759 baz verisi eklenmiş. Aziz İhsan Aktaş'ın Avcılar Belediyesi'ne geldiğine dair kendisinin bir iddiası yoktur. Bu suç benim için oluşturulmak istenmiştir. Akla mantığa sığmayacak şekilde tek bir etkin pişmanlık ifadesi ile tutuklandım. 33 yaşımda Avcılar Belediye Başkanı seçildim. Tutuklandığımda 8 aylık evliydim. Kendi belediye başkanlığı dönemimde hak ediş ödemelerini eksiksiz yaptım. Heyetinizden adalet bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Çaykara, "İddianamede yer alan araç ve maddi destek konusuna ilişkin herhangi bir bilgim yoktur" diyerek savunmasını sonlandırdı. Duruşmaya sanık savunmasının ardından 1 saat ara verildi.