Başkan Ahmet Kesik Torba Yasa tasarısını eleştirerek, “Bildiğiniz üzere, kamu emekçilerinin çözüm bekleyen onlarca sorunu orta yerde dururken AKP iktidarı 15 Mayıs’ta TBMM'ye yeni bir Torba Yasa tasarısı sunmuştur. Söz konusu tasarı ile başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olmak üzere pek çok kanunda, kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngörülmektedir. Tasarıda öngörülen düzenlemelere ana başlıklar halinde değinmeden, sonda
söyleyeceğimizi hemen başta söyleyelim. Bu torba yasa tasarısı ile 2,5 milyonu aşkın kamu emekçisinin umutları bir kez daha karartılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile aylardır yaptığımız toplantılarda taraflar olarak üzerinde uzlaşma sağladığımız hiçbir konuya yasa tasarsında yer verilmemiştir.” dedi.
“Yıllardır kadro bekleyen yüz binlerce sözleşmeli ve geçici personelin beklentisi boşa çıkartılmıştır.” diyen Kesik, “Tüm bunların yerine Çalışma Bakanlığı ile sendikalar-konfederasyonlar olarak yaptığımız toplantılarda çekince koyduğumuz konular yine bir torbanın içerisine doldurulmuştur. Peki, ne var bu torbada? Bu torbada, kamuda üst düzey yönetici olarak atanabilmek için gerekli koşulların alt üst edilmesi dolayısıyla kariyer ve liyakat ilkesinin tamamen ortadan kaldırılması vardır. Otoriter başkanlık sistemine giden yolun taşlarının döşenmesi için tıpkı 1 Eylül referandumunda olduğu gibi AKP'nin devletleşmesi sürecinin hızlandırılması vardır. AKP'nin bu torbasında, "Hükümet memuru var" CEO’lar var. Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkemesi bu yılın başında 666 sayılı KHK'nın 15. Maddesi iptal edilmiştir. Ancak bu torba tasarı ile Anayasa Mahkemesinin kamu emekçileri lehine verdiği bu önemli karar ortadan tekrar kaldırılmak istenmektedir. Dolayısıyla bu torbada fazla mesai ücretinin tamamen kaldırılmasıyla kamu emekçilerinin sefalet koşullarına itilmesi vardır. Eğer kamu emekçilerinin başına örülmek istenen bu torba yasa tasarısı yasalaşırsa; Kamuda, Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı kadrolara yapılacak atamalarda aranan sırası ile 8, 10 ye 12 yıllık hizmet süresi 5 yıla indirilecek. Bu pozisyondakiler için 5 yılın hesabında sadece kamudaki süreler değerlendirilecek.” şeklinde konuştu.
KESK REFERANDUM VE GREV KARARI ALDI!
BES Genel Başkanı Kesik daha sonra şunları kaydetti; “6400 ek göstergeli Genel Müdür ve üstü kadrolara atanmada yine 5 yıl hizmet yeterli olacak. 5 yılın hesabında bu kez özel sektördeki süreler de değerlendirilecek. Üstelik bu kadrolara daha önce hiç memuriyeti olmayanlar da atanabilecek. Müdür ve üstü kadrolara atanmada belirli süre o kurumda çalışmış olma, belirli bölümleri bitirmiş olma gibi şartlar aranmayacak. Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi kurumlardaki üst düzey kadrolara meslek mensubu olmayanlar da atanabilecek. Böylesine önemli görevlere atanmada tek kriter sadece ve sadece AKP yandaşlığı olacak. Kamuda yıllarca hizmet eden gerekli şart ve nitelikleri taşıyanların başına bu yandaş-CEO-Tüccar takımı amir olarak atanacak. Rotasyonla Sürgün, Bireysel performansa dayalı ücretlendirmeyle, kamuda güvencesizliği artıracak istihdam biçimlerinin yaygınlaştırılacaktır. Başta 6111 sayılı torba yasa ve onlarca Kanun Hükmünde Kararname ile kamu alanında taşeronlaştırma yaygınlaştırılmıştır. Bu gidişle herkesi kamu çalışanı adı altında 4-C statüsünde çalıştırılma hedeflenmektedir. Ücretlendirme taban ve performans ücreti olarak hayata geçirilecek. Yalana karşı gerçeğin, haksız-hukuksuz olana karşı adil ve demokratik olanın açığa çıkarılması mücadelesinde, tüm kamu emekçilerini kendi tercihlerini, iradelerini ortaya koymanın bir aracı olarak 27-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında yapacağımız referanduma katılmaya çağırıyoruz.
“Bize sormadan hakkımızda karar alanlara haklarımıza ve geleceğimize sahip çıktığımızı göstermek için tüm yurtta, işyerlerinde, alanlarda sandıklar kurarak oy kullanmaya, kendi referandumlarını yapmaya çağırıyoruz. Sadece bugün TBMM de olan" hükümet memurluğu" yasa tasarısına karşı değil her an bu tasarıya eklenme ihtimali hiç de uzakta olmayan sürgün-rotasyon düzenlemesine, performansa dayalı ücretlendirmeye, uyanık tüccar hesabıyla disiplin cezalarının değiştirilmesine, iş ve ücret güvencemizin tamamen ortadan kaldırılmasına her türlü mesai ek ödeme adı altında ücretlerin temel ücrete dahil edilmesi ve emekli olunduğu zaman da ödenmesi açlık sınırı olan 1161 TL'den herhangi bir vergi alınmaması temel ücretin yoksulluk sınırı olan 3691 liraya çıkarılması ve en düşük gelir vergisinden vergilendirilmesi, temel tüketim maddelerinden vergi alınmaması, dolaylı vergilerin OECD ve AB'de %30 bizde ise %70 bu normlara çekilmesi servetten vergi alınması, herkese güvenceli iş, güvenceli ücret, nitelikli ulaşılabilir kamusal eğitim ve sağlık hizmeti verilmesi için 5 Haziran 2013 Çarşamba günü yapacağımız uyarı grevine davet ediyoruz. Son söz olarak tüm kamu emekçilerini 5 Haziran grevinde iş bırakarak alanlara çıkmaya davet ediyoruz. Yarın çok geç olmadan, bugün, iş ve ücret güvencesine, insanca yaşam güvenceli gelecek mücadelesine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir.”