Bakan Fidan: "AB üyeliği Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam etmektedir"

Dışişleri Hakan Fidan, Bulgaristan Devlet Haber Ajansı'na verdiği röportajında, "Son dönemde gerçekleştirdiğimiz temaslarda da muhataplarımıza açıkça ifade ettik. AB üyeliği Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam etmektedir. Ülkemizin...

Dışişleri Hakan Fidan, Bulgaristan Devlet Haber Ajansı'na verdiği röportajında, "Son dönemde gerçekleştirdiğimiz temaslarda da muhataplarımıza açıkça ifade ettik. AB üyeliği Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam etmektedir. Ülkemizin AB'ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık" dedi.

Bakan Fidan, Bulgaristan temasları sırasında Bulgaristan Devlet Haber Ajansı'na röportaj verdi. İran ile İsrail-ABD arasındaki çatışmanın NATO'nun önemini bir kez daha ortaya koyduğu, bu kapsamda NATO müttefiki olan Türkiye ve Bulgaristan'ın nasıl bir koordinasyon yürüttüğü yönündeki soruyu yanıtlayan Bakan Fidan, "Orta Doğu'da ahiren yaşanan gelişmeler, güvenlik ortamının ne kadar hızlı değişebildiğini ve ittifakın güney kanadından neşet eden tehditlerin, bölgenin ötesindeki yansımalarının etkisini ortaya koymuştur. Ülkemize yönelik ateşlenen füzeler karşısında hızla harekete geçilmiş olması, NATO'nun etkinliği ve küresel ve bölgesel güvenliğin korunmasında üstlendiği caydırıcı rolün ehemmiyeti ile müttefikler arası birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir. Türkiye ve Bulgaristan, ittifakın güneydoğu kanadını oluşturan iki stratejik ortak olarak gelişmeleri yakından takip etmektedir. Askeri makamlarımız ülkelerimizin hava ve füze savunma sisteminin güçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda atılabilecek ilave adımları değerlendirmeye hazırdır. NATO şemsiyesi altında sınır güvenliği, erken uyarı sistemleri ve istihbarat paylaşımı konularında Sofya yönetimiyle tam bir eşgüdüm içerisindeyiz. Bölgesel bir tırmanmanın önlenmesi adına iki müttefik olarak ortak kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bulgaristan ve Romanya'yla 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) yanı sıra, Bulgaristan'daki İleri Kara Kuvvetlerine (FLF) personel katkımız ve ittifakın doğu kanadında belirli aralıklarla görev icra eden unsurlarımız aracılığıyla operasyonel iş birliğimizi geliştirmeye gayret ediyoruz. Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de kilit bir müttefik ve net bir güvenlik sağlayıcısı olarak, NATO'nun caydırıcılık ve savunma konumlanmasının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ittifak bünyesinde aktif katkı sağlamaya devam ediyoruz. Türkiye 360 derece güvenlik anlayışı doğrultusunda NATO bünyesinde katkılarını artırırken müttefikleriyle de ikili ölçekte savunma iş birliğini geliştirmeyi arzu etmektedir. Karadeniz ve Balkanlar başta olmak üzere Bulgaristan'la güvenlik ve savunma alanında iş birliğimizi daha da ileriye taşımak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkiler komşuluk ve NATO müttefikliği temelinde ziyadesiyle olumlu seyretmektedir"

İki ülke arasındaki ilişkilerin başarısına değinen Bakan Fidan, "2024 yılındaki son ziyaretimizden bu yana geçen iki yıllık süreçte, Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkiler komşuluk ve NATO müttefikliği temelinde ziyadesiyle olumlu seyretmektedir. Siyasi istikrarsızlık dönemlerinde dahi komşuluk hukuku ve devlet aklıyla hareket edilmiştir. Ticaret hacmimizin istikrarlı bir şekilde artarak 10 milyar dolar hedefine yaklaşması, sınır kapılarındaki modernizasyon çalışmaları, ulaştırma ve altyapı çalışmaları kapsamındaki bağlantısallık projelerinde koyduğumuz ortak irade bu dönemin en büyük kazanımlarıdır. Türk şirketleri Bulgaristan'da yatırım yapmaya artan bir ilgi duymaktadır. Bizler de iki ülke arasında karşılıklı yatırımların artmasını teşvik ediyor, ikili temaslarımızda bu hususun da üzerinde duruyoruz. Ayrıca iki ülke arasındaki insan odaklı diplomasi köprüleri ve kültürel projeler halklarımızı daha da yakınlaştırmaktadır. 2025 yılında Türkiye'ye Bulgaristan'dan gelen turist sayısı 2 milyon 800 bini aşmıştır. Bu sayıyı önümüzdeki yıllarda daha da artırmak niyetindeyiz" dedi.

"Sofya'da sürdürülebilir ve güçlü bir hükümetin varlığı, Balkanlar'ın istikrarı ve ortak projelerimizin geleceği açısından da hayati öneme sahip"

Bulgaristan'da yeni kurulan hükümetin parlamentoda çoğunluk sağlamayı başarmasının Türkiye nasıl değerlendirildiği sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, "Bulgaristan'da uzun süren koalisyon veya geçici hükümetler döneminin ardından, Parlamento'da net bir çoğunluğa sahip istikrarlı bir siyasi iradenin tecelli etmiş olmasının Bulgaristan halkı ve Bulgaristan'la ikili ilişkilerimiz için hayırlı olmasını diliyoruz. Sofya'da sürdürülebilir ve güçlü bir hükümetin varlığı, sadece Bulgaristan'ın refahı için değil, Balkanlar'ın istikrarı ve ortak projelerimizin geleceği açısından da hayati öneme sahiptir. Bu durum, enerji, lojistik ve güvenlik alanlarında askıda bekleyen ya da uzun vadeli planlama gerektiren stratejik dosyaları çok daha hızlı ve kararlı bir şekilde neticelendirmemize imkân tanıyacaktır. Ayrıca, istikrarlı bir hükümetin getirdiği işlerlik, Bulgaristan halkının soydaşlarımız dahil tüm kesimlerinin refahını ve yaşam kalitesini artıracak hizmetlerin uygulamaya konmasında son derece önemlidir" açıklamasında bulundu.

"Soydaşlarımızın huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan'ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmeleri en büyük arzumuzdur"

Bulgaristan Türklerini temsil eden partilerinin seçim sonuçlarını ve ülke siyasetindeki rollerini değerlendiren Bakan Fidan, "Balkanlarda en fazla soydaşımızın bulunduğu ülkelerin başında gelen Bulgaristan'daki soydaşlarımız, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin en önemli veçhelerinden birisini oluşturmakta olup, ülkelerimiz arasında sadece sarsılmaz bir gönül köprüsü değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve toplumsal barışının en önemli güvencelerinden birini teşkil etmektedir. Soydaşlarımızın demokratik haklarını kullanarak parlamentoda güçlü bir şekilde temsil edilmeleri, elbette bizi memnun etmektedir. Soydaşlarımızın huzur ve beraberlik içinde Bulgaristan'ın siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmeleri en büyük arzumuzdur" dedi.

"BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması, iki ülkenin iş birliğinin ötesinde, Avrupa'nın enerji güvenliğinin sağlanmasına da katkı yapabilecek altyapıyı sunmakta"

"Botaş-Bulgargaz anlaşmasının dezavantaj sunduğu iddialarıyla son yıllarda Bulgaristan'daki siyasi partiler ve bazı kesimlerce eleştiriliyor. Bu konuya Türkiye nasıl yaklaşıyor ve sözleşmeyi güncellemeye hazır mı" sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, "2023 başında imzalanan BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması esasen Rusya'dan doğal gaz alımının kesildiği, Bulgaristan'ın enerji tedarikinde arz kesintileriyle karşı karşıya kaldığı ve alternatif kaynak arayışında olduğu bir dönemde Bulgaristan'ın arz güvenliğini tahkim eden stratejik bir hamleydi. Türkiye, bu süreçte komşusu ve müttefiki Bulgaristan'ın enerji arz güvenliğine katkı sağlamayı bir sorumluluk olarak görmüş ve gerekli desteği sunmuştur. Anlaşmanın temel amacı Bulgaristan'ın farklı kaynaklara erişimini kolaylaştırmak ve bölgesel enerji güvenliğine katkıda bulunmaktı. Türkiye ve Bulgaristan, bölgemizde enerji alanında her zaman güvenilir birer ortak olmuştur. BOTAŞ-Bulgargaz anlaşması, iki ülkenin iş birliğinin ötesinde, Avrupa'nın enerji güvenliğinin sağlanmasına da katkı yapabilecek altyapıyı sunmaktadır. Bu konu, ilgili kurumlarımız arasında uzun süredir yapıcı bir diyalog çerçevesinde ele alınmaktadır. "Kazan-kazan" ilkesi çerçevesinde, iki ülkenin de ticari ve hukuki çıkarlarını gözeten, günün değişen koşullarına uyumlu bir güncelleme için makamlarımız esasen temas halindedir. Bulgaristan'la enerji alanındaki ilişkilerimize büyük önem veriyoruz ve bu ilişkileri daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz. Amacımız Türkiye-Bulgaristan doğal gaz iletim kapasitesinin artırılmasını da içerecek kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşması imzalayarak ilişkilerimizi daha da ileriye taşımaktır" dedi.

Sofya'da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne yönelik açıklamalarda bulunan Bakan Fidan, "Türkiye, "bölgesel sahiplenme" ve "kapsayıcılık" ilkelerini gözeterek, bölgede iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Bu bağlamda Türkiye, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren ve kurucu üyesi olduğu GDAÜ'ye özel önem vermektedir. Zirvede de bu çerçevede, ülkemizin Balkanların ayrılmaz bir parçası olduğu, bölgede barış ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye'nin dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığı, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler bulunması anlayışı temelinde bölgesel sahiplenme ilkesinin önem taşıdığı, bölge ülkelerinin geleceğinin birbirine bağlı olduğu ve GDAÜ çatısı altında bölgesel iş birliğinin sürdürülmesi gerektiği hususlarına vurgu yapacağız. Ayrıca barış ortamının sürdürülmesinin yalnızca askeri yollarla mümkün olamayacağına işaretle kapsayıcı ve yapıcı diyaloğun önemine, Balkan Barış Platformu başta olmak üzere Türkiye'nin bölge ülkeleriyle kurduğu istişare mekanizmalarının yararına, son uluslararası gelişmelerin bölgesel iş birliğimizin önemini arttırdığına değineceğiz" ifadelerini kullandı.

"AB üyeliği Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam etmektedir"

Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerine yönelik soruyu yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, "Son dönemde gerçekleştirdiğimiz temaslarda da muhataplarımıza açıkça ifade ettik: AB üyeliği Türkiye için stratejik öncelik olmaya devam etmektedir. Ülkemizin AB'ye katılım sürecini, konjonktürel ve kısa vadeli hesaplarla değerlendirmek hata olur. Neticede bugün AB üyesi olan ülkelerin neredeyse yarısı Avrupa ailesinin parçası olarak kabul görmezken biz vardık. AB ile tam üyelik hedefi içeren Ortak Anlaşmamızı 1963 yılında imzaladık. Tam üyeliğin merhalesi olan Gümrük Birliği'ni 1996'da yürürlüğe koyduk. AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, kapsamlı ortaklığımızın temel unsurlarından biridir. AB Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB'nin beşinci büyük ticaret ortağıdır. Bu güçlü ekonomik ilişkilerin bir göstergesi olarak, Türkiye-AB ikili ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 233 milyar dolara ulaşmıştır. Dolayısıyla bizim ilişkilerimiz, köklü bir kurumsal zemin ve uzun yıllara dayanan ticari, ekonomik ve toplumlar arası bütünleşme geçmişi üzerine inşa edilmiştir. Son dönemde giderek yoğunlaşan küresel kırılmalar, hızlı dönüşümler, çok yönlü tehdit algılamaları AB'yi köklü bir dönüşümün eşiğine getirmiştir. Güvenlikten, ekonomi ve ticarete her alanda, bildiğimiz dünyanın sonuna geldik ve tüm bu gelişmeler AB'yi derinden etkiliyor. Bugün uluslararası sistem büyük bir dönüşüm içindeyken AB'nin mevcut kurumsal yapısıyla devam etmesi mümkün değil. AB'nin yaşayacağı değişime paralel olarak ülkemizle ilişkileri de yeniden ele alınacaktır. Ülkemizin üyelik sürecinin ileriye taşınması hem bizim hem AB'nin lehinedir ki bu zihinsel dönüşümün AB içinde yeniden filizlendiğini, Türkiye'nin öneminin her geçen gün daha yüksek sesle dile getirildiğini gözlemliyoruz. Ülkemizin üyeliğine ilişkin siyasi iradenin yeniden ve açık bir şekilde ortaya konulması, ayrıca üyelik perspektifinin somut adımlarla desteklenerek teyit edilmesi, sürecin yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacaktır. Bu noktada, biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazırız. AB ile ilişkilerin karşılıklı yarar, diyalog ve iş birliği temelinde her alanda geliştirilmesine önem veriyoruz" dedi.

"Bulgaristan'la hayata geçirmeyi hedeflediğimiz somut projeler bulunuyor"

Bakan Fidan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"Son gelişmeler ülkeler arası bağlantısallığın ne denli önemli olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle enerji, ulaştırma ve lojistik bağlantılarının güçlendirilmesini sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu alanda Bulgaristan'la hayata geçirmeyi hedeflediğimiz somut projeler bulunmaktadır. Enerji alanında doğal gaz altyapılarının güçlendirilmesi, enterkonneksiyonların geliştirilmesi ve enerji arz güvenliğinin artırılması ortak gündemimizin önemli başlıklarıdır. Ulaştırma alanında ise sınır geçişlerinin hızlandırılması, demir yolu ve kara yolu bağlantılarının geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi üzerinde çalışabiliriz. Türkiye'den Bulgaristan'a doğal gaz iletim kapasitesinin artırılması, yalnızca ikili ilişkilerimiz açısından değil, Doğu Avrupa'nın enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşımaktadır. Özellikle Ukrayna dahil bölgedeki ülkelerin artan enerji ihtiyaçları dikkate alındığında, mevcut kapasitenin geliştirilmesi gerekmektedir. Şu anda Türkiye'den Bulgaristan'a olan iletim kapasitesi, talep edilen ek hacimleri Bulgaristan üzerinden göndermemiz için yeterli değil. Bunun Bulgaristan tarafında bazı ek yatırımlar gerektirdiğinin farkındayız ve doğalgaz şebekesinde bu yatırımları mümkün kılmak için birlikte çalışmaya hazırız. Elektrik alanında da önemli bağlantısallık projelerimiz var. Türkiye, Bulgaristan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki "Yeşil Enerji İletimi ve Ticareti" projesine önem veriyoruz. Bu projeye ilişkin fizibilite çalışmalarına çok yakında başlamayı umuyoruz. Stratejik öneme sahip bu projede ilerleme kaydedebilmek için bu çalışmaları mümkün olan en kısa sürede tamamlamak istiyoruz. Ayrıca, elektrik alanında, ülkelerimiz arasında planlanan yeni enterkonneksiyon hattı projelerini sonuçlandırmak istiyoruz. Bu sayede Türkiye ile Bulgaristan arasındaki transfer kapasitesini 700-bin 100 megawatt artıracağız. Ulaştırma alanında da Bulgaristan'la ikinci demir yolu geçişini açmak ve Karadeniz Otoyolu Projesini hayata geçirmek istiyoruz. Bunların yanı sıra bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek girişimlerde Bulgaristan ile birlikte çalışmaya hazırız."

"Bağlantısallık açısından kilit bir ülke olan Türkiye, küresel lojistiğin kalbi konumundadır"

"Türkiye Orta Doğu'da önemli yolları ve koridorları yeniden inşa ediyor. Aralarında Kalkınma Yolu, Zangezur Koridoru, Çin'e kadar ulaşan demir yolu gibi projeler yer alıyor. Bu koridorlar üzerinden gelen ürünlerin Avrupa'ya taşınması için Bulgaristan üzerinden geçiş şarttır. Bu kapsamda, Bulgaristan ile gümrük, yol ve sınır güvenliği açısından ne tür çalışmalar yürütülüyor" sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, "Son yıllarda yaşanan gelişmeler, enerji, ulaştırma ve iletişim alanlarında kesintisiz bağlantısallığın stratejik önemini açık biçimde ortaya koymuştur. Küresel tedarik zincirlerinin güvenliği ve dayanıklılığı açısından yeni ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi artık bir tercih değil, bir gereklilik haline gelmiştir. Bu çerçevede Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru giderek daha cazip ve güvenilir bir güzergâh olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bu koridora stratejik önem atfetmektedir. Kalkınma Yolu Projesi ve diğer bağlantısallık girişimleri de Avrupa ile Asya arasındaki ticaret akışlarını daha hızlı, güvenli ve verimli hale getirmeyi amaçlamaktadır. Bağlantısallık açısından kilit bir ülke olan Türkiye, küresel lojistiğin kalbi konumundadır. Bu koridorların nihai hedefi olan Avrupa pazarına açılan kapı ise Bulgaristan'dır. Bu nedenle gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarındaki kapasitenin artırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve taşımacılık süreçlerinin hızlandırılması yönünde yakın iş birliği önemlidir. Bulgaristan, Türkiye üzerinden gelen bu devasa lojistik akıştan sadece bir geçiş ülkesi olarak değil, aynı zamanda bu hatların lojistik üssü ve dağıtım merkezi olarak ekonomik anlamda en büyük faydayı sağlayacak ortakların başında gelmektedir. Ziyaretimiz vesilesiyle tüm bu projeleri taçlandıracak adımları atmayı hedefliyoruz. Bulgaristan tarafıyla bu konularda yakın iş birliğimiz ve temaslarımız sürmektedir. Aramızdaki Kapıkule Sınır Kapısı Avrupa'nın birinci, dünyanın en işlek ikinci sınır kapısıdır. Yılda dört milyondan fazla aracın, on milyondan fazla yolcunun geçtiği bu kapımızın ve diğer mevcut sınır kapılarının genişletilmesi, ayrıca yeni kapılar açılması, ortak gündemimizde yer almaktadır. Amacımız, ticaretin önündeki engelleri azaltırken sınır güvenliğini en üst düzeyde muhafaza etmektir. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika'yı birbirine bağlayan stratejik konumu, Bulgaristan'ın Avrupa içindeki merkezi rolüyle birleştiğinde, bölgesel ve küresel ticaret için önemli fırsatlar ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde bağlantısallık alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri