Bakan Yardımcısı 'Kafkas' Kars'ta
Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas, memleketi Ardahan ziyaretinin ardından Kars’a gelerek bir dizi gezi ve incelemelerde bulundu. Kafkas’ın, Devlet Hastanesi ise renkli görüntülere sahne oldu.
Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas, Ardahan dönüşünde ilk olarak Kars Valisi Eyüp Tepe’yi makamında ziyaret etti. Valilik ziyaret defterini imzalayan Kafkas’ın ziyaretine Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş, AK Parti eski milletvekilleri Zeki Karabayır, Mahmut Esat Güven, Dr. Selahattin Beyribey, AK Parti İl Başkanı Ensar Erdoğdu ve Sağlık İl Müdürlüğü yetkilileri de eşlik etti.
Vali Eyüp Tepe burada yaptığı konuşmada konağın tarihçesinden söz etti ve Kars antlaşmasının da bu konakta imzalandığını söyledi. Vali Tepe ayrıca, Kars’ın Gazilik unvanıyla şereflendirilen ilk il olduğunu da belirterek, Kafkas’a ziyaretinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Sağlık Bakan Yardımcısı Agah Kafkas da kendisinin de bu coğrafyanın çocuğu olduğunu, Ardahan’da dünyaya geldiğini söyleyerek, “Bu coğrafya da kendine özgü bir kültürü var. Ama ne yazık ki burası yeteri kadar Ankara’dan payını alamadığı için sürekli göç veriyoruz. Böyle bir sorunumuz var. Ben inanıyorum ki Kars yeniden çok önemli bir cazibe merkezi haline gelecek. Kars, kamudan aldığı yatırımlarıyla, üniversitesi ile hemen hemen artık yurt dışıyla olan bağlantılarıyla buna kavuşacak. Demiryolu önemli bir şey kazandıracak buraya. Bizde Kars’a gelmekten, Kars’ta bulunmuş olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi.
ARTIK BİZE EV ÖDEVİ VERİLEN BİR ÜLKE DEĞİLİZ
Kafkas ayrıca, Türkiye çok önemli bir ivme kazandığını ifade ederek, “Yani artık bize ev ödevi verilen bir ülke değiliz. Yani dün İMF borcumuzu ödeyemezken, İMF bizi nasıl denetleyecek diye bakarken bugün İMF’ ye borç verecek ülke haline geldik. Bu ülkenin istikrarını, bu ülkenin gücünü emin adımlarla 10 yıldır başlattığı bu haysiyet yürüyüşünü bundan sonra da artarak devam ediyor olmasını çok önemsiyorum.” diye konuştu.
ŞAMPİYON TAKIMIZ ŞAMPİYON KALALIM
Bu hafta sonunu Kars, Ardahan ve Iğdır’da ayırdıklarını da hatırlatan Kafkas, “Bizim gittiğimiz yerlerde sağlık çalışanlarımızla bir toplantı yapıyoruz. İlin emarını çekiyoruz. Bundan sonra bakıyoruz, var mı eksiğimiz, bir sıkıntımız var mı? Varsa bunu tamir ediyoruz. Biz insanlarımızın hayatını kolaylaştırmak, insanlarımızın yaşam kalitesini arttırmak için 10 yıldır fevkalade başarı sağladık. İnsanımızı sağlığa kavuşturma konusunda çok büyük başarı sağladık. Yani dün sağlık hizmetlerinden yararlanma koşullarına baktığımız zaman o günle kıyaslanmayacak kadar büyük işler yapıldı. Onun için bu işin bizim kategorimizde halkının yüzde 75’inin sağlıktan memnun olduğu bir ülke yok. Milli geliri bizden 4 kat fazla olan ülkelerde var bu. Yani kişi başına 4 bin dolar, 4 bin 500 dolar harcıyorsanız ancak bunu yapıyorsunuz. Türkiye’de 975 dolara yapılıyor. Onun için bizim burada eksiğimiz varsa onu tespit etmemiz lazım ki şampiyon takımız şampiyon kalalım.” şeklinde konuştu.
KAMU HASTANELER BİRLİĞİNİN ÖNEMİ
Kafkas, Kamu Hastaneler Birliğinin işleyişi ile ilgili bir soru üzerine ise şunları söyledi:
“Memnunsanız hizmetin kalitesinden iş iyi gidiyor demektir. Burada ki derdimiz şudur bizim. Kamu Hastaneler Birliğinin kuruluyor olması sağlıkta şampiyon olan bir ülkenin bu başarısını sürdürebilmesi için daha reel, daha verimli, daha ekonomik, daha mobilete bir hizmet sunması lazım. Yani biz bu ülkede birileri 4 bin, 4 bin 500 dolara bunu sağlayabiliyor. Bizde sağladık. Bu ülke şimdilik 975 dolar kişi başına sağlık harcaması yapabiliyor. O zaman bizim ne yapmamız lazım sağlık bakanlığı olarak? Bu parayı daha rasyonel nasıl kullanabiliriz, daha verimli nasıl kullanabiliriz onun içinde birde halkın sağlığında diye bir mantığı nasıl getirebiliriz. Devletin 10 yıl önceki mantığı şu. Hastalananlar gelirler. Biz bakarsak bakarız, onlar muayenesini parayla olur, parası yoksa da Allah kerimdir mantığı vardı. Ama biz ne yaptık? Bu mantığı değiştirdik. Halk sağlığı kurulunun esprisi şudur. Aile hekimliği üzerinden koruyucu sağlık hizmetleri. Yani biz insanların hasta olmadan tedavisini halk sağlığının üzerinden yapalım. İl müdürlüğümüz hem acil hizmetleri üretsin hem de bunların koordinasyonunu yapsın. Bakanlık adına buranın bir temsilcisi olsun. Ama kamu hastaneleri birliği bir tane şirketmiş gibi çalışsın istiyoruz. Çünkü orada ki döner sermayeler çalışanların maaşlarını daha çok olacak. Bu bir sistemdir. Biz kamu hastanelerinde ki bu sözleşmeli yönetici modelini önemsiyoruz. Türkiye’de bunu iyi oturtturabilirsek şu mantıktan Türkiye’nin kurtulması lazım: ‘Devlete kapağı at, 65’e kadar yat. İş yaparsan başını belaya sokarsın, yapmazsan zaten problem yok’ Bu mantığın yerine ne kadar performans gösterirsen o kadar çok maaş alırsın, performansın iyi değilse de yönetici olarak devam edemezsin.”
YÖNETİCİ SAYISI 8 BİNDEN 4 BİNE İNDİ
Yönetici sayılarını da hastanelerde 8 binden 4 bine indirdiklerini açıklayan Kafkas, “Bunun bize verimlilik getirdiğini düşünüyoruz. Ama gittiğimiz yerlerde ki aksaklıklar falan varsa da ona da ayrıca bakıyoruz. Yapılabilir ama biz sistemin doğru yürüğü kanaatindeyiz. Çünkü daha ekonomik sürdürmemiz lazım. Yani takımı şampiyon tutmanın yolu, bizim israf etmeden, kendi çalışanlarımızı memnun ederek, hasta memnuniyetimizi üst tarafa çıkartmamız lazım.” dedi.
TÜRK İNSANININ HAYATTA KALMA SÜRESİ 10 YILDA 5 YIL UZAMIŞTIR
AK Parti iktidarı süresince sağlık ve diğer hizmetlerle birlikte önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Kafkas, yapılan bir araştırmada Türk insanının hayatta kalma süresinin 10 yılda 5 yıl uzadığının ortaya çıktığını belirtti. Kafkas, “Yani bugün AK Parti iktidarının son kamuoyu yoklamalarında da görülüyor ki, en çok hizmetlerinden memnun olunan ve memnuniyet ifade eden ve halkımızın rahatlattığı hizmeti sağlık. Bu hükümetin çalışmaları sağlıktan bu kadar desteklenmiş olması sonucunda Türk insanının hayatta kalma süresi 10 yılda 5 yıl uzamıştır. Şu denilebilir halk tabiriyle. Ömrümüze ömür kattın denilir ya. Allaha şükür Allah ömür verir. Ama insanlar da eskiden hastalanır ölür diyorduk. Yani niye hastalandı, hastalanması daha iyi değimliydi, bunu korusaydık, aşısını yapsaydık. Bugün sağlığın koruyucu hekimliklerine baktığınız zaman mesela Kars’ta hiçbir sorunumuz yok, tamamen sıfırlamışız. Şimdi 9 hastalıkla mücadele ediyoruz. Bence biz başarılı buluyoruz ve devamını umuyoruz. Bir ülkenin milli geliri artmazsa, bir ülkede huzur olmazsa, bu ülkenin insanın yaşam kalitesi yükselmezse tek başına sağlıkla olmaz. Biz bunlarla beraber sağlık hekimlerini koruyucu hekimlikle hepsini birleştirdiğimiz zaman istatistikî olarak bir veri veriyor. İstatistikler diyor ki 10 yıl öncesine göre hayatta kalma süresi 5 yıl uzamıştır. Bir anne ölürse Türkiye’de bizim bakanlık tenakuzda durur. Bize dediler ki siz 2025’te ancak bebek ölüm hızını buraya çekersiniz. Biz onları 2005’te çektik. Burada kimsenin kapattığı, kaldırdığı, attığı falan yok. Branş hastanesi mantığının Türkiye’de doğru olmadığı anlaşıldı. Yani tek başına bir yerde kadın doğum hastanesi yaptınız, kadın doğum yaparken kardiyolog lazım orada. Ne yapacağız? Bugün anne ve çocuk ölümlerini aşağı çekmemizin yolu mümkün mertebe kadın doğum ve genel hastanenin içerisinde olmasına bağlıdır.” açıklamasında bulundu.
HAVA AMBULANSLARI
Kafkas, hava ambulanslarıyla ilgili soru üzerine ise şöyle konuştu:
“Şuanda 17 tane ambülânsımız var. Yeni bir ihale yapıldığı için teslimatlarda gecikme oluyor. Bu peyderpey tamamlanacak. Yani problem yok. Helikopter ambülânslarını 2013’te 23 hasta. Uçakla da 23 hasta göndermişiz. Yani demek ki ihtiyaç olduğunda hazırız. Ama şöyle bir şansımız yok; Bir hastaneyi yaparken, ambülansı gönderirken hepsini parametreleri hesap ederek yapıyoruz. Sağlığa erişim Ankara’da bu bölgenin ulaşımı 1’e 17 idi. Yani doktora ulaşım yoktu. Onun için bu topraklarda çözüm süreçlerine ihtiyaç hissettik. Yani çocuk ölümü anlıyorum hat safhada. Şimdi Ankara ile bu bölgenin doktora erişimi 1’e 3. 3’te olması normal çünkü çok çok ileri teknik ameliyatları taşıyabilme şansımız yok. Mecburen İstanbul’da, Ankara’da, büyük merkezlerde yapıyor olmaları lazım. Onun için şuanda ki o doktor dağılımı, paranın dağılımı, ambülansın dağılımı, imkanlarının dağılımını ülkeyi önünüze koyuyorsunuz elinizde ki imkanları da koyuyorsunuz. Bunun ikisini de birbirine dengelediğiniz zaman problem ortadan kalkmış oluyor. Dün ambülans, uçak, helikopter filmlerde görürdük, imrenirdik. İşte yurt dışından bir turist gelir hastalanırdı. Adamlara geldi hastasına sahip çıkıp götürdüler dedik. Şimdi Allah’a binlerce şükürler olsun ki bu gün çocuk ölümleri, anne ölümleri buralara gelmişse işte bunların sayesinde geldi. Anneyi gebeliğinden itibaren takip ediyoruz. Doğumundan itibaren takip ediyoruz gerekiyorsa anne otelinde yatırıyoruz. Yetmez 18 yaşına kadar da doğurduğu çocuğu devletin bakımına alıyoruz. Bu bir devrimdir. Bunu sosyal demokratlar yapsaydı kendilerinin birebir heykellerini dikerlerdi. Amerika da 50 milyonda halen hiçbir sağlık mühendisinde olmayan insanın yaşadığını biliyoruz. Bugün Allah’a şükür bizim insanımız da herkes adam gibi sağlık hizmetinden yararlanıyor.”
Vali Eyüp tepe daha sonra ziyaretin anısına Kafkas’a, Kars’ın gravürleri ve eski-yeni fotoğrafların yer aldığı kitapları hediye etti.kha