Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı.

"Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır"

Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi.

"Türkiye'nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır"

Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı'nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye'nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu.

"Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"

Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye'yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye'yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye'nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah'a ne kadar hamd etsek az" dedi.

Türkiye'nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"

AK Parti'nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye'nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum."

"Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"

Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu'ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen "İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala" çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa'da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan'da unutmayacaklarını sözlerine ekledi.

"Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP'nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık'ta Hatay'da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi "boş senet imzalatıyorlar" gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. "Faizle afet konutu satıyorlar" diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP'nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, "çapları bu kadarmış" der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyel evvelinizi çok iyi biliriz" dedi.

"Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"

İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul'u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul'u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul'a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP'nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri