Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin resmi açılış töreninde, Somali'de uzay limanının inşa çalışmalarını başlattıklarını açıkladı. Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyonunun tamamlandığını da belirten Erdoğan, uzayın silahlanma yarışının bir aracı haline getirilmesini eleştirerek, "Uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da "Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var" temasıyla düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC 2026) resmi açılış töreninde konuştu. Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı kongre için 111 ülkeden gelen katılımcıları selamlayan Erdoğan, buluşmanın yeni iş birliklerine kapı aralamasını diledi.
"Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşa çalışmalarını başlattık"
Uzayda var olmak için uydu üretmenin yanı sıra uzaya erişebilmek de gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bu nedenle Milli Uzay Programı'nda uzay limanı hedefine özel bir yer ayırdıklarını belirtti. Türkiye'nin coğrafi şartlarını da dikkate alarak bu hedef doğrultusunda Somali ile iş birliği yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşa çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Projemizle Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
"Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık"
2021 yılında açıklanan Milli Uzay Programı'nın hedeflerinden birinin Ay olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedef doğrultusunda yürütülen çalışmaların geldiği aşamayı anlattı. Erdoğan, "Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük. Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesinde çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık üç buçuk ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Daha da önemlisi İMECE ve Türksat 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz" açıklamasında bulundu.
"Uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir"
Uzay yarışının birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olarak görülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz. Böyle olmamalı, böyle görülmemelidir. Aynı şekilde uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır. Dahası tehlikelidir. İnsanlığın ortak geleceğine yönelik aleni bir tehdit oluşturmaktadır. Bunun son dönemde yaygınlık kazandığını görüyor ve doğru bulmuyoruz. Türkiye olarak uzayın imkanlarından daha fazla ülkenin yararlanmasını istiyoruz. Daha fazla ülkenin bilim üretmesini, daha fazla gencin uzay teknoloji yerine erişmesini, daha fazla girişimcinin küresel uzay ekonomisine katılmasını arzu ediyoruz. Şurası bir gerçek ki uzay, teknolojik kapasitesi ne olursa olsun bir ülkenin tek başına şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıkmış ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektiren küresel bir alana dönüşmüştür" dedi.
Erdoğan, Antalya Deklarasyonu'na ilişkin de "Bu minvalde uzayda barış için Antalya Deklarasyonunu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Henüz imzalamayan dostlarımızı da bu adımı atmaya davet ediyorum" diye konuştu.
"Türkiye kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir"
Türkiye'nin uzay çalışmalarında insan kaynağına, sanayiye, üniversitelere ve araştırma altyapısına yatırım yaptığını anlatan Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen hamdolsun kısa sürede kayda değer mesafe aldık. Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün Türkiye kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir" dedi.
İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında kabiliyet kazandıklarını, Göktürk uydularıyla da yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdıklarını belirten Erdoğan, Türksat 5A ve Türksat 5B'nin başarıyla uzaya gönderildiğini hatırlattı. İlk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın 2024 yılında uzaya fırlatıldığını ve hizmete alındığını söyleyen Erdoğan, "Türksat 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki özgüvenini de teyit etmiştir" ifadelerini kullandı.
"Nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir"
Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetlerinin Milli Uzay Programı'nın önemli unsurları arasında yer aldığını belirten Erdoğan, 2024 yılında Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderildiğini, ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazanıldığını hatırlattı.
İnsanlı uzay çalışmalarının devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah Türkiye, insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir" diye konuştu.
"En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır"
Türkiye'nin uzay alanındaki gücünün yalnızca uydular ve geliştirilen teknolojilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve bunları aynı hedef etrafında buluşturan siyasi irademizle hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" dedi.
Cumartesi günü Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'da gençlerle bir araya geldiğini hatırlatan Erdoğan, festivale 81 ilden ve 97 ülkeden 730 bini aşkın takımın başvurduğunu belirtti. Gençlerin roket, uydu, yapay zeka ve uzay teknolojileri alanlarında projeler geliştirdiğini söyleyen Erdoğan, "İnşallah bu gençler bizim açtığımız yoldan ilerleyerek yarının astronotları, mühendisleri, bilim insanları ve uzay girişimcileri olacaklar. Milli uzay programımızın diğer hedeflerini onlar gerçeğe dönüştürecekler" ifadelerini kullandı.
"Hedefimizden sapmayacağız"
Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine kadar pek çok alandaki ilerlemenin temelinde bilim ve teknolojinin bulunduğunu söyleyen Erdoğan, "Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor" dedi.
Türk milletinin gök bilimlerinde zengin bir tarihi birikime sahip olduğunu belirten Erdoğan, bu mirası geliştirmek için çalıştıklarını dile getirdi. Türkiye'nin uzay alanındaki hedeflerine ilişkin Erdoğan, "Türkiye'yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri haline getirene kadar hedefimizden sapmayacağız. Biz bu yolu tek başımıza değil, işte bugün burada olduğu gibi bizimle aynı ideallere inanan dostlarımızla birlikte yürümek istiyoruz" diye konuştu.
Bakan Kacır'dan uzay çalışmalarında uluslararası iş birliği vurgusu
Resmi açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da uzay çalışmalarının daha fazla ülkenin, bilim insanının ve girişimcinin katkısıyla ilerlemesini istediklerini belirtti. Kacır, "Bilginin ve tecrübenin çoğaldığı, teknolojik kabiliyetlerin birbirini tamamladığı, karşılıklı güven ve ortak kazanım temelinde yükselen işbirliklerini uzay diplomasisinin temel unsurları olarak görüyoruz" dedi.
Türkiye'nin bu iş birliği anlayışını somut projelere dönüştürmek ve uzayın geleceğine yön verecek çalışmalara katkısını artırmak amacıyla kongreye ev sahipliği yaptığını ifade eden Kacır, "İnsanlık olarak bugün iklim değişikliğinden doğal afetlere, su kıtlığından gıda güvenliğine pek çok sınamayla karşı karşıyayız. Uzay çalışmaları bu sorunlara çözüm üretecek bilimsel ve teknolojik imkanlar sunuyor" şeklinde konuştu.
Programın sonunda; Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 16. yüzyıl Osmanlı bilim ve astronomi mirasını ve Takıyyüddin er-Râsıd'ın İstanbul Rasathanesi'ndeki çalışmalarını temsil eden bir eser hediye edildi. Eser, Şehinşâhnâme-i Murâd-ı Sâlis'te yer alan minyatürden esinlenerek hazırlandı.