Çelik, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tarımı olmayan ülkenin kılıcı kesmez” sözünü hatırlatarak, hükümetin, Ekim ayının ikinci haftasında 2013-2015 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladığını belirtti.
Çelik, programın temel amacını, “Potansiyel büyüme hızına ulaşmak, cari işlemler açığını daha da azaltmak, enflasyonu düşürmek, kamu mali dengelerini iyileştirmek ve böylece makro ekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmek” diye özetlenebileceğini söyledi.
Tarımın Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi olduğunu ifade eden Çelik, açıklamasında şunları kaydetti: “Zaman içinde GSYİH’ya katkısı yüzde 8.5 civarında gerilese de tarımın sosyal denge açısından önemi çok büyük. Küresel krize rağmen Türkiye işsizliğini düşüre bildiyse, bunda tarımın rolü büyüktür. Buna karşılık Hükümetin Orta Vadeli Programı’nda tarıma yeterince vurgu yaptığını söylemek zor.
Orta Vadeli Program, tarım sektöründe, gıda güvenliği ve güvenilirliği sağlanması ile doğal kaynakların sürdürülebilir. Kullanımını gözeterek, örgütlü ve rekabet gücü yüksek bir yapının oluşturulmasını amaçlıyor. Bu amaca ulaşmak için gelecek üç yılda şu işlerin yapılması ön görülüyor.
• Tarım destekleri, alan ve ürün temelinde farklılaştırılarak üretimde etkinlik, verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik olarak düzenlenecek.
• Ürün fiyatları ile üretici gelirlerinde istikrar sağlanmasına yönelik piyasa mekanizmaları geliştirilecek ve üretici örgütleri etkinleştirilecektir.
• Arz açığı olan ürünlerde, ürünler arası üretim dengesi ve piyasalar gözetilerek üretimi artırmaya yönelik destekler sürdürülecek.
• Bilgi altyapıları başta olmak üzere tarım sektöründe kurumsal ve idari yapılarda dönüşüme öncelik verilecek, tarımsal istatistikler nitelik ve nicelik olarak geliştirilecek.
• Kamu kesiminin bitki ve hayvan sağlığı ile gıda güvenliği hizmetlerine ilişkin kapasite geliştirilecek, tarım ve gıda işlemlerinin modernizasyon faaliyetleri desteklenecektir.
• Tarım ürünleri ihracat desteklerinde; katma değeri yüksek, markalı ve nihai tüketiciye yönelik ürünler öncelikli olacaktır.
• Bitkisel üretimde verimliliği artırma amaçlı uygulamalar yaygınlaşacak, bitki sağlığı uygulamaları geliştirilecektir.
• Hayvancılıkta; et ve süt piyasalarında istikrarın sağlanması ve besi hayvancılığının geliştirilmesi yönünde yapısal dönüşümü sağlayacak şekilde destekler düzenlenecek, ıslah çalışmalarıyla hastalık ve zararlarla mücadeleye ve kaliteli yem bitkileri üretiminin artırılmasına öncelik verilecektir.
• Üreticilerin eğitimine ve sektördeki yayım hizmetlerine ilişkin faaliyetler iyileştirilecektir.
• Toprak ve su kaynaklarının etkin kullanılması ve korunmasına yönelik yöntem ve araçlara öncelik verilecek, arazi toplulaştırma ve gerekli yasal düzenleme yoluyla işletme ölçekleri büyütülecek, sulama yatırımları yaygınlaştırılacak, sulama sistemleri modernize edilecektir.
• Su ürünleri sektöründe kaynak yönetim sistemine yönelik kurumsal kapasite geliştirecek ve yetiştiriciliğin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilebilmesi sağlanacaktır.
• Ormanlar ; toplum sağlığı ve ihtiyaçları dikkate alınarak sürdürüle bilir. Yöneyim anlayışı dahilinde korunarak değerlendirilecek, ağaçlandırma, iyileştirme ve kent ormancılığı çalışmaları geliştirilecek, çölleşme ve erozyonla mücadele faaliyetleri hızlandırılacaktır.
• Orta Vadeli Programlar yıllardır aynı vaatlerde bulunuyor. Türk tarımının artık bu vaatleri gerçekleştirme iradesine ihtiyacı var.”