Beldeki gizli tehlike: Spinal stenoz

Bel fıtığıyla benzer belirtiler gösteren ve tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilen omurga daralması (Spinal stenoz), hastaların günlük hayatını ciddi ölçüde kısıtlayabiliyor.

Bel fıtığıyla benzer belirtiler gösteren ve tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilen omurga daralması (Spinal stenoz), hastaların günlük hayatını ciddi ölçüde kısıtlayabiliyor. Uzmanlar, yürüyüş sırasında öne eğilme ihtiyacının hastalığın en belirgin ve ayırt edici belirtilerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Omurganın ve sinirlerin geçtiği kanalın kireçlenme, bağ dokusu kalınlaşması veya fıtıklar sebebiyle daralması neticesinde ortaya çıkan hastalık, özellikle 55-60 yaşındaki insanlarda görülüyor. Hastalığın en sık bel bölgesinde, ardından boyun ve sırt bölgelerinde görüldüğünü belirten Op. Dr. Aytaç Can, sinirler üzerindeki baskının geri dönüşü olmayan hasarlara sebep olabileceğine dikkat çekti. Ameliyatın hastalık seviyesine göre değerlendirildiğini aktaran Can, hastalığın başlangıç seviyelerinde ilaç tedavisi, fizik tedavi, aletsiz pilates, yüzme ve yürüyüş gibi egzersizlerin önerildiğini vurguladı.

"Yürürken öne eğilme ihtiyacı önemli bir belirti"

Bel bölgesindeki daralmaların insanların günlük hayatını ciddi şekilde kısıtladığını ifade eden Özel Adatıp Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Can, "Omurga daralması en sık belde görülür. Özellikle bel bölgesindeki daralmalar insanlarda yürüme güçlüğü, yürüdükleri sırada artan ağrı ve uyuşukluk, dinlenmeyle veya öne eğilmeyle geçen şikayetler oluşturabilir. Ayaklarda güçsüzlük oluşabilmektedir. Boyunda ise el ve kollarda güçsüzlük, uyuşukluk, dengesiz yürüyüşler görülebilmektedir. Bu hastalığın önemi, sinir basısına bağlı kalıcı sakatlıklara ve bakıma ihtiyaç hale gelinmesine yol açabilmesidir" dedi.

"Günlük hayat yüzde 70 etkilenmiyorsa önce egzersiz"

Tanı sürecinde MR tetkikinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Can, tedavi seçeneklerine ilişkin, "Tanımızı basit bir röntgen, tomografi ve nihayetinde MR çekimiyle koymaktayız. Eğer hastalık günlük hayatı yüzde 60-70 oranında etkilemiyorsa öncelikle ameliyat dışı yöntemleri deniyoruz. İlaç tedavisi, fizik tedavi, aletsiz pilates, yüzme ve yürüyüş gibi egzersizler önermekteyiz. Bunlardan fayda görülmezse algoloji veya epidural enjeksiyonlar gündeme gelebilir. Ancak sakatlık riski oluşturacak düzeydeki daralmalarda ameliyat seçeneklerini konuşmaya başlıyoruz" diye konuştu.

"Geç kalınan ameliyatlarda hasar kalıcı olabilir"

Büyük ve küçük tuvaleti kaçırma gibi ileri düzey problemlerin acil cerrahi müdahale gerektirdiğini belirten Op. Dr. Aytaç Can, "Tedaviye yanıt vermeyen durumlarda, bacaklarda, el ve kollarda güçsüzlük başladığında ya da tuvalet kaçırma gibi problemler oluştuğunda artık ameliyatı düşünmek gerekiyor. Bel kayması veya eğrilik yoksa mikroskobik veya endoskopik girişimlerle müdahale edebiliyoruz. Eğer kayma varsa "platin" denilen füzyon ameliyatları gerekmektedir. Burada en önemli problem, kalıcı hasarlar geliştiği zaman en iyi ameliyat bile yapılsa tam iyileşme sağlanamamasıdır. Geç kalındığında bu sorunlar kalıcı hale gelmekte ve bütün hayatı zorlaştırmaktadır. Yürürken güç kaybı olup oturarak dinlenme ihtiyacı hissediliyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri