BURSA (İHA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa Teknik Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin yerli navigasyon uygulaması, Somali'de kurulması planlanan uzay limanı ve Ay'a ulaşma projesine ilişkin hedeflerini anlattı. Türkiye'nin 2027 yılı başından itibaren yerli ve milli navigasyon uygulamasını kullanmaya hazırlanacağını belirten Kacır, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen Ay aracının 2027 yılının ilk aylarında uzaya gönderilmesinin hedeflendiğini söyledi. Somali'de kurulacak uzay limanının Türkiye'nin uzaya bağımsız erişim hedefinde önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisi, yapay zekâ, uydu teknolojileri ve yüksek teknoloji yatırımlarında da çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen programda Türkiye'nin bilim, teknoloji ve sanayi alanındaki çalışmalarını ve gelecek dönem hedeflerini anlattı. Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Kacır, özellikle uzay teknolojileri, yerli yazılımlar, yapay zekâ ve yüksek teknoloji üretiminin stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Yerli navigasyon uygulaması için 2027 hedefi
Türkiye'nin yerli ve milli teknolojiler geliştirmeye yönelik çalışmalarına değinen Bakan Kacır, navigasyon uygulamalarının yalnızca ulaşım amacıyla kullanılan araçlar olmadığını, aynı zamanda veri güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Bu alanda yerli bir çözüm geliştirilmesinin stratejik bir hedef olduğunu belirten Kacır, uygulamanın kullanıma sunulmasına yönelik takvimi açıkladı.
Kacır, "Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz. Bu, stratejik bir alan olarak görüyoruz. Son dönemlerde dünyada olup bitenleri muhakkak takip ediyorsunuz. Bu sivil uygulamaların, sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. Dolayısıyla inşallah 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli, milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz. Bu projede de TOGG'un çok güzel katkıları var. Bu da aslında çok başarılı bir ekosistem projesi olarak inşallah hayata geçiyor" dedi.
Yerli navigasyon projesinde TOGG'un da katkı sunduğunu belirten Kacır, farklı teknoloji alanlarında geliştirilen yerli çözümlerin birbiriyle entegre edilmesinin önemine dikkat çekti.
Somali'de uzay limanı kuruluyor
Türkiye'nin uzaya bağımsız erişim hedefleri kapsamında Somali'de kurulması planlanan uzay limanına da değinen Kacır, uzay teknolojilerinin yalnızca uydu geliştirmekten ibaret olmadığını, bu araçları uzaya taşıyacak fırlatma sistemleri ve altyapıların da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uzay limanlarının konumunun fırlatma maliyetleri açısından önemli olduğunu belirten Kacır, ekvatora yakın bölgelerin dünyanın dönüş hızından yararlanılması sayesinde avantaj sağladığını söyledi.
Kacır, "Uzaya girişim için müthiş fırsatlar sunuyor. Çünkü roket fırlatmalarında dünyanın dönüş hızından da istifade ediyorsunuz ve dünyanın dönüş hızı ekvator bölgesinde maksimum seviyede. Dolayısıyla siz daha az yakıtla hedefinize erişebiliyorsunuz. Böylelikle ekvatorda yaptığınız bir fırlatmada maliyetleriniz örneğin Türkiye gibi bir coğrafyada yapacak olsanız burada yapacağınızdan yüzde otuz daha aşağıda oluyor. Bu da size bir rekabet alanı oluşturuyor" diye konuştu.
Uzay limanının yalnızca Türkiye'nin kendi fırlatma ihtiyaçları için planlanmadığını belirten Kacır, dünyada uzaya erişim talebinin arttığını ve fırlatma altyapılarının bu talebe cevap vermesinin önem taşıdığını kaydetti.
Kacır, "Çünkü nihayetinde bu uzay limanını sadece kendi fırlatmalarınız için inşa etmiyorsunuz. Bütün dünyaya bu hizmeti sunabilmeyi de hedefliyorsunuz ki biz bunu yapacağız. Çünkü dünyada fırlatma konusunda bir arz, uzay limanları açısından, fırlatma altyapıları açısından bir arz problemi var artık. Her gün bir fırlatma yapılıyor artık dünyada. Her gün bir uzay fırlatması gerçekleşiyor ve bu daha da artacak" ifadelerini kullandı.
Somali'de kurulacak uzay limanının, Türkiye'nin kendi roketleriyle geliştirdiği uydu ve uzay araçlarını uzaya gönderme hedefinin önemli bir parçası olması amaçlanıyor. Projenin, Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra uluslararası uzay pazarında hizmet sunabilmesine de imkân sağlaması hedefleniyor.
"Ay aracını 2027 yılının ilk aylarında göndereceğiz"
Türkiye'nin uzay çalışmalarındaki önemli hedeflerinden birinin Ay'a ulaşmak olduğunu ifade eden Kacır, yerli imkânlarla geliştirilen Ay aracına ilişkin bilgi verdi. Türkiye'nin daha önce uydu teknolojilerinde elde ettiği tecrübeyi derin uzay görevlerine taşımayı amaçladığını belirten Kacır, Ay programının bu açıdan önemli bir aşama olduğunu söyledi.
Kacır, "Bunun için Ay programını hayata geçiyoruz. Kendi geliştirdiğimiz hibrit itki sistemini de kullandığımız yüzde 80'in üzerinde yerli üretimini tamamladığımız Ay aracını 2027 yılının ilk aylarında inşallah Ay'a göndereceğiz. Dokuz ülkeden biri haline gelecek Türkiye. Ay'a erişmeyi başaran dokuz ülkeden biri haline geleceğiz" dedi.
Türkiye'nin uydu teknolojilerinde ulaştığı seviyeye de değinen Kacır, yerli görüntüleme uydusu İMECE ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın önemini anlattı.
Kacır, "BİLSAT, Rasat, Göktürk, İMECE uydularını yerli ve milli olarak ürettik. İMECE metre altı çözünürlükle görüntü aldığımız, yani 600 kilometreden bir metrenin altında çözünürlükle görüntü aldığımız ve bunu başarmamıza sağlayan elektrooptik kamerasını da yerli ve milli olarak ürettiğimiz. Yerlilik düzeyi yüzde 80'in üzerinde olan görüntüleme uydumuz" ifadelerini kullandı.
Türksat 6A'nın geliştirilmesiyle Türkiye'nin haberleşme uydusu üretebilen ülkeler arasına girdiğini belirten Kacır, "Ve onu da yüzde 80'in üzerinde yerlilikte ürettik ve dünyada haberleşme uydusu geliştirebilen, üretebilen 11 ülkeden biri haline geldik" diye konuştu.
Uzay teknolojilerinde özel sektörün de daha fazla rol üstlenmeye başladığını belirten Kacır, uydu üretimi ve uzaya erişim alanındaki gelişmelerin Türkiye için yeni ekonomik fırsatlar oluşturduğunu kaydetti.
Türkiye'nin Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolara yaklaştı
Konuşmasında Türkiye'nin araştırma geliştirme kapasitesindeki artışa da değinen Kacır, Ar-Ge harcamalarının geçmiş yıllara kıyasla önemli ölçüde yükseldiğini belirtti.
Kacır, "Türkiye'nin toplam ar-ge harcaması 2002 yılında 1,2 milyar dolardır kıymetli dostlar. Ancak 1,2 milyar dolar ar-ge harcaması yapılıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye'de ar-ge harcamaları 19,9. Yani yaklaşık 20 milyar dolara erişti" dedi.
Uluslararası bilimsel yayın sayısının da arttığını ifade eden Kacır, "Geçtiğimiz yıl Türkiye'den 65 bin uluslararası bilimsel yayın yapıldı. Bunu sizler yaptınız, araştırmacılarımız yaptı. Türkiye'nin insanları yaptı" diye konuştu.
Türkiye'deki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin sayısına ilişkin bilgi veren Kacır, Bursa'nın bu alandaki konumuna dikkat çekti. Kacır, "Bugün Türkiye'nin 4 milyonda ar-ge ve tasarım merkezlerimiz var, sayıları 1700'ü üzerinde. Bunlardan 164'ü Bursa'mızda yer alıyor. 133 ar-ge merkezimiz ve 31 tasarım merkezimiz" ifadelerini kullandı.
Bursa'da 17 organize sanayi bölgesi bulunuyor
Bursa'nın sanayi üretimindeki gücüne dikkat çeken Kacır, kentteki organize sanayi bölgelerinde binlerce üretim tesisi ve yüz binlerce çalışanın bulunduğunu söyledi.
Kacır, "Bursa'da 17 organize sanayi bölgemiz var. Bu 17 OSB'de 2070 aktif üretim tesisimiz, 215 bin çalışanımız var. Şu rakamlar birçok ülkenin sahip olmadığı rakamlar. Sadece Bursa'daki OSB'lerden, fabrika sayısından ve çalışan sayısından bahsediyoruz" dedi.
Sanayinin Marmara Bölgesi'nde yoğunlaşmasının beraberinde bazı riskler getirdiğini ifade eden Kacır, yeni sanayi alanlarının uzun vadeli bir planlama doğrultusunda oluşturulacağını kaydetti. Sanayi alanları master planı kapsamında farklı bölgelerde yeni sanayi gelişim koridorları oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Kacır, Türkiye'nin lojistik bağlantılarının güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Savunma sanayisinde 100 milyar doları aşan proje portföyü
Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisindeki gelişmelere de değinen Kacır, sektörün ihracatının 10 milyar doların üzerine çıktığını ve proje portföyünün 100 milyar doları aştığını söyledi.
Kacır, "10 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor Türk savunma ve havacılık sanayi. Dünyanın en büyük 100 savunma firması arasında 10'a yakın Türk firması var bugün. Toplam proje sayısı 2000'li yılların başında ancak 60 iken şimdi 1500'e yakın projeden söz ediyoruz Türk savunma sanayiinde. Ve bunların hepsi ileri teknoloji projeleri. 100 milyar doların üzerinde bir proje hacminden, proje portföyünden bahsediyoruz bugün Türk savunma sanayiinden söz ederken" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisindeki gelişimin geniş bir üretim ve araştırma ağı sayesinde gerçekleştiğini belirten Kacır, üniversitelerin de bu süreçte önemli görevler üstlendiğini söyledi.
Yapay zekâda 5 milyon kişiye okuryazarlık hedefi
Türkiye'nin yapay zekâ alanında kendi teknolojilerini geliştirmeyi ve bu alandaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Kacır, iki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılmasının planlandığını açıkladı.
Kacır, "İki yıl içerisinde sizlerle beraber 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandıracağız. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştireceğiz. 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz" dedi.
Veri merkezi kapasitesinin artırılmasına yönelik hedeflerini de paylaşan Kacır, "Veri merkezi altyapısını bugünkü 250 megawatt kapasiteden 1 gigawattın üzerine çıkaracağız. Bu 10 milyar doların üzerinde bir yatırımın 2030 yılına kadar bu alanda hayata geçebilmesi demek" diye konuştu.
Bursa Teknik Üniversitesi'ne Milli Teknoloji Atölyesi
Bursa Teknik Üniversitesi'nin teknoloji yarışmalarına ve bilimsel çalışmalara katkısına da değinen Kacır, üniversite bünyesinde Milli Teknoloji Atölyesi kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi.
Kacır, "Biz Bursa Teknik Üniversitesi'ni bu anlamda gerçekten çok takdir ediyoruz. İlk yıldan beri, mevcut rektörümüz hem önceki hocalarımız gerçekten bu üniversitenin Teknofest'lerin öncüsü olmasına çok ciddi katkı sundular. İnşallah bir Milli Teknoloji Atölyesini de üniversitemize kazandırıyoruz. Yüzde 90'ın üzerine gelmiş. Nasip olursa bir dahakine orayı da birlikte ziyaret ederiz" dedi.
Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da konuşmasında üniversitenin bilimsel yayın, patent, yapay zekâ eğitimi ve sanayi iş birliği alanlarındaki çalışmalarını anlattı. Çağlar, üniversitenin yeni teknopark projesiyle teknoloji odaklı girişimcilik kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirterek inşaat çalışmalarına 2027 yılının başında başlanmasının planlandığını ifade etti.
Kacır, Türkiye'nin teknoloji alanındaki gelişiminin üniversiteler, araştırmacılar, sanayi kuruluşları ve gençlerin ortak çalışmalarıyla sürdürüleceğini belirterek konuşmasını tamamladı.