Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davada istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Serdar Sertçelik'i muayene eden sanık doktor duruşmada ifade verdi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşmada tutuklu sanık Serdar Sertçelik'i muayene eden sanık doktor ifade verdi. Sertçelik'in Ankara'da bir mekanda yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporu düzenlediği iddia edilen tutuksuz sanık Doktor Recep Emre Şişman, polisleri ve Serdar Sertçelik'i tanımadığını, yalnızca hastanede karşılaştığını ifade etti.
"Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik'in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir"
Olay tarihinde 8 aylık doktor olduğunu ifade eden Şişman, "Acil servis alanında nöbetteyken hastaları devraldık. Serdar da geldi, oradaydı. Muayenesini yaptık. Hasta ateşli silah yaralanması olarak bize geldi. Sol bacağındaki kemiğinde parçalı kırık vardı. Doktorumuz ilk müdahalesini yaptı, pansumanını ben yaptım. Hasta ortopediye gönderildi, alçı işlemi uygulandı. Sonrasında da hasta taburcu oldu. Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik'in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir. Nitekim uzman doktor ve ortopedi doktorunun da bu doğrultuda görüşü mevcuttu. Ancak polis memurlarının yalnızca bu kanaatin rapora yazılması yönünde ısrarı olmuştur. Söz konusu işlemin devlet işi olması nedeniyle raporu bu şekilde hazırlayıp, kaşeleyerek imzaladım. Benim olaydan bir bilgim yoktur" dedi.
Tutuksuz sanıklar Emir Akyol ile Yunus Fener ise haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, önceki ifadelerinin geçerli olduğunu söylediler. Tutuksuz sanık Deniz Urcan da daha önceki ifadesinin geçerli olduğunu dile getirerek, "İddia edilen örgütteki birkaç kişiyi işlettiğim kahveden tanırım. Örgütte bahsi geçen kimseyle telefon trafiğim yoktur. Üzerime atılı suçluyu kayırma suçunu işlemedim. Ben aranan bir şahsı saklamadım. Polise teslim ettim" ifadelerini kullandı.
Beyanların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından duruşma tutuksuz sanık beyanlarıyla devam etti.
"Ben işimi en doğru yapan kişiyim"
Tutuksuz sanık Kozan Umut Öztürk, "Tüm yaşananları detaylı anlatmak istiyorum. Erkan Doğan'ın beyanı üzerine gözaltına alındım. Doğan, iddia ettiği olay sonrasında 8-9 kez beyanda bulunmuş ama bunların hiçbirisinin içerisinde ben yokum. Hakkımda takipsizlik beklerken iddianame hazırlandı. Doğan canlı yayına konuk oldu. Teklemeden teşhis işlemi yaptı. Avukat olduğumu canlı yayındaki görüntülerde teşhis etmiş. Öyle bir durum söz konusu değildi, benim avukat olduğuma dair hiçbir ibare yoktu. Ben ilk günden beri aynı şeyi anlatıyorum, delillerim, konuşmam, ifadem, hiçbir şeyim değişmedi. Ben işimi en doğru yapan kişiyim. Takdir mahkemenindir" beyanında bulundu.
Tutuksuz sanık Ersoy Yahya beraatını talep etti. Aleyhe olan hususlara katılmadığını söyleyen tutuksuz sanık Gökhan Çanga esa, "Kapıma gelindi, adresim belli, telefonum açık ancak beni evimden hariç her yerde aradılar. Annemin evine gittiler, en sonunda evime geldiler, terörist gibi aldılar beni. Ben örgüt üyesi değilim. 16 ay hücre yattım, psikolojim bozuldu. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.
Beyanların ardından duruşma, yarın devam etmek üzere ertelendi.