Bakan Kurum: "Gerçekleri görerek gerçeklere göre de aksiyon almak durumundayız"

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 13. Bakü Küresel Forum'undaki konuşmasında, "Bugün önceliği başka ülkelerin topraklarını işgal etmek olan bir ülke penceresinden de bakamazsınız. Dolayısıyla gerçekleri görerek...

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 13. Bakü Küresel Forum'undaki konuşmasında, "Bugün önceliği başka ülkelerin topraklarını işgal etmek olan bir ülke penceresinden de bakamazsınız. Dolayısıyla gerçekleri görerek gerçeklere göre de aksiyon almak durumundayız. O yüzden artık müzakere muhakkak yapacağız ama yapılan müzakerelerden netice almamız gerekiyor" dedi.

Azerbaycan'ın başkenti Bakü, 13. Bakü Küresel Forum'una ev sahipliği yapıyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, forumda "Müzakerelerin Ötesinde: Sözleşmesi COP'u Hayatta Tutma Mücadelesi" temalı panelde konuştu. Bakan Kurum, "Enerji güvenliği, enerji ihtiyacı artık her ülkenin gerçekten olmazsa olmazı durumuna geldi. Aslında tam da bu noktada dün Uluslararası Enerji Başkanı Fatih Birol ile bir aradaydık. Dünyanın enerji politikasına ilişkin hedeflerini ve yine 31. Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP31) enerji perspektifini kendisiyle istişare ettik. İnşallah COP31 sürecinde yakın bir işbirliğini ortaya koyacağız ve bu yakın işbirliğinin aslında ana çerçevesi her ülkenin kendi kendine yeten enerji ihtiyacını kendi içinde karşılayabilen bir konumda olmasını aslında önemsiyoruz. Bugün işte yaşadığımız ortam aslında bunu net bir şekilde bize göstermektedir ve işte bu manada da gerçekten bu toplantı da çok kritik bir zamanda yapılıyor. Etrafımız adeta yangın yeri ve bu ortamda atılan her adım çok büyük önem taşıyor. Bu manada da Orta Köyümüz, Dünya yalnızca iklim krizinin değil aynı zamanda da aslında küresel iş birliği kapasitesini de burada hep birlikte sınandığı bir dönemi de bize ifade ediyor. Tabii böylesi önemli dönemde çok taraflı çözümler artık bir tercih değil olmazsa olmaz. Yani tercih değil bir zorunluluk haline geldi. Bakü'de bu manada bir araya gelmemizde bu istişareleri geçmiş COP başkanlarımızla birlikte yapıyor olmamızı aslında bize gösteriyor. Tabii COP sürecini sadece biz şöyle olsun istemiyoruz. Yani müzakere salonlarında konuşulan karar alınan bir COP süreci olsun istemiyoruz" dedi.

COP31'de müzakere yerine artık uygulamaya geçilen ve uygulamada kararların alındığı bir COP olmasını istediklerini belirten Kurum, "Buna ilişkin de geleceğin COP'u olarak COP31'i değerlendiriyoruz. Tabii 1992'den bu yana da COP süreçlerinde gerçekten çok önemli mesafeler kat edilmiş. Yani dünyanın yaşadığı krizlere rağmen 1992'den bu yana sonrasında da Paris Anlaşması ile güncellenmiş bir sözleşmeden bahsediyoruz. Yani bu çok değerli, çok kıymetli. Bugüne kadar alınan kararlar, başkanlarımızın yürüttüğü süreç bizim için çok kıymetli ve COP 31 olarak da biz bütün COP'larda alınan kararları güçlendirecek ve buradaki alınmış kararların, adımların yine atılması noktasında elimizden gelen tüm gayreti gösteriyor olacağız. Yine Türkiye olarak Afrika ve Avrupa arasında, Asya arasında kesim noktasında olmamız ve kültürler arasında uzun süredir de bir köprü vazifesi görüyor olmamız da aslında bizim doğu ile batı, kuzey ile güney arasında bir köprüyü vazifesini gösterme noktasında irademizi de net bir şekilde ortaya koyuyor olacağız. Tabii tecrübemizi COP sürecine taşırken, yani burada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekten Türkiye iklim değişikliği noktasında çok önemli adımlar atmıştır. Yani iklim kanunu çıkarılmıştır, iklim değişikliğiyle mücadele koordinasyon kurulu oluşturulmuştur" diye konuştu.

"Diyalogdan hiçbir zaman ayrılmayacağız"

Bakan Kurum, şöyle devam etti:

"Buna ilişkin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrusunda da tüm bakanlıklarıyla birlikte iş birliği içerisinde bir çalışma ortaya koymaktadır. Biz de bu çalışmadaki yine bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübeleri COP sürecine aktarıyor olacağız. Yine bir önceki COP başkanımız ve ev sahibi Azerbaycan'da da COP sürecine ilişkin belki de dünyanın beklemediği bir başarıyı burada muhtar kardeşim Azerbaycanlı dostlarımız ortaya koydular. Biz işte bu COP'larda alınan kararları da daha da güçlendirecek bir eylem ajandası sorumluluğunun da farkındayız. Bu eylem ajandasını ortaya koyacağız. Tabii süreklilik bu sözleşme esasında şart yani devamlılık bizim de COP başkanlığı sürecinde göstermemiz gereken bir durum. Burada 1.5 santigrat derece hedefinin Bakü-Belem yolculuğunda ortaya koyulan kararlar bizim için de yol gösterici olacak. İstikrarın ve buradaki öngörülebilirliğin güçlendirildiği, güvenin ve somut çıktıklarının da net bir şekilde COP sürecinde ortaya koyulduğu bir COP başkanlığını yürütüyor olacağız. Yine burada vizyonumuz net. Diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak aslında bu başlığı belirledik. Diyalogdan hiçbir zaman ayrılmayacağız. Müzakere salonlarında alınan kararların uygulamayla aksiyona geçirilmesini sağlayacağız ve aksiyon boyutunu da bu manada hızlandırmak için de elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Bir taraftan ülkemiz Akdeniz Havzası'nda yer alıyor ve bugün baktığınızda dünyanın yutak alanlarına denizlerimiz, göllerimiz, okyanuslarımız, ülkemizin de üç tarafı denizlerle çevri olması sebebiyle COP 31'de Antalya'da tüm dünyanın dikkatini denizlere, okyanuslara çekmek istiyoruz. Bu manada da denizlerin ve göllerin temizliği adına buraya verilecek finansmandan gerçekleştirilecek projelere kadar birçok projeyi COP'da canlı tutmak ve bu manada metinleri de sahaya indirmekle yükümlü olduğumuzu düşünüyoruz."

COP 31'in sadece kalıcı bir konferans değil bu manada çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarladıklarını ifade eden Kurum, "Başlıklarımız ne olacak? Eylem ajandamızdaki sıfır atık uygulamamız ki Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde yürüttüğümüz artık bugün bir dünya markası haline gelmiş sıfır atık projemizi tüm dünyaya aslında kendisinin de burada liderlik ettiği bir süreci yürütüyor olacağız. Bu manada tabii inşallah bu yıl BM nezdinde de sıfır atık günü ilan ettiğimiz orada uygulamalarımızı, projelerimizi tüm dünyayla paylaştığımız ve ardından da aslında Antalya'da bu kararları işlediğimiz bir konferansımızı yine yaşatıyor olacağız" diye konuştu.

Bugün dünyada hala 700 milyona yakın insanın elektriğe ulaşamıyor olduğunu belirten Kurum, "Dünyanın bir de bu yüzü var. Maalesef Afrika'daki birçok kadın çocuk ilkel ısınma yöntemleri sebebiyle çok erken yaşlarda hayatını kaybediyor. Dolayısıyla bir bütün olarak dünyaya bakmamız gerektiği çok açık ve nettir. Yani sadece gelişmekte olan bir ülke penceresinden de bakamazsınız veya gelişmiş bir ülke penceresinden de bakamazsınız. Bugün önceliği başka ülkelerin topraklarını işgal etmek olan bir ülke penceresinden de bakamazsınız. Dolayısıyla gerçekleri görerek gerçeklere göre de aksiyon almak durumundayız. O yüzden artık müzakere muhakkak yapacağız ama yapılan müzakerelerden netice almamız gerekiyor. Yani hep söylüyoruz, her konferansta söylüyoruz bu gidişata son dur diyecek nesil bizleriz artık. Kararlar alıyoruz. Finansman kararları alıyoruz. İşte eylem kararları alıyoruz. Buna ilişkin gerçekten yapılması gereken tüm detayları konuşuyoruz ama artık ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Bize düşen sorumluluk bu" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri