Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 13. Türkiye İnovasyon Haftası programında bir konuşma yaptı. Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası'nın bu yılki temasının "İnsanlığın Yeni Evresi" olarak belirlenmesini, son derece anlamlı bulduğu bir konu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken iş dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir. Şu bir gerçek ki teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken, insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. İnsanı ve insani değerleri dışlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil; iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkanları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zeka başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı yerinde endişeler. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Yüz milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını çok kıymetli buluyorum. Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı veren herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi.
"Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız"
Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli Teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık. Özgün bir fikri olan dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanımızın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalışıyoruz. Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştık. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık" dedi.
"Veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız"
KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı'nı devreye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla gelecek vizyonumuzu sizlerle paylaştık. Buna göre veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge Dil Modelimizle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayii alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kuvvetlerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektik. Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya son verdik. Bugün savunma sanayiinde 4 bin 500'ü aşkın firma, bin 400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık" dedi.
"Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir"
Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise ihracatımızı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdık. Türkiyenin genel ihracatında kilogram başın değer 1,5 milyar doları civarındayken savunma sanayiinde hacimli ürünler dahil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA'larımızda kullandığımız kameraların kilgram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameralar içerisindeki dedektörlerin kilogram başı değer ise 50 bin dolar. Bunlar bize şunu anlatıyor. Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.