Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Varank: "İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası'nın üst düzey açılış programındaki konuşmasında, "İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil....

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası'nın üst düzey açılış programındaki konuşmasında, "İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil. Türkçe'de imece dediğimiz bu birlikte çalışma kültürüne 19 Kasım gününü ayırdık. Yunus Emre'nin dediği gibi bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Teknolojiyi, finansmanı ve bilgiyi paylaştığımızda bu krizden birlikte güçlenerek çıkacağız. Antalya'da küresel imeceyi kuracağız" dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (CW4) kapsamında gerçekleştirilen 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası'nın (BCAW 2026) açılış programına katıldı. COP başkanlıklarını yürüten ülkelerin bakanları, üst düzey temsilciler ve birçok kuruluş katıldığı programda konuşan Varank, "Sel suları sınır tanımıyor, kuraklık pasaport sormuyor, kriz sınırları aşıyorsa bizim de sınırları aşan bir irade göstermemiz gerekiyor. İklim adaleti pusulamız olmaya devam edecek. COP31 masasında kırılgan coğrafyaların sesi olacağız. Temmuz ayında müzakerecileri COP31 gündemindeki başlıkları ele almak üzere ve müzakere grupları arasındaki güveni inşa etmek üzere Şamahı'da bir araya getirmiştik. Bu hafta da Bakü'de taahhütlerin uygulamaya geçiş yönündeki ortak çabamızı pekiştiriyoruz. Bakü finansmanın hedefi etrafında uzlaşı inşa eden Bakü'den Belem'e yol haritasını ilerleten ve Paris Anlaşması'nın 6. maddesi kapsamındaki karbon piyasası kurullarını nihayet hale getiren COP29 başkanlığını iklim diplomasisine yaptığı bu katkılardan dolayı takdir ediyorum. Bu başarılar Antalya yolunda çalışmalarımız için güçlü bir temel oluşturacak" ifadelerini kullandı.

"COP31'i uygulama odaklı geleceğin COP'u olarak tanımladık"

Varank, "COP31 misyonu açıktır: Taahhütleri somut çıktılara girişimlere ve yatırımlara dönüştürmek. Dünyanın yeni hedef listelerinden çok mevcut hedefleri tarlada, sanayide ve şehirlerde eyleme dönüştürecek bir iradeye ihtiyacı var. Bu sebeple COP31'i uygulama odaklı geleceğin COP'u olarak tanımladık. COP31 eylem gündemimizin 10 öncelikli teması var. Temiz enerji geçişi, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dirençli sağlık sistemleri, Rio sinerjisi ve iklim uygulama köprüsü" diye konuştu.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Bonn'da 1.5 derece hedefini destekleyecek ölçülebilir eylem gündemi hedeflerini açıkladığını hatırlatan Bakan Yardımcısı Varank, "2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35'e çıkarılmasını hedefliyoruz. Küresel atık üretimindeki öngörünün artışının yarıya indirilmesini ve binalarda enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını amaçlıyoruz. İmalatta geri dönüştürülmüş malzeme oranının en az yüzde 15 çıkarılmasını ve 2030 yılına kadar iklim değişikliğini eğitim müfredatlarına entegre ederek 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulmasını hedefledik. İklim uygulama köprüsüyle ulusal katkı beyanlarının uygulanmasını hızlandırmayı ve yatırıma hazır proje portföyleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece hedefleriyle finansman arasındaki açığın kapatılmasına destek olacağız. 6 hedefin tamamını gerçek, etki yapacak girişimlerle desteklemeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Varank, COP31 Başkanı Bakan Murat Kurum'un New York İklim Haftası'nda başkanlığının girişimlerine ilişkin gelişmeleri bütün toplumla paylaşacağını belirterek katılımcıları etkinliğe davet etti.

"Antalya'da küresel imeceyi kuracağız"

Varank, "Hedeflerimiz ile hayata geçirilmeleri arasındaki en büyük güçlük, finansmandır. Geçtiğimiz hafta İstanbul İklim Finansmanı zirvesinde küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7.5 ila 9 trilyon dolar, mevcut akışların ise yaklaşık 1.9 trilyon dolar düzeyinde olduğu bir kez daha vurgulandı. Bu açığı yalnızca kamu bütçeleriyle kapatmak mümkün değil" diye konuştu. Bankaları, yatırımcıları ve şirketleri yeşil dönüşümün tam merkezine davet ettiklerini belirten Varank, "İhtiyacı olan ülke ile çözümü sunan finansmanı aynı köprünün üzerinde buluşturmayı hedefliyoruz" dedi.

"Burada ortaya konulacak görüşler COP31 eylem gündemini ileriye taşıyacaktır"

Nisan ayında Kore İklim Haftası'nda iklim uygulama köprüsü, yeşil sanayileşme ve sıfır atık temalarında etkinlikler düzenlediklerini hatırlatan Varank, "Eylem gündeminin temellerini paydaşlarımızla birlikte atmıştık. Bakü İklim Haftası'nda ise bu çalışmaların devamı olarak elektrifikasyon, iklim dirençli şehirler, döngüsel ekonomi ve sağlık temalarında etkinlikler düzenleyeceğiz. Önümüzdeki 2 gün boyunca sizleri ölçeklendirilebilecek çözümleri, ihtiyaç duyulan ortaklıkları ve uygulama için gerekli finansman ile teknik desteği birlikte tartışmaya davet ediyorum. Burada ortaya konulacak görüşler COP31 eylem gündemini ileriye taşıyacaktır. Bu büyük buluşmayı Avustralya'yla omuz omuza hazırlıyoruz. Bakü'den New York'a, Londra'dan Fiji'ye her durakta birlikte yürüyoruz. Fiji'deki COP öncesi toplantıda en kırılgan Pasifik ülkelerinin sesini dünyaya birlikte duyuracağız" ifadelerini kullandı.

"İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil"

Varank, "COP31 tematik günlerini eylem gündeminin öncelikleri doğrultusunda açıkladık. Antalya'da her öncelikli konu bakanlar düzeyindeki diyaloglar, iş dünyası forumları ve ortaklık duyurularıyla ele alınacak. Anadolu'nun binlerce yıllık bir bilgeliği vardır: Tek taşla duvar olmaz. İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil. Taşların birbirine kenetlenmesi gerekiyor ve Türkçe'de imece dediğimiz bu birlikte çalışma kültürüne 19 Kasım gününü ayırdık. Yunus Emre'nin dediği gibi bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Teknolojiyi, finansmanı ve bilgiyi paylaştığımızda bu krizden birlikte güçlenerek çıkacağız. Antalya'da küresel imeceyi kuracağız. Başarımızın ölçütü bildirgelerde yazılan kelimelerle değil, sahada oluşturduğumuz gerçek dönüşüm olacaktır. Antalya'ya yalnızca daha güçlü hedeflerle değil, bu hedefleri hayata geçirecek ortaklıklar, projeler ve finansmanla ulaşacağız. Diyalogla başlayacağız, uzlaşı ile büyüteceğiz, aksiyonla hayat vereceğiz" diye konuştu.

COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı), 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya EXPO Alanı'nda gerçekleştirilecek. 19 Kasım'da resmi müzakerelerin ve nihai anlaşma metinlerinin karara bağlanması bekleniyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri