Bakan Tekin: "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getireceğiz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız"...

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız" dedi.

'Anadolu İrfanı Değerlerinin Toplumsal Uzlaşı Kültürüne Katkıları 9'uncu Olağan Mütevelli Heyet Toplantısı', Başkent Öğretmenevinde düzenlendi. Bakan Tekin'in katılımıyla gerçekleşen program, İstiklal Marşı'nın ardından açılış konuşmaları ile başladı. Program, serbest kürsü konuşmaları ile devam etti.

"Türkiye, bu küresel iklimin ortasında kendi vakur çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor"

Dünyanın pek çok yerinde siyasetin, itidal yerine öfke, basiret yerine provokasyon üzerinden inşa edildiğini dile getiren Bakan Tekin, "Sosyal medya mecraları dili hoyratlaştıran ve insanı insana karşı tahammülsüz kılan bir alana dönüştü. İzan kaybı gençlerin dilinde olduğu kadar, yaşını başını almış nice insanın üslubunda da kendini gösteriyor ve gündelik tartışmalar hakaretle, ithamla, yaftayla yürür hale geldi. Kimlikler, yan yana durmanın imkanını çoğaltan bir zenginlik gibi anlatılmak yerine, birbirini yoklayan, tedirgin eden sınırlar üzerinden tarif ediliyor. Türkiye, bu küresel iklimin ortasında kendi vakur çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor. Böyle bir tabloda, Anadolu irfanının yüzyıllar boyunca taşıdığı uzlaşı ufkunu diri tutmak; siyasetin, ilim ve fikir dünyasının, medyanın, sivil toplumun ve eğitim sistemimizin omzuna yüklenmiş ağır bir mesuliyet olarak karşımızda duruyor. Bizim için asıl mesele eğitim cephesinde evlatlarımıza nasıl bir insan ve toplum tasavvuru açacağımız, bütün eğitim politikamızın mihverini belirliyor. Onlara hadiseleri çözebilecek bir zihin, insanı kucaklayabilecek bir gönül, ihtilafı büyütmek yerine adalet ve merhametle yönetebilecek bir ahlâk kazandırmak zorundayız. Bu, hem tarihimize hem kültürümüze hem de emanetini taşıdığımız nesle karşı borcumuzdur. Öğretmen yetiştirme düzenimizden müfredata, okul ikliminden ölçme ve değerlendirme anlayışımıza kadar her başlığı bu borcun şuuruyla yeniden terkip ediyor; öğrencinin bilgi birikimi kadar davranışına, kurduğu ilişkilere, hayata bakışına bakan bir eğitim iklimi kurmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getireceğiz"

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin gerçekleştirilen gayretin omurgası olarak kurgulandığını belirten Tekin, "Modelimizi kurgularken milletimizin irfan havzası ile çağın pedagojik imkânlarını buluşturan bir yol haritası ortaya koymaya çalıştık. Aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim kavramlarını bu yüzden merkeze aldık. Zihni sahih bilgiyle beslenen, kalbi merhamet, adalet ve vefa ile güçlenen, eli sorumluluk alan, üretime katılan, emeğin kıymetini bilen bir nesil hedefliyoruz. Başka bir ifadeyle, erdem-değer-eylem çizgisi doğrultusunda yetişen; şahsiyetinde erdemi, ortak hayatta değeri, yaptığı işte sorumluluğu önceleyen bir öğrenci profili için çalışıyoruz. Maarif Modelimiz aynı zamanda kapsayıcı ve çoğulcu bir anlayışı da taşıyor. Milletimizin bütün renklerini, farklı hayat tecrübelerini bu büyük hikayenin tabii unsurları olarak görüyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğini, her bir evladımızın kültürel ve inanç dünyasına gösterilen saygıyı, geçmişiyle barışık, kimliğiyle güçlü bireyler yetiştirme idealini merkeze alıyoruz. Çünkü Anadolu irfanı bir araya getiren bir mayadır; eğitim ise bu bağı tahkim eden en güçlü vasıtalardan biridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız" diye konuştu.

"Arzumuz, Türkiye'nin hem içeride hem dışarıda, uzlaşı iradesiyle yükselen bir merkez olarak kalmasıdır"

Aynı zamanda Bakan Tekin, şu ifadelere yer verdi:

"Dünyanın neresinde bir haksızlık, bir katliam, bir zulüm yaşanıyorsa; hangi coğrafyada insan onuru çiğneniyorsa, biz oraya bu milletin asırlardır taşıdığı vicdanla, yüreğimizdeki kardeşlik hukukuyla ve üzerinde yaşadığımız toprağın yüklediği mesuliyetle bakarız. Kutuplaştıran her kelime, bu toprakların biriktirdiği sükuneti ve vakarını zayıflatır; insanı insana yaklaştıran, konuşturan, birbirine kulak vermeye çağıran her söz ise bu tarihî çizgiyi güçlendirir. Bizim arzumuz, Türkiye'nin hem içeride hem dışarıda, öfkeyle savrulan bir dünyanın ortasında, aklıselimiyle, vicdanıyla, uzlaşı iradesiyle yükselen bir merkez olarak kalmasıdır. Milli Eğitim Bakanı olarak muradım, bu salondaki arayışı sadece bugünle sınırlı bırakmamak. Uzlaşıyı, Anadolu irfanının taşıdığı o ağırbaşlılıkla, o vakarla birlikte sınıflarımıza, müfredatımıza, öğretmen odalarımıza taşımak için çalışıyoruz. Burada dile getirilen her sözü, her kaygıyı, her teklifi kendi adıma emanet kabul ediyorum. Bu emaneti, eğitim politikalarımızda, çocuklarımıza vereceğimiz istikamette gözümüzün önünde tutacağımıza söz veriyorum. Çocuklarımızın kalbini incelten, zihnini berraklaştıran, birbirini dinlemeyi ve birlikte yürümeyi öğreten bir eğitim iklimi için yürüttüğümüz her çabada, sizlerin desteğini ve katkısını da yanımızda görmek istiyoruz."

Bakan Tekin, serbest kürsü konuşması yapan davetlilere plaket takdim etti. Toplu hatıra fotoğrafının çekilmesi ile program sona erdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri