Bölgede Yaban Hayata Yabani Yaklaşım!

KuzeyDoğa Derneği Başkanı ve ABD Utah Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, son zamanlarda yaban hayatına yönelik şiddetle alakalı yaptığı açıklamada, bu şiddetin sona ermesini arzuladıklarını söyledi.

Bölgede Yaban Hayata Yabani Yaklaşım!

KuzeyDoğa Derneği Başkanı ve ABD Utah Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, son zamanlarda yaban hayatına yönelik şiddetle alakalı yaptığı açıklamada, bu şiddetin sona ermesini arzuladıklarını söyledi.

Şekercioğlu ilk olarak geçtiğimiz günlerde Haytap’ın internet sitesinde yer alan bir ayının köpeklere boğdurulması ve gençler tarafından uygulanan sopalarla öldürülmesi olayını duyduklarını belirten Şekercioğlu, “Boz ayının insanlar tarafından köpeklere parçalatılması ve sopalarla öldürülmesine şahit olduk videoda. Korkunç bir olay. Ve daha bir hafta önce çok üzücü bir haber daha aldık. Türkiye’nin ilk uydu vericili dişi kurdu “Asena” öldürüldü. Bu kurda Haziranda verici takmıştık. Ve süt veren bir kurttu. Yavru besliyordu. Daha 4–5 yaşlarındaydı. Daha yaşayacağı çok yıllar vardı. Ve Kars’ın önemli yaban hayatı nüfusunun bir parçasıydı. Bu son 3 haftada Türkiye’de 5 yaban hayvanı türü katledildi. Sadece 3 hafta içinde Türkiye’de leopar, karakulak, vaşak, vericili kurt “Asena” ve “boz ayı” hunharca katledildi. Ve bu bizi şok içinde bıraktı.” dedi.

Yaban hayatı katliamlarında artış olduğuna dikkat çeken Şekercioğlu, “Biz bunun önlenmesi için yıllardır bölgede çalışıyoruz. Sadece araştırma ve doğa koruma projeleri değil Birleşmiş Milletler desteği ile insan yırtıcı çatışmasının azaltılması projesini yürütüyoruz. Bu projenin kapsamında çok önemli eğitim çalışmaları var. Bilinçlendirme çalışmaları var. Köylerde özellikle çocuklara belgesel gösterme ve sunum çalışmaları var. Anketler var. 700’den fazla anket yaptık insanların yırtıcılarla ilgili görüşlerini almak için. Ve bir bilinçlenme kaydettik.      Fakat maalesef birkaç kötü örnek de olsa yaban hayatı katliamı devam ediyor. Ve bölgenin büyük potansiyeli yaban hayatı turizmi de değerlendirilmiyor. Ve buna en güzel örnek Türkiye’nin ilk belgeseli National Geographic belgeseli, derneğimizin boz ayı çalışmaları üzerine çekildi. Ve 22 Aralık’ta National Geographic kanalında Sarıkamış’ın boz ayıları Türkiye’nin ilk belgeseli olarak gösterilecek. Bu Kars için, Doğu Anadolu için muazzam bir tanıtım fırsatı. Milyon-dolarlık bir reklam diyeceğimiz bir tanıtım fırsatı. Ama buna rağmen bölge halkı yaban hayatını vahşice öldürmeye devam ediyor. Sadece vurmak değil, köpeklere parçalatmak, sopalarla döverek öldürmek. Bunun kendini korumanın ötesinde bir maalesef sadizm den kaynaklandığını da gösteriyor. Bunun için daha çok eğitim çalışmaları yapmamız gerekecek.” diye konuştu.

Yetkililerin bölgede yaban hayatını korumaları için daha aktif çalışma yapmalarını önerdiklerini da belirten Şekercioğlu, “Kars’ın ve Erzurum’un bölge müdürlükleri çok çalışıyor. Fakat yeterince personele ve ekipmana sahip değiller. Bu açıdan da Orman ve Su İşleri Bakanlığında da rica ediyoruz. Kars’a, Iğdır’a, Ardahan’a, Doğu Anadolu’ya daha fazla dikkat, özen ve kaynak ayırsınlar. Çünkü bu bölgeler Türkiye’nin hatta dünyanın en önemli doğa zenginlik alanlarından. Bu bölge Kuzey Doğu Anadolu Kafkaslar ve Anadolu dünya biyoçeşitlilik sıcak alanlarının birleştiği alandır. Dünya da sadece 34 biyoçeşitlilik sıcak noktasını ikisi olan Kafkaslar ve Anadolu Kars’ta, Iğdır’da bir araya geliyor. Bu dünya çapında ki zenginliği korumakta bizim en önemli görevimiz.” şeklinde konuştu.

Yaban hayatına verici takılması konusunda da bilgi veren Şekercioğlu, şöyle konuştu:

“KuzeyDoğa Derneği olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığının desteği ile ve UTAH Boğaziçi Kafkas ve Zürih üniversiteleri ile işbirliği içinde bölgenin yaban hayatını vericilerle takip ediyoruz. KuzeyDoğa Derneği 2011 yılında Türkiye ilk defa kurtlara uydu vericisi takıp takip etti. Şimdiye kadar toplam 10 kurda verici taktık. 3’ü radyo vericisi. Ve bunun dışında 16 ayıya da GSM vericisi taktık. National Geographic ile işbirliği içinde Türkiye’de ilk kez bir National Geographic yaban hayatı kameraları taktık. 5 boz ayıya National Geographic ve ayının gözünden dünyayı çeken yüksek çözünürlü kameralar taktık. Ayının boynunda bir hafta duruyor. Her saat başı 20 dk çekim yapıp düşüyor. Bu sayede ayıların yediklerini yaşadıkları yerleri hatta bir dişi ayının güneşin doğuşunu seyretmesini ve maalesef Sarıkamış çöplüğünde beslenmesini bir kurtla bir yaban domuzuyla karşı karşıya gelmesini ayının gözünden görüntüledik. Bunlar dünya çapında önemli çalışmalar. Bu şekilde bir kurdun bir yılda 5400 kilometre yani İstanbul ilinden daha büyük bir alanı kullandığını tespit ettik. Boz ayıların bizim önerdiğimiz Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunu kullanarak Kars’tan Ardahan üzerinden Artvin Şavşat’ın ormanlığını gidip döndüklerini gördük. Ve bu şekilde Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunun bir an önce ağaçlandırılmasının da ne kadar önemli olduğunu anladık. Bu benim 2008 yılında Bakanlığa önerdiğimi bir projeydi. Orman Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 2012 yılında Mecliste duyurdu. İhalesi verildi. Bu Türkiye’nin en büyük aktif doğa koruma projesi olacak. 28 bin 543 hektarlık bir alan Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridoru muhafaza ormanı olarak korunacak. Ve 51 bin hektarlık ormanları birbirlerine ve Kafkas ile Karadeniz’in büyük ormanlarına bağlayacak. Aynı zamanda Orman Müdürlüğü 2500 hektarlık alanı 4 buçuk milyon fidanla buluşturacak. Ağaçlandıracak. Ve diğer müdürlüklerle Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Erozyon Genel Müdürlüğü ile beraber bu alanın korunması ve ağaçlandırması sayesinde Sarıkamış ormanları artık kuzeyin büyük ormanlarına bağlanmış olacak. Ve buradaki yaban hayatı içinde yeni yaşama alanlarına ulaşma imkânı doğacak.”

Şekercioğlu daha sonra şunları söyledi:

“Maalesef korktuğumuz başımıza geldi. Ve son 3 haftada Türkiye’de katledilen vaşak, karakulak, leopar ve Türkiye’nin ilk verici dişi kurdu asenaya birde Kars’ta ki boz ayı eklendi. Ve bu yürekleri donduracak görüntüler. Seyredilmemsi gereken görüntüler açıkçası. Çünkü bir boz ayı köpeklere parçalatılıyor. Ne yakı ki geçen hafta Kuzey Doğa Derneği’nin Türkiye’de verici taktığı ilk dişi kut olan asenanın öldürülmesinden sonra benim korkum boz ayılarında böyle bir akıbetle karşı karşıya gelece’ en büyük değerlerinden. Boz ayılar sayesinde Türkiye’de ilk kez bir national geographic belgeseli çekildi. Öte yandan Kars bu değerini yok ediyor, öldürüyor. Hâlbuki Kanada’da turistler kişi başına 600 dolar veriyor boz ayı görmek için. Yani Kanada’da boz ayı turları günlük 600 dolar. Ve bir hafta içerisinde insanlar 4 bin dolar veriyor. Sadece Kanada’da boz ayı görmek için. Biz Kars’ta yaban hayatının, eko turizminin gelişmesi için çok uğraşıyoruz. Fazla bir destek görmüyoruz devletten ne yazık ki. Bölge halkı bize destek oluyor. Özellikle köy halkı. Fakat devletten daha fazla destek olması lazım yaban hayatı turizminin geliştirilmesi için. Ve tabi ki bölgede yaban hayatının korunması için çok daha aktif çalışması lazım yetkililerin. Kars’a, Doğu Anadolu’ya daha fazla imkân verilmesi lazım. Özellikle koruma memuru, araç gibi ki bölgede daha aktif çalışabilsin. Yetkililer kaçak avı önlesin.

Halen birkaç azınlıkta olsa yaban hayatını vahşice katlediyor. Ayı öldürülmeleri her sene artık gerçekleşen bir hale geldi. Biz yetkilileri çok uyardık bu konuda. Fakat ilgilenmiyorlar maalesef. Bu hayvanları korumak yeterince aktif çalışılmıyor. Biz Kuzey Doğa Derneği olarak elimizden geleni yapacağız. Fakat biz ufak bir derneğiz. Bütün bölgede ki hayvanları korumamız çok zor. Araştırma, koruma, eğitim çalışmalarına elimizden geldiği kadar devam edeceğiz. Ve yetkililerde bu konuda destek vereceğiz. Ve Kars’ın başarılı ağaçlandırma faaliyetlerinin artık yaban hayatı koridoruna odaklanmasını rica ediyoruz. Kars’ta 1 buçuk milyon fidan yetiştirildi bir yılda. Ardahan aynı şeklide başarıyla devam ediyor. Artık bu fidanlar Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridoruna dikilerek bir an önce kopuk kalmış, izole kalmış Sarıkamış ormanını Karadeniz’in Kaçkarların büyük ormanlarına bağlanmalıdır. Sarıkamış ormanının yüzde 85’i şuan yasal olarak kesilmektedir. Sadece yüzde 15’i 60km. karesi milli park içinde korunaktadır. Sarıkamış’ın daha iyi korunmasını da rica ediyoruz. Hem ağaçlarının hem yaban hayatının.

Boz ayılara ve kurtlara özel gsm cihazları taktık. Bunlar cep telefonlarımıza ayıların gsm noktalarını yolluyor. En son teknoloji. Yani biz sürekli ayılardan cep mesajı alıyoruz. Kurtlardan cep mesajı alıyoruz. Nerede olduklarını görüyoruz. Bu şekilde onları, yaşadıkları yerleri davranışlarını da gidip araştırabiliyoruz. Bunun dışında national geographic ile beraber Türkiye2de ilk defa national geographic yaban hayatı kameraları taktık. Bu sayede biz ayıların gözünden ayıları görüyoruz. Ayıların ne yediklerini, nerede yaşadıklarını, kurtlarla, yaban domuzuyla, diğer canlılarla nasıl bir ilişki içinde olduklarını hatta güneşin doğuşunu seyrettiklerini ayıların gözünden gördük. Ve çok etkilendik. 22 Aralık national geographic belgeselimizde buda görüntülenecek. Bunun dışında vaşakları verici ile takip projemizde var. Ama vaşak hem ender hem ürkek hem de çok zor yakalanan bir canlı. Bu çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu şekilde onları Türkiye’de ilk kez takip etmiş olacağız.

Bu yaban hayatının seranın tespit edilmesi. Dünya da ki en zor çalışmlardan biri. Bunun için muazzam devlet projeleri yürütülüyor özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde. Sarıkamış’ta 50’den fazla boz ayı olduğunu biliyoruz. Ve kurt olarak ta 3 kurt sürüsü olduğunu tespit ettik. Yani 20–30 kurttan bahsedebiliriz. Ama sayıların bundan daha fazla olduğunu tahmin ediyoruz. Bunlar için çok detaylı araştırma yapılması lazım. Ve Sarıkamış2ta aynı zamanda Türkiye’nin bilinen tek üreyen Kafkas vaşağı nüfusu var. Bunu da biz ilk kez tespit ettik Kuzey Doğa Derneği olarak.”

Şekercioğlu aldığı ödüllerle ilgili de, “Bu çalışmalar Türkiye’yi doğa korumada dünya gündemine yerleştirmek başlığı altında bana mayıs ayında İngiltere’nin en büyük çevre ödülü olan whitley altın ödülünü ikinci kez kazandırdı. Ve bu da dünyada bu ödülü iki kez kazanan tek kişi olmam demek oldu. Bu ödülü Prenses Anne’den aldım. İkinci altın ödül şimdiye kadar 20 yıldır whitley altın ödülü verilmiş167 kişi arasından seçilerek verildi. Bunun dışında yine mayıs ayında national geographic risk alanları arasında seçildim. Dünya da 22 kişi seçildi. Bu da national geographic 25. yıl dönümü için. 2011 yılında national geographic kâşifi seçildim. Orman su işleri bakanlığı yine bu sene bana Türkiye’nin ilk sulak alanı bilim teşvik ödülünü verdi. 2011 yılında sulak alanlara saygı ödülünü verdi hem bana hem kuzey doğa derneğine. 2010 yılında Türkiye’de yılın bilim insanı seçildim. Ve bunun dışında diğer bazı ödüllerim de bulunmaktadır.” dedi.

Kars Haber Haberleri