Beşiktaş’taki gece kulübü yangınına ilişkin bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı

Beşiktaş Gayrettepe'de 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 4'ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davada, bilirkişi raporu mahkeme dosyasına girdi.

Beşiktaş Gayrettepe'de 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 4'ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davada, bilirkişi raporu mahkeme dosyasına girdi. Raporda, ruhsat verme ve denetim görevi bulunan 13 kamu görevlisinin tamamının kendi görev alanlarında gerekli özen ve denetimi göstermediği değerlendirilirken, gerekli denetimler yapılmış olsaydı ölümle sonuçlanan olayın önlenebilecek nitelikte olabileceği belirtildi. Sanık avukatları raporu incelemek için süre talep ederken, mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Beşiktaş Gayrettepe'de 2 Nisan 2024'te tadilat sırasında çıkan ve 29 kişinin yaşamını yitirdiği gece kulübü yangınına ilişkin 4'ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Mahkeme başkanı, yeni göreve geldiklerini belirterek bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığını ve heyet olarak dosyayı mümkün olduğunca hızlı şekilde karara çıkarmak istediklerini söyledi. Sanıklar ise ayrı ayrı tahliye talebinde bulundu.

13 Kamu görevlisine kusur değerlendirmesi

29 Ekim tarihli bilirkişi raporunda, ruhsat verme ve denetim görevi bulunan 13 kamu görevlisinin tamamının kendi görev alanlarında gerekli özen ve denetimi göstermediği değerlendirildi. Raporda, gerekli denetimler yapılmış olsaydı ölümle sonuçlanan olayın önlenebilecek nitelikte olabileceği belirtildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, dosyadaki önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla inceleme yaptı. Raporda, işyerinin yıllar içerisindeki ruhsat işlemlerinde kullanım alanına ilişkin çelişkiler bulunduğu, faaliyet değişikliklerine rağmen yeni itfaiye raporu alınmadığı ve yapılan şikayetlerin yeterince değerlendirilmediği kaydedildi.

Yangının, izinsiz gerçekleştirilen tadilat sırasındaki kaynak çalışmasından çıktığı belirtilen raporda, işyerinde iş güvenliği mevzuatına aykırı faaliyetlerin bulunduğu ifade edildi. Heyet, yangının sonuçlarının yalnızca çıkış nedeninden değil, can kaybını önlemeye yönelik denetimlerin yapılmamasından da kaynaklanabileceğini değerlendirdi.

Bazı kamu görevlileri için ağır ihmal değerlendirmesi

Raporda, eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Ahmet Mithat Şermet ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Uğur Türkyılmaz'ın denetim görevlerinden kaynaklanan ihmallerinin, dosyadaki şikayetin tespiti ve takibine ilişkin bir işleyiş kurulmaması yönünde ağırlaştığı belirtildi.

Ruhsat memuru Rahşan Tekin Ölmez'in 5 Temmuz 2007 tarihli ruhsatın hazırlanmasında dosyadaki çelişkileri fark etme imkanı bulunduğu için açık ihmali olduğu değerlendirildi. Raporda, ruhsat şefi Nilüfer Oğuz ile eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Koray Bayraktaroğlu ve Ahmet Mithat Şermet'in de denetim görevleri çerçevesinde ihmallerinin bulunduğu kaydedildi.

Özellikle 2010 yılında yapılan şikayetlerin takip edilmemesi, 2018 yılında yeni itfaiye raporu istenmemesi ve 2020 yılında faaliyet değişikliğine rağmen denetim yapılmaması rapordaki önemli tespitler arasında yer aldı. Bilirkişi heyeti, kamu görevlilerine ilişkin değerlendirmelerin işletmecilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgularken, nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu belirtti.

'Oğlumun hakkını en ağır şekilde istiyorum'

Duruşmada söz alan müşteki Emine Kaya Baş, olay yerinde keşif yapılmadan davanın bitirilmek istenmesini eleştirdi. Kaya Baş, "Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. 29 insanın 5 dakikada öldüğü bir yerde iki ay sonra bu mahkemeyi bitiremezsiniz" dedi. Konuşmasının ardından fenalaşan Kayabaş, ağlayarak duruşma salonundan çıktı.

Müşteki Gülşen Aladağ da mahkeme heyetinden olay yerini ziyaret etmesini isteyerek, "18 yaşında evladımı gönderdim ben oraya. Sizden istediğim en ağır cezayı vermeniz" ifadelerini kullandı.

Yaşadığı acının dinmediğini anlatan Aladağ, "Ben bir anne olarak buralarda adalet arıyorsam adalet yok. Ben yıkılmadık bir kadındım, beni yıktılar. Oğlumun hakkını en ağır şekilde istiyorum. 29 kişi can verdi, onlar kaçtı, benim oğlum orada can verdi" diye konuştu. Aladağ konuşmasının ardından ağlayarak fenalaştı ve duruşma salonundan çıktı.

Müşteki Zülfiye Dolu, "Bu dava ilk günden beri adalete güvensizliği gösterdi. Sanıklardan Şehzade'nin avukatı çıktı, ölen kaynakçı Ahmet üzerinden "Tek suçlu odur" dedi. Yangın kapısı yok, şalter yok, levha yok. Bilirkişi raporları son dakika geldiği için dün akşam CİMER'e şikayette bulundum. Mahkemelerin bu kadar uzamasının sebebinin para olduğunu düşünüyorum. Şehzade Şekergümüş'ün belediyeyle ne ilişkisi var? Sorgulanmasını istiyorum. Bu davayı düzene sokmanızı istiyoruz" dedi.

Sanık avukatları raporu incelemek için süre istedi

Duruşmada sanık avukatları, bilirkişi raporunu incelemek ve değerlendirmelerini sunmak üzere mahkeme heyetinden süre talep etti. Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 2 Aralık tarihine erteledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri